YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16472
KARAR NO : 2023/921
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/94 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği; sanık hakkında beraat kararı verilmesine rağmen lehine vekalet ücreti hükmedilmediğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın, sanığın iş yerinden alışveriş yaptığı ve bu şekilde katılanın telefonunu temin ettiği, 22.07.2014 tarihinde sanığın katılanı aradığı ancak o anda katılanın telefonunu açamadığı, daha sonra katılanın sanığı araması üzerine sanığın ”İyiyim, sizin sesinizi duyunca çok etkileniyorum, siz ne isterseniz yaparım, hiç bir sorun olmaz, emredin yeter” şeklinde sözler söylediği, bunun üzerine katılanın ”Siz ne diyorsunuz beyefendi, lütfen kendinize gelin, telefonu kapatmak durumundayım” diyerek telefonu kapattığı ancak sanığın 25.08.2014 tarihine kadar katılanı aramaya devam etmesi sebebiyle kamu davası açıldığı,
Mahkemece suçun kanuni unsurları oluşmaması sebebiyle müsnet suçtan beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
21.12.2015 günlü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında kendisini vekaletnameli vekille temsil ettirip, beraatine karar verilen sanık yönünden ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden karar verilmesi, isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2015/94 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA,
bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.800 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettiren sanığa ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.