Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/15882 E. 2023/510 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15882
KARAR NO : 2023/510
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1943 E., 2018/2156 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2018 tarihli ve 2017/79 Esas, 2018/118 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.04.2018 tarihli ve 2018/1145 Esas, 2018/952 sayılı Kararı ile 5271 sayılı CMK 101/3 maddesinde yer alan “Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafinin yardımından yararlanır” şeklindeki yasal düzenleme dikkate alındığında, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/1825 esas, 2017/4938 sayılı kararında da belirtildiği üzere, tutuklu sanığa müdafi tayini kanuni zorunluluk olup, tutuklu ve delillere erişim imkanı da kısıtlı olan sanığın müdafi talebi bulunmasa dahi mahkemece barodan resen talepte bulunarak müdafi görevlendirilmesinin sağlanmasının kanunun emredici hükmü olduğu, dolayısıyla mahkeme tarafından tutuklu sanığın kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek müdafi atamak suretiyle müdafinin katılımıyla yargılama yapması gerekirken, 5271 sayılı CMK’nın 101/3, 176/3 ve 188/1 maddeleri hükümlerine aykırı olarak tutuklu sanığa müdafi tayin etmeden hüküm kurulmuş olması, bu itibarla tutuklu sanık müdafinin “duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişiler” kapsamında değerlendirilmesi ile kendisi müdafi seçmeyen tutuklu sanığa müdafi atanmaması, 5271 sayılı CMK’nın 289/1-e maddesi uyarınca hukuka kesin aykırılık hali olduğundan, sanığın istinaf nedenleri bu gerekçeyle yerinde ve haklı görülmekle, CMK’nun 289/1-e, 280/1-d maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2018 tarihli ve 2018/145 Esas, 2018/185 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü madde, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/1943 Esas, 2018/2156 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ilk cümlesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle, atılı suçu işlemediğine ve müdafisiz olarak yargılamasının yapılmış olmasına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın terör örgütü ile iltisaklı KHK’larla kapatılmış olan kurumlarda SGK kayıtları nazara alınarak adeta rotasyona tabi olarak örgüte eleman kazandırma ve finans sağlamaya yönelik eğitim kurumlarında uzun süreler çalıştığı, tanık Ü. D.’nin beyanında belirttiği üzere 2006 yılında dahi örgüte elaman devşirme noktasında rehber öğretmen olarak aktif görev aldığı hususları gözetilerek yine örgütle iltisakı nedeniyle kapatılan … Eğitim İş sendikasına üye olduğu ve üzerin atılı suçu işlediğinin kabulüne karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ve müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla ilk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafiii bulunmadığı gibi CMK’nın 156. maddesi uyarınca da re’sen müdafi görevlendirilmeyen sanığa Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK’nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/1943 Esas ve 2018/2156 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.