Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/11803 E. 2023/161 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11803
KARAR NO : 2023/161
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

T U T U K L U

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/381 E., 2021/410 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2020/84 Esas, 2021/77 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 53 üncü maddesini birinci ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, sanık …’ın 8 yıl 1 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık …’ın 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.06.2021 tarihli ve 2021/381 Esas, 2021/410 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A) Sanık … müdafiinin temyiz istemi, gerekçesiz şekilde teşdit hükmünün uygulandığına, tahliye talebinin takdir sınırları dışına çıkılarak karşılanmadığına, tanık ifadelerinin örgütsel ilişkiyi göstermeyen somut ve maddi olgu içermeyen afaki ve soyut beyanlar olduğuna, ByLock tespit değerlendirme tutanağının diğer kayıtlarla çeliştiğine, mesajlaşma içeriklerini asla kabul etmemekle birlikte içeriklerde suç unsuru bulunmadığına, içeriği tartışmalı olan ByLock tespit değerlendirme tutanağının müvekkil tarafından ByLock programının kullanıldığına delil olamayacağına, ceza tayin edilirken gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşıldığına ilişkindir.
B) Sanık … müdafiinin temyiz istemi, gerekçesiz şekilde teşdit hükmünün uygulandığına, tanık ifadelerinin ceza hukuku yargılamasında çürük delil olarak adlandırıldığından anılan beyanların örgütsel ilişkiyi göstermeyen somut ve maddi olgu içermeyen beyanlar olduğuna, ByLock tespit değerlendirme tutanağının müvekkiline ait olmadığına, müvekkiline ait kullanıcı adı ve şifre bulunmadığına, bu tutanakta yazışmaları bulunmadığına, müvekkile ait olmayan ByLock tespit değerlendirme tutanağının müvekkil tarafından ByLock programının kullanıldığına delil olamayacağına, ceza tayın edilirken gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
“Sanık … hakkında, FETÖ mensuplarının kendi aralarında haberleşme aracı olarak kullandıkları kripto program olan ByLock programını, kendisi tarafından kullanılan 0536 (…) (..) (..) numaralı hat, … ID USER numarası ile kullanmak suretiyle örgütsel gizliliğe riayet ettiği, sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir … Özel Eğitim Yurt ve Kültür Hizmetleri Yay. Dağ. Tic. A.Ş, … Özel … Dershanesi San. Ltd. Şti., … Eğitim Yayın İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. Şti ve … Özel Eğitim Tic. San. A.Ş.’de SGK kayıtlarının bulunduğunun tespit edildiği, sanığın örgüt kuramlarında sürekli çalışan ve tayin gören kişilerden olduğu, ayrıca sanığın esnaflardan sorumlu olarak para işlerine bakan örgüt mensubu olduğuna ve başka bankalardaki paraların çekerek Bank …ya yatırmaları konusunda telkinlerde bulunduğu, … İlinde akademisyenlerle bir dönem ilgilendiği hususu mahkememizce kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı, örgütsel görevlerini ve ByLock programını kullandığını kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Dosya arasında yer alan 02.01.2018 tarihli ByLock içerik Analiz Tespit Tutanağının incelemesinde; … ID numaralı ByLock kullanıcısı …’ın diğer ByLock kullanıcıları tarafından” …’ ismi verilerek kendi gruplarına eklendiği, … ID numaralı ByLock kullanıcısı …’ın … ID numaralı kullanıcı ile aralarında geçen konuşmalardan öğretmen olduğunun da anlaşıldığı, … ID numaralı sanık … ile … ID numaralı ByLock kullanıcısı arasında geçen görüşmede … ID numaralı ByLock kullanıcısının … ID’nin araç plakasını istediği, Honda Gri diyerek arabasının markasını ve rengini belirttiği görülmüş, sanık …’ın 2007 model Civic Sedan marka eski araç kaydının bulunduğu tespit edilmiştir. … ID numaralı ByLock kullanıcısı …’ın … ID numaralı ByLock kullanıcısına “sizi viberden ekledim, şifrem … dediği” görülmüş, sanık …’ın memleketi Bayburt’un plakasının 69, son ikamet adresinin İstanbul’un plaka kodunun ise 34 olduğu tespit edilmiştir. … ID numaralı sanık … ile ByLock analiz raporunda dökümü yapılan kullanıcılar arasındaki konuşmalardan … ID numaralı ByLock kullanıcısının Ordu ilinde ikamet ettiği anlaşılmış, sanık …’ın suça konu yazışmaların yapıldığı tarihlerde Mernis adresinin Ordu ilinde bulunduğu tespit edilmiştir.
