YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3741
KARAR NO : 2006/9265
KARAR TARİHİ : 06.10.2006
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalı yanın satın aldığı mallara dair bakiye borcunu ödememesi nedeniyle aleyhine takip başlatıldığını, itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanca satılan mal bedellerinin müvekkilince ödendiğini ve borç kalmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüyle, davalının itirazlarının kısmen iptaline ve takibin 850.31.-YTL. asıl alacak ile 109.97.-YTL. işlemiş faiz yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 48 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan, reddedilen 3.332.-YTL.nin % 40’ı oranında tazminatın da davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi yönünden ise;
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda kendisine 2.200.000.000.-TL.ödeme yapılan …’in davacı alacaklı adına bu tahsilatı yaptığı belirlenmiş ise de, davacı şirket vekili … isimli şahsın şirket temsilcisi veya çalışanı olmadığını ve bu kişiye yapılan ödemenin müvekkiline yapılmış sayılmayacağını bildirerek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir.
O halde, mahkemece davacının rapora yönelik bu itirazları gözetilerek, anılan ödemelerle ilgili araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 06.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.