YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3501
KARAR NO : 2006/10428
KARAR TARİHİ : 07.11.2006
Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılardan …’nın davalı şirket adına müvekkilinden akaryakıt aldığını akaryakıt bedelini ödemeyen davalı …’nın şirket adına çek keşide edip müvekkiline verdiğini, çeke dayalı olarak yapılan icra takibinin davalıların haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davacının çekin meşru hamili olmadığını, çekin zamanaşımına uğradığını, davalı …’nın borçlu sıfatının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların borcun varlığını kabul ettiği, ancak borcun ödendiğine ilişkin HUMK.’nun 287 maddeleri kapsamında belge sunamadıkları gerekçesiyle benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalıların 20.000.000.000.TL: asıl alacak ve 8.600.000.000.TL işlemiş faizden oluşan toplam 28.600.000.000.TL alacağa yapmış olduğu itirazın iptaline, 27.030.000.000.TL alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesine, asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu çek davalı şirket adına şirket yetkilisi tarafından düzenlenmiş olup, çekte davalı …’nın herhangi bir sıfatı bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı … hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken bu yönün gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Öte yandan icra takibinin dayanağı olan 15.3.2004 tarihli çekte ödeme yeri bulunmamakta olup anılan çek TTK.’nun 692 maddesi uyarınca kambiyo senedi niteliğinde değildir. Bu durumda temerrüt faizinin başlangıç tarihi çekteki keşide tarihi değil, borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarihtir. Somut olayda borçlunun takip öncesi temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından faizin başlangıç tarihinin takip tarihi olduğu gözetilmeden ve kabule göre de takip öncesi dönemde işlemiş temerrüt faizine tekrar BK. 104/son maddesine aykırı olarak temerrüt faizinin uygulanmasına imkan sağlayacak şekilde karar verilmiş olması da isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,7.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.