Ayrıca Sanık …’a … ID numaralı ByLock içeriklerinde; “…” şeklinde kaydın olması, içeriklerde orijinal isimden bahsedilmesi, Eagle’den bahsedilmesi, internet kafeden VPN kurarak ankete katılımın sağlanacağı, viber takipteymiş şeklinde örgütsel gizliliğe yönelik mesajların olması, örgütsel izdivaç ile ilgili yazışma ve CV’nin bulunması, ByLock isimli programa ilişkin yazışmaların olması, … abi şeklinde yazışmaların olması, sanığın kullanıcı adı ve dosya kapsamı düşünüldüğünde … Kod adının kullanılabileceğinin olması, Honda araba ile ilgili yazışmaların olması, sağlık alanında akademisyen kişilere ilişkin yazışmaların olması, bölgecilik hususunda örgütsel yazışmaların olması, hastanede bir kısım doktorlar ile ilgili yazışmaların olması, doktor ünitesinden bahsedilmesi, mütevelli hususunda yazışmaların olması, tekbir kişi kaçırmamamız şeklinde yazışmaların olması hususları ayrı ayrı okunarak mahkememizin 1. duruşmasında sanığa sorulduğunda sanık içerikleri kabul etmemiştir. Ancak yazışmalar incelendiğinde bu yazışmaların sanığa ait olduğu ve örgütsel yazışma niteliğinde olduğu mahkememizce kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
Gizli Tanık …’ın Mahkememizin 4. Celsesinde alınan beyanında: “Ben daha öncesinde Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmüş olduğu soruşturmada beyanda bulunmuştum. Bu beyanım doğrudur. … isimli kişi Trabzon ilinde esnaflardan sorumlu olarak para işlerine bakan örgüt mensubudur ve örgüte müzahir öğrencilere elden burs ayarlardı.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık B.Ö.’nün Mahkememizin 2. Celsesinde SEGBİS vasıtasıyla alınan beyanında: “Ben daha öncesinde beyanda bulunmuştum. Ayrıntılı bir şekilde Ordu Cumhuriyet Başsavcılığında 28.09.2017 tarihinde beyanda bulundum. Bunları da tekrar ederim. Huzurda bulunan …’ı Ordu ilinden tanırım. 2014 yılında devlet desteği ile çocuğumu Ordu’da bulunan … Kolejine gönderdim. … ile bu okulda müdür yardımcısıydı. Bu vesileyle tanıştım. Bende ByLock kullandım. ByLock’tan … ile yazışma yaptım. Benimle ilgili yargılama Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinde oldu. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandım. Netice ceza olarak HAGB aldım. Ben …’ın Ordu İlindeki Ordu Üniversitesi Akademisyenlerinden sorumlu olduğunu düşündüğümü söyledim. Bu kesin değildir. Ancak benim tahminimdir. Daha sonrasında … 2016 yılında Trabzon’a tayin oldu diye hatırlıyorum. Ordu ilinde atanan ilçelerde görev yapan pratisyen hekimlerden 2 kişi … ByLock’tan gönderdi. Aradım ancak ulaşamadım. Dönüşte olmadı. Ben bildiklerimi söyledim. Daha önceki beyanlarımda doğrudur. Ayrıca …’ın eşini de tanımam. Eşiyle ilgili bir bilgim yoktur.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık C.K.’nin Mahkememizin 1. Celsesinde Mahkememiz huzurunda alınan beyanında: “Sanıklardan … tanırım. 2012-2013 yıllarında Erzurum … Kolejinde Fen bilgisi öğretmeni olarak çalıştım. …’da ortaokul kısmında müdür yardımcısıydı. 17/25 Aralık süreci olduktan sonra okulda başka bankalardan da kredi çekilerek Bank Asyaya para yatırılması konusunda konuşmalar oluyordu. …’ın ağzından ben böyle bir şey duymadım. Ancak okuldaki yöneticiler söylüyordu. …’ın tam olarak söyleyip söylemediğini hatırlamıyorum. …’ın yapılanma içerisinde başka görevleri olup olmadığını hatırlamıyorum. … okulda çalışmıyordu. Ancak okulda ve çevrede …’ın bayanlardan sorumlu olduğu konuşuluyordu. Bunun tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Ancak bu şekilde konuşuluyordu. Benimle ilgili yargılama Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinde oldu. Etkin pişmanlıktan yararlandım. HAGB kararı verildi.