YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5223
KARAR NO : 2007/10479
KARAR TARİHİ : 23.11.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya hizmet sunduğunu ancak verilen hizmet karşılığı düzenlenen faturaların bedelinin ödenmediğini bu nedenle akdin müvekkili şirket tarafından feshedildiğini, fatura alacağı ve sözleşmeye dayalı hesaplanan erken fesih tazminatı ile faiz alacaklarının tahsili için girişilen icra takibine davalının erken fesih tazminat ve faiz yönünden haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, vade farkı talebinin koşullarının bulunmadığını, erken fesih tazminatının ne şekilde hesaplanmış olduğunun anlaşılamadığını müvekkili şirketin kusurlu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme davacı taraf 22.04.2002 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini ve verilen hizmetin durdurulduğunu belirtmekte ise de bu feshin usulüne uygun şekilde yapıldığına ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, bu durumda TK 20/3 de öngörülen yazılı şekil şartının yerine getirilmediği, 22.04.2002 tarihinde usulüne uygun bir fesih yapıldığının, feshi ihbar sürelerine uyulduğunun kabulüne imkan olmadığı, bu durumda davacı yanın sözleşme hükümlerine uygun davranmamış olmakla fiilen gerçekleştirdiği sonuca aykırı şekilde keşide etmiş olduğu ihtarnameye dayanarak sözleşmeyi haklı nedenlerle fesih olgusuna dönüştürmesinin MK madde 2 anlamında objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, faturaya düşülen vade farkı ile ilgili kaydın geçerli olmadığı, vade farkı uygulanacağına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi yanlar arasında bu konuda bir teamülün de olmadığı, davacı yanın kötüniyetle takip yapmadığı anlaşılmakla davalı yanın kötüniyet tazminatı isteminin reddi gerektiği gerekçesi ile davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 23.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.