Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8668 E. 2023/1666 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8668
KARAR NO : 2023/1666
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki icra emrine itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne, takibin durdurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin hakkında … 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 27.12.2018 tarih ve 2015/237 Esas sayılı kararı ile iflasına, iflasın aynı tarih ve saat 12:08’de açılmasına karar verildiğini, iflas tasfiyesinin devam ettiğini, İİK m. 193 uyarınca müvekkili aleyhine iflasın tasfiyesi müddetince takip yapılamayacağını iddia ederek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklılar vekili cevap dilekçesinde; iflas kararının kesinleşmediğini, takibin işçilik alacağına ilişkin olduğunu, davanın da icra takibini sürüncemede bırakmak için açıldığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK M. 193/2 uyarınca İflas kararının kesinleşmesi ile icra takiplerinin düşeceği, somut olayda davacı hakkında verilen iflas kararının henüz kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi boçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili hakkında tesis edilen iflas kararının kesinleştiğini ve 2. alacaklılar toplantısının yapıldığını, takibe konu alacağın işçilik alacağı olmayıp, destekten yoksun kalma ve manevi tazminata ilişkin olduğunu aksi kabul edilse dahi işçilik alacakları için iflastan sonra takip yapılabileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK’nın 193. maddesinde “İflasın açılması ile borçlu aleyhine haciz yoluyla başlatılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takiplerin duracağı, iflas kararının kesinleşmesi ile de bu takiplerin düşeceği ve iflasın tasfiyesi müddetince müflise karşı 1. fıkradaki takiplerden hiçbirinin yapılamayacağı” düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin istisnası olarak madde kapsamında; “Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edileceği” belirtildiği, iflasın açılması ile duracak takipler, müflisin masaya giren mal varlığı ile ilgili takipler olduğu, somut olayda, borçlu şirket hakkında … 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/237 E. ve 2016/22 K. sayılı 27.12.2018 tarihli kararında “iflasına” ve “iflasın açılmasına” karar verildiği, kararın kesinleşmediği, İİK. 193 maddesi uyarınca, “iflasın açılması halinde borçlu aleyhine haciz yolu ile yapılan takiplerin duracağı..” gösterilmiş olup, ipotekli takiplerin istisna olduğu, ancak bu istisna hükmüne işçi alacaklarının dahil olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kabulüne, takibin durdurulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklılar temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı alacaklılar temyiz dilekçesinde; iflas kararının kesinleşmediğini, İİK 193/2 uyarınca takibin yalnız iflas kararının kesinleşmesi ile düşeceğini, takibe dayanak ilamda alacağın davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesine karar verildiğini, takibin ayrılmasının mümkün olmadığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iflas kararından sonra açılan takibin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 193. Maddesi ve ilgili yasa maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, temyiz edenin sıfatına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklıların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.