YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/315
KARAR NO : 2023/5557
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/486 Esas, 2014/294 Karar
SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2013 tarihli ve 2013/8497 Soruşturma, 2013/3166 Esas, 2013/155 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2.Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2013 tarihli ve 2013/225 Esas, 2013/197 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 155 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın açılmasına karar verilmiştir.
3.Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2014 tarihli ve 2013/486 Esas, 2014/294 sayılı Kararı ile sanık hakkında son soruşturmanın açılması kararındaki 2 ve 6 no.lu eylemleri bakımından görevi kötüye kullanma ve güveni kötüye kullanma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları, son soruşturmanın açılması kararındaki 1, 3, 4 ve 5 no.lu eylemleri sebebiyle zincirleme biçimde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanların temyizi, sanığın üzerine atılı suçların sübut bulduğuna, mahkumiyet yerine beraat kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Bursa Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, davacı vekili sıfatıyla takip ettiği Bursa Asliye 1. Ticaret Mahkemesinin 19.03.2008 tarihli ve 2007/109 Esas, 2008/139 sayılı Kararı ile katılanlar lehine hükmedilen mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin icra takibi başlatmayarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, alacaklı şirket vekili sıfatıyla başlattığı Bursa 8. İcra Müdürlüğünün 2012/5103 sayılı icra dosyasında 18.04.2012 tarihli reddiyat makbuzu ile 27.817,11 TL tahsil ettiği hâlde, gecikmeli olarak 09.07.2012 tarihinde 22.100 TL ödeme yaparak bakiye kısmı uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işlediği iddiasıyla cezalandırılması talep edilmiştir.
Mahkemece; dava ile icra takibinin farklı hukuki işlemler olup ayrı anlaşma gerektirdiği kabul edilerek kararın icraya konulması hususunda taraflar arasında yapılmış bir anlaşma bulunduğuna dair delil olmadığı, sanığın, icra dosyasından tahsil ettiği parayı iade etmek için katılanlardan Beyhan’a 20.04.2012 tarihinde mesaj çektiğini ve mail attığını, 04.07.2012 tarihli ihtarname ile bildirilen banka hesap numarasına 10.07.2012 tarihinde 22.110 TL ödeme yaptığını, kalan bakiye kısmın vekalet ücreti ile karşı tarafa ödenen harç ve karşı vekalet ücreti olduğunu savunması karşısında, paranın tahsil edildiği tarih olan 18.04.2012 ile kısmi ödeme tarihi olan 10.07.2012 arasında geçen sürenin arada yapılan haberleşmeler de dikkate alındığında makul süre sayılması gerektiği gerekçeleriyle sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddiası sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1.Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanların temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2.Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde ise;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.02.2014 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle anılan hükme yönelik katılanların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.04.2023 tarihinde karar verildi.