Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/14105 E. 2023/821 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14105
KARAR NO : 2023/821
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Red

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nin kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu … hakkında takip yaptıklarını, takibin kesinleştiğini, borçlunun alacaklılardan mal kaçırma amacıyla adına kayıtlı iki adet aracı davalılar … ve …’a ayrı ayrı satıp devrettiğini ve devirlerin muvazaalı olduğunu belirterek yapılan tasarrufların iptali ile icra takip dosyasında araçlar ile ilgili haciz yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde; satışın gerçek olduğunu, her iki aracın üzerinde de rehin olduğunu, bu nedenle dava açmada hukuki yararın olmadığını, müvekkilerinin dava konusu araçları oto galeriden satın aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı …; davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2019 tarihli ve 2018/568 Esas, 2019/279 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile; dava konusu … plaka sayılı aracın davalı …’a satışına ilişkin 02.12.2015 tarihli tasarruf işleminin iptali ile, aracın dördüncü kişiye devredilmesi nedeniyle davalı …’un Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2016/93149 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere aracın dördüncü kişiye devir tarihi olan 20.02.2016 tarihindeki bedeli olan 51.740,00 TL’nin bu davalıdan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, dava konusu … plaka sayılı aracın davalı …’na satışına ilişkin 11.12.2015 tarihli tasarruf işleminin iptali ile, aracın dördüncü kişiye devredilmesi nedeniyle davalı …’nun Samsun 9. İcra Müdürlüğünün 2016/93149 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere aracın dördüncü kişiye devir tarihi olan 06.01.2016 tarihindeki bedeli olan 108.500,00 TL’nin bu davalıdan alınarak davacı alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar … ve … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.09.2020 tarihli ve 2020/718 Esas, 2020/1197 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.11.2021 tarihli ve 2021/4926 Esas, 2021/7859 Karar sayılı ilâmı ile;
“…
Somut olayda; dava konusu … plaka sayılı araç; 02/12/2015 tarihinde resmi noter senedi ile 51.740,00 TL karşılığında davalı 3.kişi …’a devredilmiş, bilirkişi tarafından aracın piyasa rayiç değerinin de 51.740,00 TL olduğu belirlenmiş, yine dava konusu … plaka sayılı araç 11/12/2015 tarihinde 100.800,00 TL karşılığında davalı 3.kişi …’na devredilmiş, bilirkişi tarafından aracın piyasa rayiç değerinin de 110.000,00 TL olduğu belirlenmiştir. Bu haliyle araçların noter devir bedeli ile gerçek değerleri arasında mislini aşan bedel farkı oluşmamıştır.

Öte yandan; İİK.nun 280. maddesine göre kötü niyeti kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafta olup, davalı borçlu ile davalı 3.kişi … ve … arasında akrabalık bağı, iş ortaklığı, arkadaşlık gibi kötü niyeti gösterir bir durum da kanıtlanamamıştır. Davalı 3.kişiler … ve … dava konusu araçları galericiden satın aldıklarını, araç üzerindeki rehin borçlarının galerici olan dava dışı … aracılığıyla kaldırıldıktan sonra devralındığını beyan etmiş olup, araç üzerindeki rehinlerin dava dışı galerici … tarafından kaldırılması, davalı … ile dava dışı …’nun birbirlerini tanıdıklarını ve karşılıklı güven ilişkisi içinde olduklarını göstermeyeceği gibi, davalı borçlu ile dava dışı galerici … arasındaki ilişki ve davalılardan …’un kendi gelirinin olmaması, diğer davalı …’nun ise gelirinin olup, aracı devir aldıktan çok kısa bir süre sonra devretmesi, araçların ikinci kez devri arasında kısa bir süre bulunması davalı borçlu ile davalı 3.kişiler … ve … Dumlupınar arasında yapılan tasarrufların iptali için gerekçe olamaz. Mahkemece, tüm bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile kararın bozulmasına ve dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; araçların noter devir bedeli ile gerçek değerleri arasında mislini aşan bedel farkı oluşmadığı, İcra İflas Kanunu’nun 280. maddesine göre kötü niyeti kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafta olup, davalı borçlu ile davalı 3. kişi … ve … arasında akrabalık bağı, iş ortaklığı, arkadaşlık gibi kötü niyeti gösterir bir durumun da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; araçlar resmi olarak …’na, yani galeriye devredilmemiş olmasına rağmen ödemenin …’na elden yapıldığını, aracı satın alan …’nun, …’nun eşi olduğunu, bu durumun davalı borçlu ve 3.kişiler ile … arasındaki muvazaayı gösterdiğini, araç üzerindeki rehinlerin dava dışı galerici … tarafından kaldırılmasının, davalı … ile dava dışı …’nun birbirlerini tanıdıklarını ve karşılıklı güven ilişkisi içinde olduklarının ispatı olduğunu, davalı borçlunun 2015 yılı içinde birçok aracını elden çıkardığını, dava konusu araçları da aynı ayın içerisinde devrettiğini, araçların satış bedeli ile piyasa rayiç değeri arasında mislini aşan fark bulunduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali hükümleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.