Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/2794 E. 2023/2134 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2794
KARAR NO : 2023/2134
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Niğde Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.03.2021 tarihli ve 2020/13392 Esas, 2021/4810 Karar sayılı kararı ile. ”….Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin ‘…01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz…’ bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu….” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında basit yargılama usûlünün uygulanmasına karar verilmekle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli kararı kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 04.11.2021 tarihli kararıyla sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi somut bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Niğde Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan sanığın 06.01.2015 günü saat 21.00 sayımında kurumda bulunmadığının belirlenmesi nedeniyle firar ettiği iddiasına ilişkindir.
2. 06.01.2015 tarihli tutanakta, sanığın saat 21.00 sayımında olmadığının tespit edildiği, kurum garnizonu içerisinde yapılan tüm aramalara ve anonslara rağmen bulunamadığının belirtildiği tespit edilmiştir.
3. Dava dosyası içerisinde yer alan yakalama tutanağına göre, 09.01.2016 günü firari olan sanığın ikametgahında bulunduğu ihbarı üzerine söz konusu yere gidildiğinde, sanığın ev içerisinde bulunup görevlilerin yanına gelmesinin sağlandığının belirtildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın bulunduğu açık ceza infaz kurumunda yapılan sayımda bulunmadığı ve cezaevinden firar ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık hakkında Niğde (kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/13 E. sayılı ilamıyla 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Dava dosyası içerisinde yer alan 09.01.2016 tarihli yakalama tutanağına göre, “… cezaevi firarisi olan … isimli şahsın su an adresinde olduğunun bildirilmesi üzerine söz konusu yere gidildiğinde, kapıya sanığın babasının çıktığı ve oğlu olan firari sanık kendisine sorulduğunda, ev içerisinde bulunduğunu söylediği ve sanığın da kapıya polis memurlarının yanına gelinmesinin sağlandığına …” dair tutanak ile sanığın alınan savunmalarında polisi arayarak kendisinin teslim olduğuna dair beyanı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın firarından sadece 3 gün sonra teslim olmasına dair yakalama tutanağının sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 293 üncü maddesinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, aynı Yasanın 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince kazanılmış hakkı gözetilerek Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.