Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/10296 E. 2023/583 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10296
KARAR NO : 2023/583
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2730 E., 2019/1141 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM :İstinaf başvurusunun düzeltilerek asastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 29 ncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 nci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.04.2018 tarihli ve 2017/21 Esas, 2018/110 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/3 üncü ve 220/7 nci maddeleri yollaması ile 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 /1-a-b-c-d-e, 53/3 ve 63 üncü maddesi uyarınc 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2018/2730 Esas, 2019/1141 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun; “sanık hakkında TCK’nın 314/2 nci maddesi uyarınca tayin edilen 5 yıl hapis cezasının, TCK’nın 220/7 inci maddesi uyarınca indirildikten sonra 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi gereği 1/2 oranında artırım yapılarak ‘1 yıl 18 ay’ hapis cezası olması gerektiği halde ‘2 yıl 6 ay’ hapis cezası olarak ve yine TCK’nın 62 nci maddesinin uygulanması suretiyle neticeten ‘1 yıl 13 ay’ hapis cezası yerine ‘2 yıl 1 ay’ hapis cezası olarak” yazılması,
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK’nın 53/1 inci maddesinin UYGULANMASINA,” cümleleri yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Sanığın lehine olarak ifade verecek tanıkların dinlenmesine yönelik talepte bulunulduğu halde, taleplerin gerekçe gösterilmeden reddedilmesi ile savunma hakkının kısıtlandığına,
2.Bank Asyada’ki hesap hareketlerinin 2013 yılı öncesine dayandığını ve işlemlerin rutin olduğu, ilk hesap açılışından itibaren hesap dökümlerinin dosyaya getirilmesi talep edilmiş ise de, talebin kabul edilmediği, talimat doğrultusunda para yatırmanın söz konusu olmadığı ve faaliyetleri hukuken sınırlandırılmamış bir banka ile çalışmasının hukuken aykırılık teşkil etmeyeceğine,
3.Sendikadan ayrılmak için üç kez dilekçe verdiğini, bu hususun mahkemece araştırılmadığı,
4.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Çardak İstasyon Şefi olarak görev yapmakta iken emekli olan sanığın örgütün finans kaynağı durumunda bulunan Bank … adlı bankada hesabının bulunduğu, bu hesaba örgüt elebaşısının talimatları doğrultusunda hesaplar açtırdığı, para yatırarak bakiyesini artırdığı ve böylelikle örgüte yardım kastıyla işlemler yaptığı, bu işlemlerin 22.01.2014 tarihinde 2.500 dolar karşılığı 5.603 TL’lik katılım hesabı açtırmak şeklinde olduğu, hesap bakiyesinin 2013 Aralık ayında 29.365 TL iken 2014 Ocak ayında 36.777 TL, Mart ayında 42.457 TL, Eylül ayında 66.238 TL olduğu, takip eden aylarda her ay belirli bir miktar bakiyenin arttığı, 2015 yılı Eylül ayında 86.434 TL’ye ulaştığı, 2006 Temmuz ayında ise bakiyenin 30.393 TL olduğu, sanığın yine örgütle iltisaklı olan ve örgüte üye kazandırmak ve örgütün gücünü arttırmak amacıyla kurmuş olduğu … Sendikasına üye olduğu, ByLock kullanıcısı olmayan sanığın örgütün mali kaynaklarından olan Bank Asyaya örgüt elebaşının talimat tarihinden sonra para yatırmış olması, örgüte müzahir sendika kaydının bulunması ve aleyhine tanık beyanlarının bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın örgütün nihai amacını bilerek hiyerarşiye dahil olduğuna, iradesini koşulsuz örgüte teslim ettiğine, örgütle organik bir bağ kurup örgüt üyesi olduğuna dair kesin bir delil bulunmadığı, ancak Bank Asyaya örgüt elebaşının talimat tarihinden sonra para yatırması, örgüte müzahir sendika üyeliğinin bulunması ve aleyhinde tanık beyanlarının olması nedenleriyle örgüte yardım kastını açıkça ortaya koyduğu, her ne kadar terör örgütü üyesi olmak suçlaması ile kamu davası açılmış ise de, sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım suçuna dönüştüğünün kabulü gerektiği değerlendirilerek, sanığın değişen suç niteliğine göre örgüte yardım suçundan cezalandırılmasına yönelik hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, “İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay, olgu ve hukuki nitelendirmede” bir isabetsizlik görülmemiş ancak,
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas – 2015/85 sayılı iptal Kararı ile TCK’nın 53/1 inci maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle, sanık hakkında bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi;
Sanık hakkında kurulan hükümde temel ceza 5 yıl hapis olarak belirlenip, TCK’nın 220/7 inci maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapıldıktan sonra sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip sonrasında 3713 sayılı Kanu’nun 5/1 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 1 yıl 18 ay hapis cezasına hükmolunması gerekirken 2 yıl 6 ay hapis ve TCK’nın 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim uygulandıktan sonra hapis cezasının “1 yıl 13 ay” olarak belirlenmesi yerine yazılı şekilde uygulama yapılmasının; Kanuna aykırı olduğu belirtilerek; bu aykırılığın giderilmesi için yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden CMK’nın 303/1 ve 280/1-a. maddeleri uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunmuş, hükmün (2), (3), (4) ve (6). bentlerinin tamamıyla çıkartılarak; yerlerine sırasıyla;
“Sanığa verilen cezanın TCK’nın 220/7 inci maddesi gereğince, yardımın niteliği ve derecesi dikkate alınarak takdiren 2/3 oranında indirilerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen cezanın 3713 sayılı Kanun’un 5/1 inci maddesi gereğince 1/2 oranında artırılarak 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerine göre verilen cezasından TCK’nın 62/1 maddesi gereğince taktiren l/6 oranında indirim yapılarak sonuç olarak 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık hakkında Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK’nın 53/1 inci maddesinin UYGULANMASINA,” cümleleri yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
BDDK’nun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş hesabına örgüt liderinin talimat verdiği tarihle uyumlu olacak şekilde 22.01.2014 tarihinde 2.500 dolar karşılığı 5.603 TL’lik katılım hesabı açan sanığın hesap bakiyesinin 2013 Aralık ayında 29.365 TL iken, 2014 Ocak ayında 36.777 TL, Mart ayında 42.457 TL, Eylül ayında 66.238 TL olduğu, takip eden aylarda her ay belirli bir miktar bakiyenin arttığı, 2015 yılı Eylül ayında 86.434 TL’ye ulaştığı, sanığın yine örgütle iltisaklı olan ve örgüte üye kazandırmak ve örgütün gücünü arttırmak amacıyla kurmuş olduğu … Sendikasına üye olduğu, sanığın Çardak istasyon şefi olarak görev yaptığı dönemde belediye başkanı olan tanık M.Ö.’ün sanığın sohbet adı altındaki toplantılara katıldığını bizzat gördüğü yönünde beyanda bulunduğu dikkate alındığında, silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.05.2019 tarihli ve 2018/2423 Esas, 2019/506 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.