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; dosya içerisinde mevcut araştırma raporlarından da anlaşılacağı üzere sanığın FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir … Özel Eğitim Yurt ve Kültür Hizmetleri Yay. Dağ. Tic. A.Ş., … Özel … .Dershanesi San. Ltd. Şti, … Eğitim Yayın İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. Şti ve … Özel Eğitim Tic. San. A.Ş. de SGK kayıtlarının bulunduğunun tespit edildiği, örgüt kurumlarında sürekli çalışan ve tayin gören kişilerden olduğu, sanığın esnaflardan sorumlu olarak para işlerine bakan örgüt mensubu olduğu ve başka bankalardaki paraları çekerek Bank Asyaya yatırmaları konusunda telkinlerde bulunduğu, sanık …’ın terör örgütüne müzahir Bank Asyada … sayılı müşteri hesabından terör örgütü liderinin çağrısı üzerine arttırma gittiği, Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 08.05.2018 tarihli araştırma tutanağı He, sanık …’ın örgütün finans kaynağı olan Bank Asyada 19.01.2007 açılış tarihli hesabının olduğu, talimat tarihlerine denk gelen 2013 Aralık döneminde hesap bakiyesi 5.865,78 TL iken 2014 Ocak döneminde hesap bakiyesinin 23.229,51 TL olduğu, ayrıca sanığın teknik özellikleri, indirme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütü mensupları tarafından kullanıldığı tespit ve kabul edilen ByLock iletişim sistemini sanık …’ın kollukla avukatı huzurunda alınan ifadesinde 0536 (…) (..) (..) numaralı GSM hattının adına kayıtlı olduğu ve yaklaşık 7 yıldır kendi kullanımında olduğunu beyan ettiği, Ankara TEM Şube Müdürlüğünce düzenlenen 02.01.2018 tarihli ByLock içerik analiz tespit tutanağı ile … ID numaralı ByLock hesabının sanık …’a ait olabileceğinin değerlendirildiği ve 0536 (…) (..) (..) numaralı hat ile ilgili yapılan ByLock sorgulamasında … ID numarası üzerinden ByLock programını kullandığının tespit edildiği, dosya içerisine alınan sanıkla ilgili … ID kullanıcı hesabı ile ilgili Tespit Ve Değerlendirme Tutanağının yapılan incelemesinde; sanığa ait olduğu belirtilen hesabın kullanıcını Profil Bilgilerinde ID numarası: …, kullanıcı adı: “…” son online tarihinin 19.02.2016 – 10:46:08 olduğunun tespit edildiği, sanık …’ın oğlunun isminin … olduğu, eşinin kızlık soyadının ise … olduğu, yazışma içeriklerinin sanığa ait olduğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne aidiyet duygusuyla hareket ederek süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren örgütsel faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmakla, suç ve cezadan kurtulmaya yönelik sanık savunmalarına itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
Nitekim, ByLock isimli programa FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet göstermeyen bir kişinin ulaşmasının mümkün olamayacağı, bu manada söz konusu programın bir kişide mevcudiyetinin doğrudan doğruya örgütle ve örgüt mensuplarıyla görüşme dahilinde devam eden bir organik bağı ispat eden bir sübut vasıtası okluğu mahkememizce kabul edilmiştir. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği kararınında bu yönde olduğu görülmüştür.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3344 Esas, 2015/926 Karar sayılı ilamında terör örgütü üyeliğini “Örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur.” şeklinde tanımlanmaktadır. Yargılayın yerleşik uygulamasında; silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmekledir.
