YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/570
KARAR NO : 2023/1628
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müşteki 25.07.2014 havale tarihli dilekçesi ile; alacaklı şirket tarafından … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2014/3733 Esas sayılı dosyasında … Otom. …. Petrol Ürünleri Konfeksiyon … Tic.Ltd.Şti. aleyhine icra takibi yapıldığını, yapılan icra takibinin semeresiz kaldığını, alacaklı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, şirket yetkilisi olan sanık hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 345/a maddesi gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.
2…. 1. İcra Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan neticeten 160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3…. 1. İcra Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli kararının sanık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 24.05.2018 tarihli ve 2016/15852 Esas, 2018/6244 Karar sayılı kararı ile “…Anayasa’nın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde belirtilen adil yargılanma hakkı gözönünde bulundurularak, duruşma davetiyesinin ya da mahkeme kararının sanığın terk ettiği ileri sürülen şirket adresine Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılan tebligatlar geçersiz olup, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. Bu sebeple borçlu şirket yetkilisi olan sanığa Tebligat Kanunu’nda 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı kanunla yapılan değişiklikler de dikkate alınmak suretiyle, tespit edilecek adresine yeniden usulüne uygun duruşma davetiyesinin tebliğini müteakip yargılamaya devam edilmesi gerekirken, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, kabule göre de; 1-İİK’nın 345/a maddesinde düzenlenen “sermaye şirketinin iflasını istememek” suçunun oluşabilmesi için, aynı Kanun’un 179 ve 6102 sayılı TTK’nın 376. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle, borçlu şirket hakkındaki kesinleşmiş icra takip dosyalarında bunlarla belirlenecek mevcut borçlar da getirtilerek, ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları esas alınarak karşılaştırılmalı bilirkişi incelemesi yaptırılıp, şikayet tarihi olan 25.07.2014 tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı saptanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, sadece 2014 yılı kurumlar vergisi beyannamesi esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre yerinde görülmeyen gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, …3-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 25.07.2014 yerine 20.05.2014 olarak yazılması,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4…. 1. İcra Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında sermaye şirketinin iflasını istememek suçundan, sanığın beraatine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Müşteki vekilinin temyiz isteği, dosya kapsamında 30.06.2015 ve 20.07.2019 tarihlerinde aldırılan bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere, sanık ticari defterlerinin bulunmadığından bahisle inceleme yapılamadığı, sanığın ticari defterlerini dosyaya sunmadığı ve dosyayı sekteye uğrattığı, sanıkların bilerek ve alacaklılarını zarara uğratmak kastıyla ticari defterlerini mahkemeye sunmadığı, bununla birlikte mahkemece sanığa yapılan ihtaratta söz konusu ticari defterleri sunmaktan imtina ettiğinin kabul edileceği hususunun da ayrıca ve açıkça belirtildiği, sanıkların tüm bankalardaki hesap hareketlerinin incelendiği, hesaplarda para olmadığı ve borçlu … Oto Nak.Pet.Ür.Konf.Tic.Ltd.Şti. tarafından borç ödemeleri ile ilgili kayda rastlanmadığı, sanıkların ticareti terk etmiş olduğunun ve alacaklıların zararına hareket ettiğinin açık olduğu, şikayet konusu icra dosyası kapsamında borcun ödenmediği, alacaklı şirketin zararlarının karşılanmadığı, tüm dosya kapsamında mevcut deliller ışığında sanıkların söz konusu suçları işlediklerinin sabit olduğu, hukuka aykırı kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, alacaklı tarafından yapılan icra takibinin semeresiz kaldığı, alacaklı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı, şirket yetkilisi olan sanığın sermaye şirketinin iflasını istemediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında mahkumiyete yeterli delil elde edilemediğinden beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2. Müşteki vekilinin, dosya kapsamında 30.06.2015 ve 20.07.2019 tarihlerinde aldırılan bilirkişi raporlarından anlaşıldığı üzere, sanık ticari defterlerinin bulunmadığından bahisle inceleme yapılamadığı, sanığın ticari defterlerini dosyaya sunmadığı ve dosyayı sekteye uğrattığı, sanıkların bilerek ve alacaklılarını zarara uğratmak kastıyla ticari defterlerini mahkemeye sunmadığı, bununla birlikte mahkemece sanığa yapılan ihtaratta söz konusu ticari defterleri sunmaktan imtina ettiğinin kabul edileceği hususunun da ayrıca ve açıkça belirtildiği, sanıkların tüm bankalardaki hesap hareketlerinin incelendiği, hesaplarda para olmadığı ve borçlu … Oto Nak.Pet.Ür.Konf.Tic.Ltd.Şti. tarafından borç ödemeleri ile ilgili kayda rastlanmadığı, sanıkların ticareti terk etmiş olduğunun ve alacaklıların zararına hareket ettiğinin açık olduğu, şikayet konusu icra dosyası kapsamında borcun ödenmediği, alacaklı şirketin zararlarının karşılanmadığı, tüm dosya kapsamında mevcut deliller ışığında sanıkların söz konusu suçları işlediklerinin sabit olduğu, hukuka aykırı kararının bozulması gerektiğine ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı ve eylemin sübut bulduğunun saptanamadığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; … 1. İcra Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2018/874 Esas, 2022/166 Karar sayılı kararında müşteki vekilince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden müşteki vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.