Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/5406 E. 2007/10130 K. 15.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5406
KARAR NO : 2007/10130
KARAR TARİHİ : 15.11.2007

Mahkemesi : … İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili davalı borçlu …’ya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde haczi düşmüş bulunan davalı …’e birinci sıranın verildiğini; yine hacizleri düşmüş bulunan diğer davalıların da sıra cetveline alındığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili yasal süre içinde satış istediklerini, bu aşamada kıymet takdirine yönelik itirazın sonuçlanmasının beklendiğini, kıymet takdir raporunun kesinleşmesine kadar geçen sürede satış isteme süresinin kesildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesince davalı …’in alacaklısı olduğu … İcra Müdürlüğü’nün 2004/1284 sayılı takip dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 28.06.2004 günü haciz konulduğu, 15.02.2006 günü adı geçen davalının vekili tarafından kıymet takdiri talebinde bulunulduğu ve buna vaki itiraz üzerine, 10.08.2006 günü avansı da yatırılmak suretiyle satış talebinde bulunulduğu; bu suretle haczin düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Sıra cetveline itiraz davaları kendilerine sıra cetvelinde pay ayrılan alacaklılara yöneltilmelidir. Davalılar … ile …’ya sıra cetvelinde pay ayrılmadığı gibi, davalı … da alacaklı olmayıp, borçludur. Adı geçenler hakkındaki davanın gerek hukuki yarar yokluğundan ve gerek husumetten reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle esastan reddinde isabet görülmemiştir.
2- Taşınmaza kıymet takdir edilmesi satışa hazırlık niteliğindeki işlemlerden olup, buna yönelik istem, ayrıca bir talep olmadıkça İcra ve İflas Kanunu’nun 106 ncı maddesindeki süreyi kesmez. Kıymet takdiri talebi satış talebi olarak kabul edilemez. Yerleşik Yargıtay uygulaması da bu yöndedir (bkz., HGK., 17.05.1989 t., 12-226 E., 368 K.).
Açıklanan durum karşısında davalı takip dosyası bakımından İcra ve İflas Kanunu’nun 106 ncı maddesindeki sürenin geçtiğinin kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.