Sanık …’ın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde ve örgütün amaçlan doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, örgütle hiyerarşik ve organik açıdan tam bir disiplin içinde bağlı olduğu, Bu haliyle sanığın; 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimine kadar olan süreçte sözde meşruiyetini toplum nezdinde inanç değerlerini, kamu otoritesi nezdinde ise hukuksal zemini istismar ederek sağlaya gelmiş olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşılmakla, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik, kasta dayalı kusurunun ağırlığı, örgütsel faaliyetlerinin niteliği ve etkinlik dereceleri gözetilerek, eylemine uyan TCK 314/2 nci maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın amaç ve saiki, sanığın eylemlerinin yoğunluğu, sanığın örgüt içerisindeki konumu, örgüt içerisinde almış olduğu görevler, sanık hakkında soruşturma aşamasında çıkartılan yakalama emrine rağmen hakkındaki soruşturmadan kaçtığı, kolluk kuvvetlerince yapılan çalışmalar sonrasında yakalandığı da gözönüne alınarak takdiren alt hadden uzaklaşılarak teşdiden temel ceza tayin edilmiş, sanığın işlediği suçun terör suçu olması nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. ve 5/1 inci maddeleri gereğince cezasında 1/2 oranında artırım yapılmış, sanık hakkında şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır. Son olarak sanığın yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK’nın 62/1 inci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle netice ceza tayin edilmiş ve tutukluluk halinin hükmen devamına karar verilerek tam bir vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Sanık … Atsızın eylemleri ile ilgili Mahkememizce yapılan değerlendirmede; sanık … hakkında, sanığın FETÖ mensuplarının kendi aralarında haberleşme aracı olarak kullandıkları kripto program olan ByLock programını, kendisi tarafından kullanılan ve K.D. adına kayıtlı olan 0545 (…) (..) (..) numaralı hat ile kullanmak suretiyle örgütsel gizliliğe riayet ettiği, söz konusu hattın sanık … tarafından kullanıldığının 02.12.2017 tarihli ByLock -HTS baz raporu ve 10.08.2018 tarihli ByLock Analiz Raporu tutanağı içeriğinden tespit edildiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Özel Eğitim Ltd. Şti. Kız Öğrenci Yurdu, .. Özel Eğitim ve Yurt İşletmeleri A.Ş., … İnşaat Taah. Özel Eğitim Tic. San. A.Ş., … Özel Eğitim ve San. A.Ş.’de SGK kayıtlarının bulunduğunun anlaşıldığı, yine sanığın örgüt içerisinde “bölgeci” konumunda faaliyet yürüttüğüne ve Erzurum ilinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bayan yapılanmasında sorumlu olarak örgütsel faaliyet yürüttüğü mahkememizce kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık aşamalarda üzerine atılı suçlamayı, örgütsel görevlerini ve ByLock programını kullandığını kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Tanık E.Y.’nin Mahkememizin 2. Celsesinde Mahkememiz huzurunda alınan beyanında: “Huzurda bulunan sanıkları tanımam. Benim üzerime kayıtlı olduğu belirtilen 0545 (…) (..) (..) numaralı hattı bilmiyorum. Bu hattı çıkarıp çıkarmadığımı hatırlamıyorum. Benimle ilgili 2017 yılında soruşturma işlemlerine başlandı. Ardından benim adıma kayıtlı olan hattan ByLock çıktığı söylendi. Daha sonra bu ByLock’u başkasının kullandığı anlaşılınca benimle ilgili dosya kapandı. Ben ByLock kullanmadım. 