YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16421
KARAR NO : 2009/17836
KARAR TARİHİ : 03.12.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Derin Kuyu mevkii 1816 ada 7 parsel sayılı 345481,79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz içinde ev olan zeytinlik niteliğiyle T.Sani 1940 tarih ve 7 sıra numaralı tapu kaydı ve 177 yazım numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığından, aynı köy 1816 ada 8 parsel sayılı 252648,83 m2 yüzölçümündeki zeytinlik nitelikli taşınmaz ile 1816 ada 9 parsel sayılı 180360,89 m2 yüzölçümündeki içerisinde ev su sarnıcı bulunan zeytinlik nitelikli taşınmazlar ise dava dışı aynı ada 10 sayılı parsel ile bir bütün olarak Şubat 1958 tarih 87 ve Mayıs 1959 tarih ve 292 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından söz edilerek … adına tesbit edilmiştir. Hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve davacılar yararını kazanma koşullarının bulunmadığı, tesbitlerinin iptali ve Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE ve çekişmeli parsellerin tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1968 yılında yapılıp 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1991 yılında yapılıp, 1992 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin yörede 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı ve kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtları kapsamında kaldığının belirlendiği gerekçesiyle Hazinenin davasının reddine karar verilmişse de,
Çekişmeli parsellerin bulunduğu Akyeni köy köyünde 1964 ve 1965 yıllarında yapılan genel kadastroda çekişmeli parsellerin ne gibi bir işleme tabi tutulduğu, tapulama dışı bırakıldı ise nedeni, tapuluma dışı bırakılmasına ilişkin bir itiraz yada dava bulunup bulunmadığı, var ise tapulama komisyonunca verilmiş bir … yada mahkeme kararı bulunup bulunmadığı, çekişmeli parsellerin davalılar adına yapılan tesbitinin ikinci kadastro olup olmadığı, kadastro tesbitlerine esas alınan tapu kayıtlarının bu işlemlerde niçin uygulanmadığı araştırılmamış, kadastro tesbitlerine esas alınan tapu kayıtları ilk tesislerinden itibaren, miktar ve sınır değişikliklerini evrakı müsbiteleri ile birlikte içerecek biçimde getirtilmemiş, keşifte dinlenen yerel bilirkişiler tapu kayıtlarının birkaç sınırlarını bilip, diğer sınırlarını bilemedikleri halde, tapu kayıtlarının bu parselleri kapsadığı kabul edilmiş, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmemiş, tapu kayıtlarının sınırlaması itirazsız kesinleşmiş devlet ormanı
içinde kalan yada devlet ormanından sonra gelen sınırları itibariyle değişebilir nitelikte sınır içerdiği halde kayıt fazlasının nereden kaynaklandığı, sınırdaki ormandan açılıp açılmadığı, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddelerince orman olarak sınırlandırılacak yerlerden olup olmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığı yöntemince saptanmamış, taşınmazların geniş yüzölçümü dikkate alındığında, bitki örtüsünün, fiili durumu ve … yapısının çekişmeli parsellerin birbirinden farklı özellik taşıyan bölümleri için yeterince aydınlatıcı ve detaylı bilirkişi raporu alınmamıştır.
Çekişmeli parselin bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1968 yılında seri usulüne göre, her hangi bir köy yada belde sınırı esas alınmadan ve isimleri belirlenen orman bazında yapılıp 1969 yılında kesinleşmiştir. Daha 1991 yılında çalışan orman kadastro Komisyonunca, her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu yapılmayıp, sadece aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B Madde uygulaması yapılmıştır. Başka bir deyişle, 1968 yılından sonra çekişmeli taşınmazların orman niteliğini belirleyen bir çalışma bu güne kadar yapılmamıştır. 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Madde 1. fıkrası “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2’nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” Hükmü getirilmiş ve bu hükümle daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini … ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin (a) bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,”ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür.
