Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2023/1426 E. 2023/5018 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1426
KARAR NO : 2023/5018
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
İNCELEME KONUSU KARAR : Görevli mahkemenin tespitine ilişkin

Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2020 tarihli ve 2020/457 Değişik iş sayılı Kararı ile … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2018/563 Esas, 2020/224 sayılı görevsizlik Kararına yapılan itirazın kabulüne karar verilmiş, verilen bu kararın kesin olduğu anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 27.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165511 sayılı yazısı ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KYB-2022/165511 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, … Cumhuriyet Başsavcılığının 13/02/2018 tarihli ve 2014/2324 soruşturma, 2018/259 esas, 2018/254 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yargılaması sonunda, olay günü sanıkların … ı ve sanık …’ın … ‘ı hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladıkları, dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu raporlarına göre, … ‘ın bel bölgesinde yer alan ateşli silah yaralanması sebebiyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, … ‘ın ise toraks, batın ve kafa bölgesinde yer alan ateşli silah yaraları sebebiyle basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek, kemik kırığına ve organlardan birinin işlevinin sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı, sanıkların ateşli silahla yakın mesafeden birden çok kereler ateş etmesi, mağdurların kaçtıkları yöne doğru ilerleyen 7 adet kartuşun bulunması, mağdurların atışlardan kaçarak kurtulmaları, hayati bölgelerinden ateşli silah yarası almaları ve tarafların aralarında önceden husumet bulunması gözetilmek suretiyle, sanıkların suça konu eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1 ve 35. maddeleri kapsamında “kasten öldürmeye teşebbüs” suçunu oluşturup oluşturmayacağı yönündeki değerlendirmenin üst dereceli mahkeme olan ağır ceza mahkemesince yapılmasının olayın oluşuna uygun olacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
… Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2018 tarihli ve 2018/1607 Soruşturma, 2018/562 Esas, 2018/547 numaralı İddianamesiyle kasten yaralama suçundan sanık …’nin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 35 inci maddesi (mağdur …’e karşı), sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 35 inci maddesi (mağdur …’e karşı), sanık …’nin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi (mağdur …’a karşı), 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi (mağdur …’ye karşı), sanık …’nin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi (müşteki …’e karşı), 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi (müştekiler … ve …’e karşı), 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi (mağdurlar …, …, … ve …’a karşı), sanık İlyas’ın 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi (mağdur …’ye karşı), sanık …’ın 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 35 inci maddesi (mağdur …’e karşı), sanık …’in 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 35 inci maddesi (mağdur …’e karşı), sanık …’nin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi ve 35 inci maddesi (mağdur …’e karşı), sanık …’ın 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi (mağdur Hacı’ya karşı) uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2020 tarihli ve 2018/563 Esas, 2020/224 sayılı Kararı ile “aralarında husumet bulunan taraflardan ateşli silahla yakın mesafeden birden çok kereler ateş edilmesi, mağdurların kaçtıkları yöne doğru ilerleyen 7 adet kartuşun bulunmasından anlaşılacağı üzere süregelen atışlardan mağdurların kaçarak kurtulmaları, mağdurların hayati bölgelerinden ateşli silah isabeti aldıkları ve hayati tehlike geçirdikleri birlikte dikkate alındığında, sanıklar … ve …’nin mağdurlar … ve …’e yönelik eylemlerinin TCK’nın 81 ve 35. maddelerinde tanımlanan kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturabileceği, sanıkların eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçu kapsamında kalıp kalmayacağı hususunda delilleri değerlendirme ve takdir yetkisinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu” gerekçesiyle 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 12 nci maddesi gereğince yargılama yapma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu, diğer mağdur sanıkların da aynı olaydan kaynaklanan karşılıklı eylemler sebebiyle yargılandıkları ve eylemleri arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle dosyanın görevli ve yetkili Mardin Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Sanıklardan … müdafiinin görevsizlik kararına vaki itirazı üzerine Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2020 tarihli ve 2020/457 Değişik iş sayılı Kararı ile yaralanmaların uzak mesafeden av tüfeği ile ateş edilmesi sonucu gerçekleştiği gerekçesiyle itirazın kabul edilerek görevsizlik kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır.
İncelenen dosya içeriğine ve iddianamede olayın anlatılış biçimine göre; mağdurlardan …’in olay yerinden geçerken kavgayı ayırmak için arabadan indiği esnada sanık …’nin av tüfeği ile açtığı ateş sonucu yaralandığı, adli tıp ve doktor raporlarında mağdurun kafa, göğüs ve batın bölgelerinden ateşli silah saçma taneleri ile yaralandığı ve saçmaların batına nafiz olduğu, sağ gözde görme kaybı oluştuğu, yaralanmaların mağdurun yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede hafif olmadığı, kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek nitelikte olduğu, mağdurlardan …’ın olay yerinde olduğu esnada sanık …’nin av tüfeği ile ateş etmesi sonucu yaralandığı, adli tıp ve doktor raporunda sağ kalça kısmında çekirdek girişinin olduğu ve yaralanmasının mağdurun yaşamını tehlikeye soktuğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede hafif olmadığı anlaşılmakla, sanıklardan … ve …’nin mağdurlar … ve …’e yönelik eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 81 inci ve 35 inci maddeleri uyarınca kasten öldürmeye teşebbüs suçu kapsamında kalıp kalmadığı hususunda delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli ağır ceza mahkemesince yapılması gerektiğinden kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2020 tarihli ve 2020/457 Değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.