Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/4245 E. 2023/4091 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4245
KARAR NO : 2023/4091
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI :

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; kurumun … sicil sayılı dosyada işlem gören … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. işyeri sigortalıları iken 29.10.2005 tarihinde maruz kaldığı iş kazası sonucu malul kalan … …’e 89.276,53 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 8.990,48 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini ve 24.406,95 TL hastane masrafı yapıldığını, olay nedeniyle düzenlenen müfettiş raporunda olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğini belirterek kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyda toplam 122.673,96 TL kurum zararının şimdilik 2/8’ine tekabül eden 30.668,49 tL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen açılarak taraflarına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 14.06.2013 havale tarihli ıslah dilekçesinde özetle, toplam 122.673,96 TL olan kurumu zararının şimdilik %70’ine tekabül eden 85.871,26 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili şeklinde davasını ıslah ettiği görülmüştür.

II. CEVAP
Davalı … ile … vekili cevap dilekçesinde özetle, dosyada bulunan taşeronluk sözleşmesine göre binanın dış cephe boya işi diğer davalı …’a taşeron olarak verildiğini, işçilerin güvenliğinin … tarafından sağlanacağı sözleşmeye yazıldığını, kazaya uğrayan sigortalı … … ile davalı şirket ve yöneticileri arasında mali ilişkinin olmadığını, sadece kazazede işçinin … şirket işçisi olarak bildirilmiş olması davalı şirket ve yöneticilerinin sorumlu hale getirdiğini, bu nedenle davlı şirket ve yöneticilerinin sorumlu olmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.11.2017
tarihli ve 2017/358 Esas, 2017/321 Karar sayılı kararıyla;
Davanın kısmen kabulü ile,
Davacı kurumun zararının, davalılar … … Ltd. Şti., … ve …’ın %60 lık kusur oranlarına denk gelen 73.694,37 TL’nin gelirlerin onay tarihinden, masrafların sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile davalılar … … San. Tic. Ltd. Şti., …, …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı kuruma verilmesine,
Davalı … yönünden davanın reddine, karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 02.03.2021 tarih, 2019/4426 Esas, 2021/2492
Karar sayılı Bozma ilamında;
2.1.Eldeki davada ise, davalılardan … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile … arasında asıl işveren taşeron iddiasının varlığı ile gerek ceza, gerek tazminat dosyaları irdelenerek incelenmeli, maddi olgu belirlenmeli ve davalıların tamamının davacı kurum karşısındaki konumu ve üçüncü kişi mi yoksa asıl işveren/taşeron olup olmadıkları hususunu net bir şekilde ortaya koyan davalıların kusur oran ve aidiyetlerini ve iç kusur durumlarını da irdeleyen ve olayın meydana geldiği iş kolunda iş güvenliği uzmanlarından bir kusur raporu aldırılmalı ve sonucuna göre yapılacak değerlendirmeye göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği kararıyla;
Somut olayda, kazalı … …’in 04.10.2005 tarihli bildirge ile … İnş. isimli şirketin çalışanı olduğu, 29.10.2005 tarihinde dış cephe boyası yaptığı esnada dengesini kaybederek düşerek yaralandığı, dosya içeriğinde ıslak imzalı olarak davalı …-…. isimli şirket ile davalı … arasında imzalanan taşeron sözleşmesinin mevcut olduğu, iş bu sözleşme ve ceza dosyasındaki davalı …’ın ifadesi birlikte değerlendirildiğinde davalılar … İnş. isimli şirket ile … arasında asıl … ilişkisinin varlığının gerçekleştiği kanaatine varıldığı, hükme esas alınan heyet kusur raporunda davalı …-…, şirketinin asıl işveren olarak %50 oranında kusurlu olduğu, alt işveren …’ın %10 oranında kusurlu olduğu, … … … … %10 oranında kusurlu olduğu, şirket ortağı olması nedeniyle davalı …’nin kusurunun … İnş. şirketinin kusuru içerisinde değerlendirildiği, kazalı … …’in %30 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle,
Davanın kabulü ile,
85.871,26 TL kurum zararının gelirler yönünden gelirlerin onay tarihinden itibaren, masraf ve ödemeler yönünden sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili; kusuru kabul etmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davalı … vekili; kusuru kabul etmediği, kazlının kendisinin işçisi olmadığını, sürekli iş göremezlik derecesini kabul etmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davalı … vekili; kusuru kabul etmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

Davalı … ile … Ltd. Şti. vekili; kusuru kabul etmediğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum sigortalısının 29.10.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle, sürekli iş göremez hale gelen sigortalıya bağlanan peşin sermaye değerli gelir, geçici iş göremezlik ve tedavi masraflarından oluşan Kurum zararının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428’inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439’uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanunu’nun 26’ıncı ve 87’inci maddeleri

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 ‘inci maddesi ile 439’uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.