2010-2011 yıllarında Ordu Üniversitesi Edebiyat Bölümünü kazanmıştım. Ordu’dayken o dönem cemaat oturak adlandırılan bu yapının yurdunda kaldım. Yurda girerken kayıt işlemlerinde bütün bilgilerimizi veriyorduk. Bu şekilde bilgilerimi almış olabilirler. Yurda giriş çıkışlarda imza atıyorduk. Ancak ben hat çıkarmak için bir yere imza atmadım. Ne şekilde bu hattın çıkarıldığını da bilmiyorum. …’ı ilk defa görüyorum. Yurtta çalışıp çalışmadığını tam bilmiyorum. Bana sormuş olduğunuz 0545 (…) (..) (..) numaralı hat üzerinden ByLock’u ben kullanmadım.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık C.K.’nin Mahkememizin 1. Celsesinde Mahkememiz huzurunda alınan beyanında: “Sanıklardan …’ı tanırım. 2012-2013 yıllarında Erzurum … Kolejinde Fen Bilgisi Öğretmeni olarak çalıştım. …’da ortaokul kısmında müdür yardımcısıydı. 17/25 Aralık süreci olduktan sonra okulda başka bankalardan da kredi çekilerek Bank …ya para yatırılması konusunda konuşmalar oluyordu. …’ın ağzından ben böyle bir şey duymadım. Ancak okuldaki yöneticiler söylüyordu. …’ın tam olarak söyleyip söylemediğini hatırlamıyorum. …’ın yapılanma içerisinde başka görevleri olup olmadığını hatırlamıyorum. … okulda çalışmıyordu. Ancak okulda ve çevrede …’ın bayanlardan sorumlu olduğu konuşuluyordu. Bunun tam olarak ne olduğunu bilmiyorum. Ancak bu şekilde konuşuluyordu. Benimle ilgili yargılama Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde oldu. Etkin pişmanlıktan yararlandım. HAGB kararı verildi.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2016/120416 sayılı soruşturma kapsamında ifadesi alınan Gizli Tanık 15 Temmuz-6’nın, sanık …’ı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü bünyesinde “Bölgeci” olarak örgütsel faaliyet yürüten örgüt mensubu olarak fotoğrafından teşhis ettiği görülmüştür.
Sanık …’ın ise FETÖ mensuplarının kendi aralarında haberleşme aracı olarak kullandıkları kripto program olan ByLock programını, kendisi tarafından kullanılan ve K.D. adına kayıtlı olan 0545 (…) (..) (..) numaralı hat ile kullanmak suretiyle örgütsel gizliliğe riayet ettiği, söz konusu hattın sanık … tarafından kullanıldığının 02.12.2017 tarihli ByLock -HTS Baz Raporu ve 10.08.2018 tarihli ByLock Analiz Raporu tutanağı içeriğinden tespit edilmiştir.
Sanığa dosya arasına Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen … USER ID numaralı tespit ve değerlendirme tutanağı duruşma okunarak okunarak sorulmuştur. Sanık cevaben: Kullanıcı adı: “…”, adı: “…” olan profil bilgisi bana ait değildir. 0545 (…) (..) (..) numaralı hattı kullandığımı hatırlamıyorum. Bana okumuş olduğunuz arkadaş listesinde bulunan kişileri tanımıyorum. Bu kişiler ile ByLock’tan yazışmadım. Şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanığa ByLock yazışmalarında “enes öksürüyor”, “enes 40 … sarılık oldu”, “doğdu, çok tatlı”, “…”, “4 kakao”, “erzurumdan geldikten sonra eskisi gibi değilim, biraz kabuğuma kapandım, eski betül yok yani, yeni büşra var” şeklindeki yazışmalar, sanığın o dönemlerde doğum yapmış olması, oğlunun isminin Enes Faik olması, o dönemlerde Erzurum