YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15747
KARAR NO : 2023/190
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
TUTUKLU
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1917 E., 2019/293 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.10.2018 tarihli ve 2017/199 Esas, 2018/277 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1, 58/9, 63/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/1917 Esas, 2019/293 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçun maddi-manevi unsurlarının oluşmadığına, suçlamanın yeterli gerekçeyi taşımadığına, tanık beyanlarının çelişkili, belirsiz ve şüpheli olduğuna, tanık … ile sanık arasında husumet bulunduğuna, tanık …’in sanığın ismini söylediğine ancak fiziksel özellik olarak farklı bir kişi tarif ettiğine, sanığın bölge sorumlusu olduğuna dair dosyada delil bulunmadığına,’na ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında “Sanığın …’da D.P.Ü.’nde Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümü okuduğu, 26.05.2017 tarihli kolluk ifadesinde; arkadaşı Hanım Sarışen’le birlikte örgütün bazı sohbetlerine katıldığını ve örgüte ait olduğunu bildiği … Akademi Derneği’ne gittiğini beyan ettiği, 2013 yılında 9 ay süreliğine Zaman gazatesi abonesi olduğunu beyan ettiği, sanığın bylock kaydına, Bankasya hesabına ve örgütle irtibatlı sendika ve dernek üyeliklerine rastlanılmadığı anlaşılmıştır.
Tanık … 08.03.2018 tarihli celsede dinlenmiş, diğer dosyalardan başkaca tanık anlatımlarından ve etkin pişmanlıkçı beyanlarından da bilindiği üzere, sanığı örgüt üyelerinin örgüte bağlılıklarını arttırmak adına düzenlenen kampta gördüğünü beyan etmiştir.
Tanık … 28.06.2018 tarihli celsede sanık hakkında; “2016 yılında benim kaldığım cemaat evinde ev ablamız …’di. Evin geliri, gideri ile ilgileniyordu. Evde kirayı topluyordu. Ben o sene son sınıf öğrencisiydim. Genelde ders çalışıyorduk. Zaman zaman sohbet oluyordu. … eve cemaatte görevli diğer ablalar da geliyordu.” şeklinde beyanda bulunarak sanığın örgüt hiyerarşisindeki yerini tereddüte yer bırakmadan açık ve anlaşılır bir şekilde izah etmiştir.
Tanık Hanım Sarışen 04.10.2018 tarihli celsede sanığın kolluk ifadesinde de belirttiği üzere örgütün sohbetlerine, örgütün açtığı gençlik merkezindeki kurslara beraber katıldıklarını beyan etmiştir.
Tanık …’nın talimat yoluyla alınan ifadesinde sanık hakkında ; “Kütahya’da cemaatte bölge ablalık görevi yapıyordum. … de sorumlu olduğum evlerden birinde ev ablalığı yapıyordu. Bu kişi ile sorumluluğum en fazla 1-2 ay civarında olmuştur. Bu ev benden alındıktan sonra bu kişiyle ilişkim kesilmiştir. Bu kişinin evde maddi durumundan dolayı kaldığını biliyorum. Bunun dışında herhangi bir bilgim yoktur. Bu kişinin kozmetik ürünlerini satıp satmadığı hususunda herhangi bir bilgim yoktur. Bu kişi … ile benim sorumlu olduğum süre zarfında aynı evde kalıyorlardı.” şeklinde hem sanığın örgüt hiyerarşisi içerisindeki konumu hem de tanık …’in sanıkla aynı evde kaldıkları ve kalmış olduğu evin ablası olduğuna yönelik beyanlarını doğrular şekilde beyanda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı beraber değerlendirildiğinde sanığın örgüt hiyerarşisi içerisinde ev ablalığı görevi yaptığı, örgütün sohbetlerine katıldığı, örgüt üyelerinin örgüte bağlılıklarını arttırmak adına düzenlenen kamplara katıldığı, bir dönem örgütün basın yayın organlarından olan Zaman gazatesine abone kaydının bulunduğu, örgütün gençlere yönelik açmış olduğu kurslara katıldığı anlaşılmakla sanığın örgütün amacı ve hedeflerini benimsediği, eylemlerinin süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz ettiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği mahkememizce sabit görülmüştür. ” kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı Kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ; canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin “suç işlemek amacı” olması aranır (… özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Dosya kapsamına göre; örgütün haberleşme aracı olan ByLock programını kullandığı ve örgüt liderinin talimatıyla Bank Asyaya para yatırdığı tespit edilemeyen sanığın, öğrencilik döneminde örgütün evinde kalarak ev ablalığı yapmak ve örgütün içeriği belli olmayan organizasyonlarına katılmaktan ibaret eylemlerinin, örgüte sempati düzeyini aşıp örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterecek derecede çeşitlilik devamlılık ve yoğunluk göstermemesi karşısında, silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit olmayan sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi açıklanan nedenlerle tebliğnamedeki onama talep eden görüşe iştirak edilmeyerek kanuna aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.03.2019 tarihli ve 2018/1917 Esas, 2019/293 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan hükümlü veya tutuklu bulunmadığı takdirde DERHAL SALIVERİLMESİNİN sağlanması için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.