Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/4185 E. 2006/9287 K. 06.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4185
KARAR NO : 2006/9287
KARAR TARİHİ : 06.10.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketten kumaş satın ve teslim alan davalının fatura bedelini ödemediği gibi alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre takibe konu fatura içeriği malların teslimi ve bedellerinin ödenmediği yönünde ihtilaf bulunmadığı davalının malların ayıplı olması nedeniyle borca itiraz ettiği satım konusu mallarda sonradan ortaya çıkan gizli ayıbın BK.’nun 360 ve devamı maddelerine göre derhal satıcıya bildirilmesi gerekmekte olup, davalının fatura tanzim tarihinden 1,5 ay sonra takipten önce yaptığı ayıp ihbarının süresinde olduğu, davalının mallardaki ayıp nedeniyle reklamasyon faturasına maruz kalıp, bedelini ödediğini iddia ettiğinden söz konusu faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve bedelinin ödenip ödenmediğinin tesbiti yönünden davalı defterlerinde yapılmak istenen incelemeyi davacının istemediği, bu durumda davacının incelemeden kaçınarak davalının ayıp nedeniyle reklamasyon bedeli ödemediğini ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafından davalıya mal satıp, teslim edildiği ve satılan malların bedellerinin ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, dava konusu malların ayıplı olup olmadığı ve süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı kendisine teslim edilen satışa konu malların ayıplı çıktığını ve bu nedenle bedellerini ödemediğini savunduğuna göre bu savunmasını kanıtlamakla yükümlüdür.
O halde mahkemece, dava konusu malların ayıplı olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması davalıya bu yöndeki savunmasını kanıtlama olanağı tanınması, malların ayıplı olduğunun saptanması halinde TTK. 25/3.maddesinde öngörülen ayıp süreleri de gözetilerek deliller hep birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına, BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 6.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.