Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/311 E. 2023/1892 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/311
KARAR NO : 2023/1892
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/287 Esas, 2016/610 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun

(5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

2. Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/287 Esas, 2016/610 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 28.01.2021 tarihli ve 2020/15533 Esas, 2021/2274 Karar sayılı kararıyla;
”a) Basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılması,
b) Sanığın suçlamayı kabul etmemesi dikkate alınarak davanın tek tanığı konumundaki müştekinin dinlenmesinin gerekliliği,
c) Müştekinin dinlenmesinden vazgeçilmesine rağmen hazırlık beyanının okunmaması,
d) Sanığın, müştekinin annesi … ‘e yönelik tehdit ve hakaret suçlarına ilişkin ayrı bir işlem yapıldığı anlaşılmakla, bu dosyanın akibeti araştırılarak getirtilip incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini,
e) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı uyarınca hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/108 Esas, 2021/645 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz sebepleri mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, vesaire ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılmamasının hatalı olduğuna, haksız tahrik sebebi bulunmadığına, takdire bağlı indirimin uygulanmaması gerektiğine, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın sanığa ait otomobilin arka çamurluk kısmına el arabası ile zarar vermesine kızgınlık duyan sanığın odunla vurarak darp ettiği katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.

2. Katılan, sanığın odunla kafasına vurarak darp ettiğini ifade etmiş, sanık suçlamayı kabul etmemiş, sanığın eylemi neticesinde katılandada meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Düzce Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezince tanzim olunan 24.04.2016 tarihli raporda; ”Sol dirsekte ve

başta … ve kanama mevcut olup basit tıbbi müdahale ile iyileşir nitelikte olduğu..” tespitlerine yer verilmiştir.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sübut Yönünden
Katılanın olayın sıcaklığı ile alınan ilk ifadesini destekleyen adli muayene raporunun içeriği nazara alındığında sanığın üzerine atılı suç sabit olduğundan mahkumiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Temel Cezanın Tayini Yönünden
Suçun işleniş biçimini ve meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, 5237 sayılı Kanunu’nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temel cezanın alt sınırdan (4 ay hapis) tayin edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Haksız Tahrik Yönünden
Katılandan kaynaklanıp sanığa yönelen davranışların haksızlık içeriğine göre, 5237 sayılı Kanunu’nun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca asgari oranda (1/4) haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

D. Takdiri İndirim Yönünden
Mahkemece, ”sanığın yargılama aşamasındaki iyi hali lehine taktiri indirim nedeni kabul edilerek” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçeyle takdiri indirim hükmünün uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

E. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2021/108 Esas, 2021/645 Karar sayılı kararında sanık ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.