Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7122 E. 2023/5838 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7122
KARAR NO : 2023/5838
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.03.2015 tarihli ve 2013/4816 Soruşturma, 2015/238 Esas, 2015/19 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/51 Esas, 2016/26 sayılı Kararı ile sanığın eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 150 tam gün karşılığı 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, suç işleme kastının olmadığı, beraatine karar verilmesi gerektiği ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihlerinde kooperatif yönetim kurulu başkanı olduğu, kooperatifin banka hesabına fidan üretim işi karşılığında İl Orman İşletme ve Orman Fidan Müdürlüğünce 120.561,10 Türk lirası ödeme yapıldığı, bu paradan istihkak sahiplerine 345 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hükümleri uyarınca orman kooperatifi ödeme cetveli ile yapılması gerekirken kooperatife ait tüm evrak ve belgelerde böyle bir ödeme cetveline rastlanılmadığı, sanığın kooperatifin giderleri için 99.370,35 Türk lirası karşılığında belgeli harcamada bulunduğu ancak 21.190,75 Türk lirasına ilişkin olarak herhangi bir harcama belgesinin bulunmadığı, bu miktarın sanığın zimmetinde bulunduğu iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
Mahkemece; suça konu paranın sanık tarafından kooperatif giderleri için harcandığının tanık beyanı ve belgelerle ispatlandığından bahisle sanığın uhdesinde kooperatif parasının bulunmadığı ancak ödemeleri usûlüne uygun olarak yapmaması ve evrakı düzenli tutmaması sebebiyle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, kooperatif yönetim kurulu başkanı olan sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturmanın izne tabi olmadığı, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çankırı Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/51 Esas, 2016/26 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği ile dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.