Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1100 E. 2023/3589 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1100
KARAR NO : 2023/3589
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI :

Taraflar arasındaki, davacıya 01.07.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması ve 01.07.2014-01.03.2015 tarihleri arasında bağlanması gereken yaşlılık aylıklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespiti talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Türkiye’de çalışmalarının bulunduğunu, yurtdışı çalışmalarını 3201 sayılı Kanun’a göre borçlanmak için talepte bulunduğunu, borçlanma bedelini ödeyerek 23.06.2014 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, Almanya sigorta başlangıç tarihinin 28.02.1982 tarihi olduğu, yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının 40 yaş ve 5000 gün prim ödeme sayısı olduğunu, Kurum tarafından 01.04.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, oysaki 23.06.2014 tarihli talep doğrultusunda aylık bağlanması için Kuruma başvurduğunu, Kurum tarafından aylık talep koşulları bulunmasına rağmen talebinin reddedildiğini, 01.07.2014 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerekirken 01.04.2015 tarihinden itibaren aylık bağlandığını, Türkiye-Almanya … Sözleşmesi gereğince emeklilik koşullarının belirlenmesinde Almanya’daki sigorta başlangıcının esas alınması gerektiğini, sözleşmenin 29/4 üncü maddesinde “bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir … Sigortasına girişi bulunması halinde … girişi Türkiye sigortasına giriş olarak kabul edilir” hükmünün düzenlendiğini, bu nedenle 23.06.2014 tahsis talebi esnasında davacının aylık koşullarını taşıdığını belirterek, 01.07.2014-01.03.2015 tarihleri arasında bağlanması gereken yaşlılık aylıklarının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ödenmesi gerektiğini tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kurum tarafından davacıya 20.03.2015 tarihli tahsis talebine göre 01.04.2015 tarihinden itibaren aylık bağlandığının ve 23.06.2014 tarihli tahsis başvurusu olmadığının bildirildiği, birden çok kez yazışmaya ve davacı tarafından kuruma hitaben 23.06.2014 tarihli başvuru belgesi sunulmasına rağmen kurum tarafından başvuru bulunmadığının bildirilmesi nedeniyle bilirkişiden kurum kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi verilerek rapor alındığı, alınan raporda da 23.06.2014 tarihli tahsis başvurusu bulunmadığının bildirildiği, böylece diğer koşullar mevcut olsa bile 23.06.2014 tarihli tahsis başvurusu bulunmaması nedeniyle 01.07.2014 tarihinden itibaren tahsis koşullarının gerçekleştiğinin davacı tarafından ispat edilemediği kanaatine varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğunu, alınan 20.02.2020 tarhli bilirkişi raporunda da …’ne 23.06.2014 tarihinde şahıs evrakı işlendiğinin belirtildiğini, bu durumda anılan tarihte …’ne bir evrak verildiğinin anlaşıldığını, Kurumca bu evrak tahsis talebi değilse içeriğinin ne olduğunun bile ortaya konulamadığını, muhafaza ile yükümlü kurumun bu görevini ihmal ettiğini, 23.06.2014 tarihinde Kurum kayıtlarına şahıs evrakının işlenmiş olmasının bile davanın ispatı için yeterli olduğunu, 18.11.2020 tarihli bilirkişi ek raporunun ise hatalı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 01.07.2014 tarihi itibariyle davacıya yaşlılık aylığı bağlanması dava edilmiş ise de, talebe konu dönem için aylık bağlanması yönünde tahsis talebinin bulunmadığı, dolayısıyla davanın reddine ilişkin mahkeme kararı yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya 01.07.2014 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile 01.07.2014-01.03.2015 tarihleri arasında bağlanması gereken yaşlılık aylıklarının davacıya ödenmesi hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un ve 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.