ilinden Orduya gitmiş olmaları da hatırlatılarak duruşmada sorulmuştur. Sanık cevaben: Kabul etmiyorum. Benim çocuğum sarılık olmamıştır. O dönem doğum yaptığım doğrudur. Ayrıca çocuğumun isminin de … olduğu doğrudur. Ancak ben ByLock kullanmadım. Bu içerikleri de kabul etmiyorum.” şeklinde savunmada bulunmuştur. Ancak yazışmalar incelendiğinde bu yazışmaların sanığa ait olduğu ve bir kısmının örgütsel yazışma niteliğinde olduğu mahkememizce kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ise de; dosya içerisinde mevcut araştırma raporlarından da anlaşılacağı üzere sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Özel Eğitim Ltd. Şti. Kız Öğrenci Yurdu, … Özel Eğitim ve Yurt İşletmeleri A.Ş., … İnşaat Taah. Özel Eğitim Tic. San. A.Ş., … Özel Eğitim ve San. A.Ş.’de SGK kayıtlarının bulunduğunun anlaşıldığı, yine sanığın örgüt içerisinde “bölgeci” konumunda faaliyet yürüttüğüne ve Erzurum ilinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bayan yapılanmasında sorumlu olarak örgütsel faaliyet yürüttüğüne dair tanık beyanlarının dosya kapsamında yer aldığı, FETÖ/PDY … veri sorgulama tutanağı içeriğinden sanık …’ın terör örgütüne müzahir Bank …da … sayılı müşteri hesabından terör örgütü liderinin çağrısı üzerine arttırma gittiği, Erzurum İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 08.05.2018 tarihli araştırma tutanağı ile, sanık …’m örgütün finans kaynağı olan Bank Asyada 03.02.2010 açılış tarihli hesabının olduğu, ayrıca sanığın teknik özellikleri, indirme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulun ve münhasıran bu suç örgütü mensupları tarafından kullanıldığı tespit ve kabul edilen ByLock iletişim sistemini sanığın yapılan ByLock sorgulamasında … ID numarası üzerinden ByLock programını kullandığının tespit edildiği, dosya içerisine alınan sanıkla ilgili … ID kullanıcı hesabı ile ilgili Tespit Ve Değerlendirme Tutanağının yapılan incelemesinde; sanığa ait olduğu belirtilen hesabın kullanıcını Profil Bilgilerinde ID numarası: …, kullanıcı adı: “…” son online tarihinin 19.02.2016 – 14:19:33 olduğunun tespit edildiği, sanık …’ın kızlık soyadının Güney olduğu, hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne aidiyet duygusuyla hareket ederek süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren örgütsel faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmakla suç ve cezadan kurtulmaya yönelik sanık savunmalarına itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
Nitekim, ByLock isimli programa FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde faaliyet göstermeyen bir kişinin ulaşmasının mümkün olamayacağı, bu manada söz. konusu programın bir kişide mevcudiyetinin doğrudan doğruya örgütle ve örgüt mensuplarıyla görüşme dahilinde devam eden bir organik bağı ispat eden bir sübut vasıtası olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği kararınında bu yönde olduğu görülmüştür.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3344 Esas, 2015/926 Karar sayılı ilamında terör örgütü üyeliğini “Örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur.” şeklinde tanımlanmaktadır. Yargıtaym yerleşik uygulamasında; silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması gerekmektedir.
