Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/3642 E. 2006/9675 K. 13.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3642
KARAR NO : 2006/9675
KARAR TARİHİ : 13.10.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkillerinin murisleri davadışı … tarafından davalıya fatura kapsamında mal satılarak teslim edildiğini, bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine takip başlatılmış ise de itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince davacı yandan mal alınmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş ve % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacı yanca kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık davacıların murisi tarafından davalıya satıldığı iddia edilen bir takım sera malzemelerinin davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Davacılar teslim iddiasının kanıtı olarak teslim fişleri sunmuşlardır. Mahkemece teslim fişleri altında “teslim alan” sıfatıyla imzası bulunan kişiler dinlenmiş ve dinlenen bu kişiler o tarihlerde davalı şirkette çalıştıklarını, dava konusu malzemeleri teslim aldıklarını ve bu malzemelerin davalı şirket tarafından kullanıldığını açıkça beyan etmişlerdir. Nitekim teslim tarihinde SSK kayıtları bulunmayan bu kişilerin bir yıl sonra (2000 yılında) davalı firma tarafından SSK’ya şirket elemanı olarak bildirimde bulunulduğu ve daha önce sigortasız çalıştırılmaktayken resmi çalışan sıfatını kazandıkları dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.
Bu durumda dava konusu malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece bu yönler gözetilerek davacının alacağı konusunda inceleme yapılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.