Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/6695 E. 2009/9218 K. 04.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6695
KARAR NO : 2009/9218
KARAR TARİHİ : 04.06.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Ziraat Bankası tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.09.2007 tarih 2007/10328-11409 sayılı bozma kararında özetle: “Dairemizin aynı nitelikteki dosyalarında yapılan iade kararları üzerine bilirkişilerden alınan ek raporlara göre bazı orman tahdit noktalarının tahdit haritasından farklı gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle 3 orman mühendisi ve … bilirkişi marifetiyle yeniden 1949 ve 1976 yıllarına ilişkin orman tahdit haritaları ile çalışma tutanaklarının uygulanarak çekişmeli taşınmazın konumunun belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … Köyü 958 parsel sayılı taşınmazın (A) harfli 3302,27 m2 bölümüne ilişkin tapu kaydının iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tesciline ve davlıların el atmalarının önlenmesine, davalı Banka üzerine konulan ipoteğin terkinine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Banka tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil ile elatmaının önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Orman Yönetiminin kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile açmış olduğu davada kurulan davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün temyiz edilmesi ile dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bozma ilamında belirtilen hususlarda mahkeme kararlarının bozulduğu, mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükmün temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Dairemizde aynı gün temyiz incelemesi yapılan aynı nitelikteki dosyalarda uzman orman yüksek mühendisi … biçer, … …, … … ile fenni bilirkişi … … tarafından düzenlenen raporlarda dosyada mevcut olan harita, kroki, pafta, açı ve mesafe değerlerinin esas alınarak 1949 yılına ilişkin orman tahdit hattını yeşil renkli çizgi ile, 1975 yılında yapılan çalışmayı kırmızı renkli çizgi ile arazi kadastro komisyonu tarafından geçirilen 1949 tahdit hattını … çizgi ile gösterdiklerini, yeşil renkli 1949 tahdit hattının aynen açı ve mesafelere uyulmak sureti ile oluşturulduğunu, ancak; bu hatta göre resmi belgelerde ormanlık alanda gözüken taşınmazların orman tahditi dışında kaldığı, yine resmi belgelerde açıklık alanda gözüken alanların ise orman tahditi içinde kaldığının belirlendiğini,1975 yılında yapılan aplikasyon tutanaklarında ise 1949 yılına ilişkin açı ve mesafelerin araziye uymadığının açıklanarak memleket haritası, … fotoğrafı ve arazi yapısı bitki örtüsü, meyil, … muhafaza özeliği, kullanım durumları göz önüne alınarak çalışmanın yapıldığının açıklandığı,
bozma ilamında belirtilen 5135 ila 5139 nolu orman tahdit noktalarının bozma öncesindeki raporlarda farklı yerlerde gösterilmelerinin sebebi ise orman tahdit haritasına sonradan işlenen arazi kadastro paftasının biraz kaydırılması nedeni ile olduğu, 5148-5149-5150 nolu orman tahdit noktalarının (1975 yılına ilişkin orman tahdit haritasında düze yakın bir hat olmasına rağmen) önceki bilirkişilerce kırık bir hat olarak çizilmesinin ise 1949 yılına ilişkin orman tahdit çalışma tutanağında “çiftliğin mezru ve gayri mezru arazileri ile meraların tahdit harici bırakılmasına” denildiği, buradaki mera ifadesinin 5149 nolu orman tahdit noktasında gözüken yıkık ahır yeri ile doğusundaki çitler ile çevrili hayvan ağıllarının bulunması nedeni ile 5149 nolu orman tahdit noktasının doğusu ve kuzeydoğusu ile kuzey, kuzeybatı bölümünün tanımlandığı, resmi belgelerde bu bölümün açıklık alanda kaldığı, bu bölgede mera olarak tanımlanabilecek başka bir alanın bulunmadığı, 5149 nolu orman tahdit noktasının tutanakta tarif edildiği gibi ahır kalıntılarının … fotoğrafında ve memleket haritasında kesin olarak belirlendiği, açıklanarak bozma öncesindeki orman bilirkişi raporlarına itibar edilmesi gerektiği belirtilmiş ve bu uygulamaları gösteren krokiler sunmuşlardır.
Yine … Köyü 890, 944, 948, 949 ila 956 parsellere yönelik olarak davacı … Yönetimi tarafından açılan dava aynı mahkemenin 2005/288 E. Sayılı dosyasında incelenmiş olu, temyiz incelemesi Dairemizin 2008/11866 E. sayılı dosyasında incelenmiş ve sözkonusu dosyada kadastro teknisyeni … Der, orman yüksek mühendisleri … … …, … … ve … … tarafından düzenlenen 20.7.2006 tarihli rapor ile dayanağı olan ek 1 nolu krokideki (memleket haritası ve … fotoğrafı ile desteklenen ve zemine de uygun olduğu anlaşılan) 1975 tahdit hattı esas alınarak uyuşmazlık çözümlenmiştir. Bu dosyadaki uzman orman bilirkişi kurulunun da çizdiği hatlar sözkonusu bilirkişi kurulunun çizdiği hatlar ile aynıdır. Ancak; buna rağmen uzman bilirkişilerce bozma öncesindeki raporlara itibar edilmesi gerektiği belirtilerek çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıkları yolunda açıklamalar yapılmıştır.
Sonuç itibarı ile memleket haritası ve … fotoğrafı ile desteklenen, zemindeki duruma da uygun olan 1975 yılına ilişkin tahdit hattı hem dosyadaki uzman bilirkişi kurulunca hem de dairemizin 2008/11866 E sayılı dosyasındaki uzman bilirkişi kurulu tarafından aynı şekilde çizilmiş olup artık bu bölgedeki uyuşmazlıkların mavi ile çizilen 1975 tahdit hattı esas alınarak çözümlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle; sözkonusu hatta göre … Köyü 958 parselin kabul edilen bölümden daha fazla bir bölümünün kesinleşen tahdit içinde kaldığı anlaşıldığından dosyanın uzman fenni bilirkişiye verilerek bilirkişilerce 1975 tahdit hattı olarak çizilen mavi hatta göre bu taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan ve kalmayan bölümlerinin belirlenmesi ve bunu gösteren rapor ve kroki düzenlemesi istenerek alınacak rapor ve krokiye göre davanın kısmen kabulü ile bu bölümler yönünden tapu kaydının iptali ile davalının bu bölümler üzerindeki elatmasının önlenmesine karar verilmesi yolunda hüküm kurulması, ayrıca tapu kaydındaki ipotek şerhi nedeni ile davada taraf olarak yer alan bankanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı … Yönetimi ve davalı Bankanın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 04.06.2009 günü oybirliği ile karar verildi.