YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4951
KARAR NO : 2009/9208
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine Kadastro Mahkemesinde açılan davada …Köyü 101 ada 107 parsel sayılı 33.642,26 m2 yüzölçümündeki ağaçlık ve … olarak Hazine adına tesbit edilen taşınmazın 2002 yılında kendisi tarafından önceki zilyetten satın alındığı ve kendisine ait olduğu iddiası ile dava açmıştır. Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, yine Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine ortada iki ayrı mahkemece verilen görevsizlik kararı bulunması nedeniyle merci tayini için dosya Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmiş ve 07.11.2006 tarih 2006/11250-14335 sayılı karar ile “kadastro tesbitinin 17.09.2004 tarihinde yapıldığı, davacının 24.02.2002 tarihli satış senedine dayandığı, kadastro tesbitinden sonra diğer haklar için açılan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi” gerektiği belirtilerek görevli mahkemenin belirlendiği, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne, 101 ada 107 parsele ilişkin kadastro tespit tutanağının iptaline, … bilirkişi krokisinde (A) ile işaretli 995,97 m2’lik bölümün orman niteliği ile Hazine, (C) ile işaretli 32.646,29 m2’lik bölümün ise davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yörede 1948, 1978 ve 2004 yıllarında yapılan orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece kurulan hüküm doğru değildir. Zira, eldeki dava kadastro mahkemesinden gönderilmiş ise de tapu iptali ve tescil davası niteliğinde olup öncelikle dava konusu olan taşınmazın tapu kaydının oluşturularak dosyaya gönderilmesi gerekmektedir. Ancak; mahkemece tapu kayıt örneği dosyaya getirtilmeden hüküm kurulmuştur. Ayrıca, uzman orman bilirkişi tarafından yörede değişik tarihlerde yapılan orman kadastro çalışmalarının tamamı kadastro çapı ile ölçekleri eşitlenmek sureti ile uygulama da yapılmamış olup orman kadastro çalışmasına ilişkin uygulama bu hali ile yetersizdir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmaza ilişkin tapu kayıt örneğinin dosyaya getirtilmesi, daha sonra ise önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın 1949,1978 ve 2004 tarihlerinde yapılan orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 04/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.