YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/23562
KARAR NO : 2023/830
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
T U T U K L U
D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1098 E., 2021/1927 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2021 tarihli ve 2021/39 Esas, 2021/218 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun ) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 22 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.12.2021 tarihli ve 2021/1098 Esas, 2021/1927 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle; sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; sanığın Bank Asyaya örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığına; sanığın çalışma kayıtlarının Anayasal hak olduğuna, bu nedenle sanığa ceza verilemeyeceğine; tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına ve çelişkili olduğuna; sanığın ByLock kullanmadığına, buna ilişkin yapılan tespitin hatalı olduğuna; sanığın tanıklarla yüzleştirilmeden beyanlarının alındığına; ByLock trafik kayıtlarına ilişkin verilen çalınma veya satın alınma yoluyla ele geçirildiğine; ByLock verileri usulüne uygun ele geçirilmediği için delil olarak kullanılamayacağına; sanık hakkında teşdit uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna; kararın yasal gerekçeyi içermediğine, bu nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkin olup, sanık temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu, teknik özellikleri, indirilme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle sadece FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgüt mensupları tarafından kullanıldığı tespit edilen ByLock iletişim sistemine, bu özelliğini bilerek (kasten) dahil olduğu ve … ID numarası ile birçok kez örgütsel amaçla kullandığı, sanığın örgüt içinde Kürşat kod ismi ile faaliyet yürüttüğü, dinlenen sanık ile aralarında husumet bulunmayan, sanığa atfı cürümde bulunmaları için sebep olmayan ve bu nedenle mahkememizce hükme esas alınan tanık beyanları ile ByLock yazışmalarına yansıdığı üzere örgüte ait evlerde kalan sanığın düzenlenen sözde sohbet adı altındaki toplantılara katıldığı, örgütün başlıca insan kaynaklarından olan ışık evlerine yönlendirilen öğrenciler ile ilgilendiği, örgüt tarafından düzenlenen yurt dışı gezilere katıldığı, devam eden süreçte örgüt içinde bölge ilköğretim mesulü, bölge ortaokul mesulü görevi üstlenerek ilk ve orta okul öğretim öğrencilerinden sorumlu düzeyde faaliyet yürüttüğü, büyük bölge talebe mesullüğü yaptığı, sanığın süreklilik çeşitlilik ve yoğunluk arz eden bu eylemlerinin devamında Çorum ilinde örgütün sözde eğitim danışmanına bağlı olarak il’ci ve … ilköğretim mesulü düzeyinde görev aldığı, bu şekilde örgütün mahrem hizmetlerinden saydığı örgüt mensuplarının askeri okullara yerleştirilmesi faaliyetlerini yürüttüğü, bu faaliyetleri sırasında Harp Okulları sınavları öncesinde askeri okullara yerleştirilmesi planlanan öğrenciler ile mülakat provaları yaptığı, bu şekilde örgütün silahlı kuvvetler yapılanmasına eleman devşirme faaliyetleri yürüten sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu ve üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılarak, sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi’nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; “ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı”nın kabul edildiği gözetildiğinde; örgütün hiyerarşik yapısının içinde olduğunu gösterir örgütün gizli haberleşme aracı olan ByLock programını N.B. adına olan ve sanığın kullanımında olan ADSL hattı üzerinden kullanan ve … ID numaralı ByLock kullanıcısı olan, örgüt içinde büyük bölge talebe mesullüğü, bölge ilköğretim ve ortaokul mesullükleri yapan, örgüt adına askeri okullara öğrenci hazırlayan ve örgüt içinde kod isim kullanan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde c bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2019/1013 Esas, 2019/2033 sayılı Kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.