YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7476
KARAR NO : 2009/11509
KARAR TARİHİ : 08.07.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, Aralık 1946 tarih 59, 60 ve 62 sıra nolu tapu kayıtlarına tutunarak … Köyünde bulunan 101 ada 1 sayılı orman parselinin bir bölümünün Hazine adına tapuya tescili istemiyle genel arazi kadastrosunun askı süresi içinde dava açmıştır.Mahkemece, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığından … Köyünde yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında 101 ada 1 parsel numarası verilerek tapuya tescil edildiği, askıya alınmadığı, askı süresi içinde dava açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 20.10.1949 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu , daha sonra 3402 sayılı yasanın 4. maddesi uyarınca yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın 20.10.1949 tarihinde yapılıp kesinleşen Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığından … Köyünde yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, 101 ada 1 parsel numarası verilerek tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 26/4. maddesine göre kadastro mahkemesinin görevi kadastro tespit tutanağının düzenlendiği günde başlar. Somut olayda da çekişmeli taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmediğine göre davaya bakma görevi asliye hukuk mahkemesine aittir. Orman kadastrosu daha önce kesinleştiğinden 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi uyarınca aktarma suretiyle tapu kaydı oluşacağından davaya bakma görevi ve hak düşürücü süre nedeniyle dava reddedilecek ise bu konuda karar verme yetkisi de yine asliye hukuk mahkemesine aittir. Görev kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulmalıdır. O halde; mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dava dosyasının görevli Araç Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 08.07.2009 günü oybirliği ile karar verildi.