Sanık …’ın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde ve örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, örgütle hiyerarşik ve organik açıdan tam bir disiplin içinde bağlı olduğu, bu haliyle sanığın; 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimine kadar olan süreçte sözde meşruiyetini toplum nezdinde inanç değerlerini, kamu otoritesi nezdinde ise hukuksal zemini istismar ederek sağlaya gelmiş olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşılmakla, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik, kasta dayalı kusurunun ağırlığı, örgütsel faaliyetlerinin niteliği ve etkinlik dereceleri gözetilerek, eylemine uyan TCK 314/2 nci maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın amaç ve saiki, sanığın eylemlerinin yoğunluğu, örgüt içerisindeki konumu, sanığın hakkındaki yakalama emrine rağmen soruşturmadan kaçtığı, kolluk kuvvetlerince yapılan çalışmalar sonrasında yakalandığı da dikkate alınarak meydana gelen netice gözönüne alınarak takdiren alt hadden uzaklaşarak teşdiden temel ceza tayin edilmiş, sanığın işlediği suçun terör suçu olması nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. ve 5/1 inci maddeleri gereğince cezasında 1/2 oranında artırım yapılmış, sanık hakkında şartları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır. Son olarak sanığın yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK’nın 62/1 inci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle netice ceza tayin edilmiş ve tam bir vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Neticeden; sanık …’ın, 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın güttüğü amaç ve saik, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanılan kriptolu iletişim ağı olan ByLock isimli programı kullanmış olması, örgütsel faaliyetlerin yoğunluğu, çeşitliliği, tehlikenin ağırlığı ve örgüt içindeki konumu göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyetine karar verilmiş, sanığın işlediği suçun silahlı terör örgütü kapsamında olması nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun 3. ve 5/1 inci maddeleri gereğince cezasında 1/2 oranında artırım yapılmış, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözönüne alınarak cezasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında inidirim yapılarak sanığın sonuç olarak 8 YIL 1 AY 15 … HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA karar verilmiştir.
Sanığın işlediği sabit görülen suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, müsnet suçun CMK’nın 100/3 üncü maddesinde belirtilen suçlardan olması, verilen ceza miktarına göre de kaçma şüphesinin varlığı dikkate alındığında sanık hakkında adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından sanığın HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA karar verilmiştir.
Sanık …’ın, 5237 sayılı TCK’nın 314/2 nci maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın güttüğü amaç ve saik, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanılan kriptolu iletişim ağı olan ByLock isimli programı kullanmış olması, örgütsel faaliyetlerin yoğunluğu, çeşitliliği, tehlikenin ağırlığı ve örgüt içindeki konumu göz önüne alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyetine karar verilmiş, sanığın işlediği suçun silahlı terör örgütü kapsamında olması nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3. ve 5/1 inci maddeleri gereğince cezasında 1/2 oranında artırım yapılmış, sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri gözününe alınarak cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın sonuç olarak 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA karar verilmiş.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre,
A) Sanık … yönünden, tespit değerlendirme tutanağına göre ByLock programını oğlunun ismini ve eşinin kızlık soyadını kullanıcı adı ve şifre olarak belirleyerek kullanan, eşi sanık …’ü ByLock programında ekleyen, tanık beyanlarıyla sabit olduğu üzere Trabzon’da esnaf sorumlusu olarak teşhis edilen, 2014 yılı içerisinde ByLock üzerinden görüştükleri yönünde beyan bulunan, örgüte müzahir kapatılmış olan 3 farklı ilde bulunan eğitim burumlarında ardışık çalışma kaydı olan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B) Sanık … yönünden, tespit değerlendirme tutanağına göre ByLock programını kod ismini ve kendi kızlık soyadını kullanıcı adı ve şifre olarak belirleyerek kullanan, eşi sanık …’ı ByLock programında ekleyen, 62 kişiyle ByLock programı üzerinden yazışmalar yapmış olan, dikkat çeken bir yazışmada oğlu …’ten bahsederek -enes öksürüyor- şeklinde yazışma yapmış olan, örgüte müzahir kapatılmış olan 3 farklı ilde bulunan eğitim kumrularında ardışık çalışma kaydı olan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3) Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş ancak;
A) Sanık … yönünden, Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmüne göre, TCK’nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B) Sanık … yönünden, Anayasanın 138/1 inci maddesi hükmüne göre, TCK’nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik, örgüt içindeki konumu ve kaldığı süre, faaliyetlerinin nitelik süreklilik ve çeşitliliği gözetilerek işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken; dosya içerisinde bulunan deliller dikkate alındığında yetersiz gerekçe ile suçun unsurları ayrıca teşdit sebebi kabul edilerek temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/3 üncü maddesine aykırı olarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 25.06.2021 tarihli ve 2021/381 Esas 2021/410 Karar sayılı sanık … ve sanık …’ın mahkumiyetine yönelik kararının 5271 sayılı Kanunun 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık …’ın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin REDDİ ile tutukluluk halinin devamına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.