YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/558
KARAR NO : 2023/3838
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI :
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulüne, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 12.03.1993 tarihinde kendisine ait … ilçesinde bakkal ve yem un satış işletmecisi olarak kendi nam ve hesabına çalışmaya başladığını, bu çalışmasını 30.11.1995 tarihine kadar aralıksız devam ettiğini, müvekkilinin bakkal olarak çalıştığına dair … … dairesinin 3150033284 nolu kaydı ile … esnaflar ve zanaatlarlar ile bakkallar odasına kaydı da mevcut olduğunu, müvekkilinin emekli olmak için … ya başvuru yapmış ve başvurusunun reddedildiğini bu nedenlerle 12.03.1993 ile 31.11.1995 tarihleri arasındaki … sigortalılık başlangıç süresi olarak tespitini ve tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum aleyhine açılan davanın “5510 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesine göre 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine tabii (tarımsal faaliyet gösterenler hariç) sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 1479 sayılı Kanun gereğince 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescil işlemlerini yaptırmayanların sigortalılıkları 04.10.2000 tarihinden itibaren başlatılacaktır.” Hükmünün olduğunu, Dava konusuna esas teşkil etmek üzere Kurum kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda davacının 04.10.2000 tarihinden önce ilgili madde uyarınca herhangi bir başvurusu olmadığından … sigortalılığı başlatılamadığını, bu nedenle açılan davanın reddi ile yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Somut olayda, davacının …
(12.03.1991-31.11.1995 ) kaydının bulunduğu süreler belgelenmiştir. Anayasa Mahkemesince iptal edilen 619 sayılı KHK’nin Geçici 1.md.sinin somut uyuşmazlığa uygulanma olanağı bulunmadığı hususu da gözetildiğinde, 1479 sayılı Kanunun 3165 sayılı Kanun ile değişik yukarda bahsedilen hükmünün, sigortalılık için aradığı koşullar dikkate alındığında davacının 12.03.1991-31.11.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu … sigortalı olduğunun kabulü gerekmiştir.” gerekçelerine dayalı olarak “Davanın kabulü ile davacının 12.03.1993-31.11.1995 tarihleri arasında bağkur sigortalısı olduğunun tespitine,” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Kurum kayıtlarında yapılan inceleme sonucu …’ın 04.10.2000 tarihinden önce ilgili madde uyarınca herhangi bir başvurusu olmadığından … sigortalılığının başlatılamadığının, bu nedenle davanın reddi gerekir iken kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararının kaldırılması istemiyle istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…davacının 06.06.1991 tarihinde … Bakkallar … …’na kaydının yapıldığı ve 03.02.1996 tarihinde kaydın terkin edildiği, 12.03.1991 – 30.11.1995 tarihleri arasında bakkaliye işinden, 03.01.1996 – 28.06.1996 tarihleri arasında zahirecilik işinden … kaydının bulunduğu, …’a ilk tescilinin 27.06.2018 tarihinde olduğu, daha önceki dönemde herhangi bir tescilinin, başvurusunun veya prim ödemesinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu edilen 12.03.1993 – 31.11.1995 tarihleri arasındaki dönem yönünden; mülga 1479 sayılı Kanun’un 4956 sayılı Kanun ile ek geçici 18 inci maddesi; “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar. Ancak, bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıkları, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982 – 04.10.2000 tarihleri arasındaki … kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49 uncu ve ek 15 inci maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” düzenlemesini içermektedir.
Bu çerçevede, davacının 1479 sayılı Kanun’un geçici 18 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar aynı Kanun kapsamında tescilinin bulunmadığı, anılan Kanun’un geçici 18 inci maddesi kapsamında belirlenen altı aylık sürenin sonu olan 05.02.2004 tarihine kadar vergide kayıtlı olduğu dönemin prim borçlarını ödemek için Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı olarak başvurusunun olmadığı ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile 12.03.1993 – 31.11.1995 tarihleri arasında kalan dava konusu dönemde zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne dair karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davalı Kurum vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmüştür.” gerekçeleri ile “Davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; … İş Mahkemesi’nin 2019/48 Esas, 2019/497 Karar sayılı dosyasının HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kaldırılarak, düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle, Davanın reddine,” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, müvekkilin kendi nam ve hesabına çalıştığı dönemi talep ettiği, bu dönemin sigortalılık süresinden sayılması gerektiği, verilen kararın müvekkilini hak kaybına uğratacağı belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, … bağkur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren mülga 1479 sayılı … ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu’nun 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için … sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun’un 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanun ile 24 üncü madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için … kaydı veya … sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun ile 24 üncü madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için … sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
1479 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesine göre, “Sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz. Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlülüklerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz. Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç 3 ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Üç ay içinde kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalılar Kurumca re’sen kayıt ve tescil edilir”. T.C. Anayasası’nın 12 inci maddesine göre; “Herkes kişiliğine bağlı, dokunulmaz devredilmez, vazgeçilmez, temel hak ve hürriyetlere sahiptir.” Sosyal güvenlik hakkı, bireylerin geleceğe güvenle bakmalarını sağlayan bir insan hakkıdır. Aynı zamanda “sosyal güvenlik, sosyal hukuk devleti içerisinde yer alan ve bu ilkeyi oluşturan temel kavramlardan birisidir.” Bu esası göz önüne alan anayasa koyucu “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” başlığı altında sosyal güvenlik hakkını da düzenlemiş ve 60. madde ile “Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.” hükmünü getirmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve vazgeçilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmakla birlikte, Kanun koyucu değişik zamanlarda çıkararak 1479 sayılı Kanun’a eklediği ek geçici 13 ve geçici 18 inci maddeler ile 5510 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesinde belirtilen nitelikte sigortalılığın belli tarihlerden itibaren başlayacağı ve öncesine ilişkin sigortalılığın belli zamanlarda başvuru ve prim borçlarının ödenmesi şartlarının yerine getirilmesiyle sağlanacağı hükme bağlanmıştır.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.