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerdir. Orman Yasasının 1. Maddesinin 2. fıkrasının İ bendi “Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel yasası gereğince Devlet Ormanından tefrik edilmiş ve imar ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile 09.07.1956 tarih ve 6777 Sayılı Kanunda tasrih edilen yabani ve aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar”ın orman sayılmayacağı, kabul edilmişse de, çekişmeli taşınmazlar için 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre oluşturulmuş bir tapu kaydına da dayanılmamıştır.
Bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi % 12’yi geçen yerler orman ve … muhafaza karakteri taşıdığından aynı yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılır.
O halde, mahkemece öncelikle;
1- Tapu sicil müdürlüğünden gönderilen bu köye ai 4, 9, 10 numaralı parsellerin tapu kayıtlarından, Didim Akyeni köyde 1964 ve 1965 yıllarında genel kadastronun yapılıp, kesinleşerek 20.03.1965 tarihinde tapuya tescil edildiği, ancak 2003 yılında da yine bu köyde … bir kadastro yapıldığı ve dava konusu parseller ile birlikte 1816 adada bulunan diğer 2, 3, 4, 5, 6, 10, 11 ve 12 parsel sayısı ile kadastro tesbit tutanaklarının düzenlendiği belirtilerek, 1816 adadaki bu parsellerin 1964 ve 1965 yıllarındaki genel kadastroda ne gibi işlem gördüğü, tesbit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmişsi ise daha sonra bu tesbitlerin iptal nedeni, tesbit dışı bırakılmasına ilişkin Tapulama Komisyonu yada Mahkeme kararı bulunup bulunmadığı, taşınmazların hangi nedenle tesbitinin yapıladığı yada tesbit dışı bırakıldığı, Bölge Kadastro ve Tapu sicil Müdürlükleri ile Yerel Kadastro Müdürlüğü ve Tapu sicil Müdürlüklerinden sorularak ilgili mahkeme kararları ve komisyon kararları getirtilmeli,
2-a) Kadastro Mahkemesinin 2003/6 Sayılı dava konusu edilen 1816 ada 2 Sayılı Prasele uygulanan T. Sani 1319 tarih 29, Mayıs 1336 tarih 22, T. Evvel 1940 tarih 123 numaralı tapu kayıtlarının,
b) Kadastro Mahkemesinin 2003/6 sayılı dosyasında dava konusu edilen Akyeni köyü 1816 ada 3 ve 4 sayılı parsele uygulanan Şubat 1336 tarih 51 ve 52, Şubat 1937 tarih 64 numaralı tapu kaydının,
c) Kadastro Mahkemesinin 2003/6 sayılı dosyasında dava konusu edilen … 1816 ada 5 ve 6 sayılı parsele uygulanan Şubat 1330 tarih 63, Şubat 1936 tarih 8, Ekim 1947 tarih 33 sıra numaralı tapu kayıtları,
İlk tesisinden itibaren tüm miktar ve sınır değişikliklerini evrakı müsbitesi ile birlikte içeren tüm tedavülleri ve 1936 tarihli beyanname ve ifraz krokileri(kişilerin tasarruflarındaki yerler belirlenerek tecviz bedeli ödenmesi sırasında oluşturulan ifraz krokisi), Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Daire Başkanlığı, Tapu Kadastro Bölge Müdürlüğü ve yerel tapu idaresinden ayrı ayrı getirtilmeli,
3-a) Çekişmeli parsellerin bulunduğu köyde 1968 yılında seri usulle yapılan orman kadastrosuna ve 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B işlemine ilişkin işe başlama, çalışma ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile çekişmeli yerleri orman sınır noktaları ile birlikte gösteren orman kadastro haritası renklendirilmiş onaylı fotokopisi,
b) En eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafının, 2003 yılındaki kadastroya en yakın tarihli olan … fotoğrafları,
c) Çekişmeli parseller ve geniş çevresini münhanileri, sembolleri ve tasarruf çizgileri ile birlikte gösteren ve fotogometri yöntemi ile düzenlenen 1/5000 ölçekli paftaları,
d) Çekişmeli parsellerin bulunduğu yerde 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göre yabani zeytinliklerin ıslahı ile ilgili bir çalışma yapılıp yapılmadığı sorularak, böyle bir çalışma var ise ilgili tutanak ve haritaları,
ilgili yönetimlerden getirtilip dosyasına eklenmeli,
4- Kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtlarının sınırlarını bilebilecek yeterince yaşlı yerel bilirkişiler yöntemince saptanmalı, bu konuda tarafların tanıklarının bildirmesi için olanak verilmeli ve dosya bu şekilde keşfe hazırlanmalı,
Daha sonra, mahkemece önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, üç ziraat uzmanı, bir jeolog bilirkişi, bir arkeolog, bir harita mühendisi ve yeterince … elemanı bilirkişi aracılığıyla, geniş alanların ölçümünde kullanılacak teknik aletlerde de temin edilerek yeniden yapılacak inceleme ve keşifte orman kadastrosuna ilişkin tüm haritalar ve tutanaklar ile kadastro paftası, 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde,ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; parsellerin … yapısı bitki örtüsü, üzerindeki muhdesat, ağaçların sayısı, dağılımı, kapalılık oranı, … ağaçlarının kök yaşı ve aşı yaşı, sayısı dağılımı, kendiliğinden yetişip yetişmediği, birbirinden farklılık arz eden bölümlerinin eğimi, detaylı olarak saptanmalı, getirtilen tapu kayıtları ile dosyadaki vergi kayıtları yöntemince uygulanmalı sınırları detaylı olarak yerel bilirkişilere tarif ettirilmeli, bilinmeyen sınırlar konusunda taraf tanıklarının bilgileri sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri getirtilen komşu parsel kayıtları ve bu parsellerin dayanak kayıtları ile denetlenmeli, , vergi kayıtlarının zilyetlikle birleşmediği sürece değer taşımayacağı, tapu kayıtlarının devlet ormanı sınırları içinde kalan yada devlet ormanından sonra gelen sınırları itibariyle değişebilir nitelikte sınırlar içerdiğinden, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek belirleneceği gözetilerek, sabit şahıs sınırlarından başlanarak sanırları ve yüzölçümü ile kapsadığı alan belirlenerek, bilirkişilere krokilerinde işaretlettirilmeli, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazların konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına ve uygulanan en eski tarihli memleket haritasına göre konumunu … parsellerle birlikte, tapu kayıtlarının sınırları ve haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli,
Şayet araştırma sonunda çekişmeli parsellerin tamamı yada bir bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı belirlendiği taktirde bu bölümler ile kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında ve dayanılan tapu kayıtlarının miktarlarınca kapsadığı alanlar dışında kalan ancak orman sayılan yerlerden olduğu saptanan, 4999 Sayılı Yasa ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre orman olarak sınırlandırılması gereken bölümlerine ilişkin davanın kabulüne ve bu bölümlerin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmelidir.
Yapılan araştırma sonunda çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında ve dayanılan tapu kayıtlarının miktarlarınca kapsadığı alanlar dışında kalan bölümleri için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarını araştırılması gereklidir.
Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisi, jeolog Bilirkişi ve arkeolog bilirkişiye inceleme yaptırılıp, parsellerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, imar ihyaya konu edilip edilmediği, edildi ise imar ihyanın bitip bitmediği, bitti ise tarihi, kaç yıl ne şekilde zilyet edildiği, bu zilyetlik şeklinin taşınmazın ekonomik amacına uyun olup olmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı, parsellerin bir birinden farklılık gösteren bölümlerinin eğimleri, … yapısı bitki örtüsü, çevresi, üzerindeki ağaçların sayısı, kök ve aşı yaşı, kapalılık oranı ve hakim ağaç türü, birbirinden farkılılık gösteren bölümlerin ayrı ayrı eğimleri, detaylı olarak saptanmalı, Arkeolojik Sit alanı veya bunların koruma alanı olup olmadığı belirlenip, bu yolda müşterek rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; çekişmeli parselleri sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazların başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14.maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler ve bayiler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve susuz olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksin araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.