YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/17728
KARAR NO : 2023/2071
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3026 E., 2022/2809 K.
DAVA TARİHİ : 10.05.2019
KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 31. … Mahkemesi
SAYISI : 2022/51 E., 2022/385 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.02.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat Baran Öncü ile davalı vekili Avukat Ceyda Erdal geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin kendisine iletilen 16.04.2018 tarihli teklif mektubu ile inşaat mühendisi olarak davalının Umman’daki tünel projesinde 1 yıl süreyle çalışmayı kabul ettiğini, taraflar arasında 11.07.2018 tarihinde sürenin 1 yıl ve ücretin 4.250,00 USD olarak kararlaştırıldığına dair belirli süreli … sözleşmesi imzalandığını, yalnızca ilgili projede çalışmak üzere işe alınıp projenin bir kısmının tamamlanmasıyla işten çıkarıldığını, 5 ay boyunca çalıştıktan sonra ücretinin düşürülmesine ilişkin hüküm içerir yeni bir sözleşme imzalatılmak istenmesi üzerine sorun çıktığını, davacı tarafından imzalanmayan işbu sözleşmede ücretin 3.054,00 USD olduğunu, sözleşmeyi imzalamayan davacıya bu kez çalışmama gerekçesiyle düzenlenmiş bir fesih bildiriminin imzalatılmaya çalışıldığını, … sözleşmesinin erken feshini gerektirecek bir neden bulunmadığını, davalı işveren tarafından projenin büyük bir kısmının tamamlandığı gerekçesiyle işten çıkarıldığını, düşük ücretli sözleşmeyi imzalamaması sebebiyle psikolojik taciz (mobbing) uygulandığını ve 05.12.2018 tarihindeki fesihten sonra 12.12.2018 tarihine kadar ülkeye dönülmesi geciktirilerek maddi ve manevi zarara uğratıldığını belirterek bakiye süreden kaynaklı tazminat ile manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 11.07.2018 tarihinde … – … Ortak Girişimi olarak faaliyet gösterdiği Umman Sultanlığı’ndaki işyerinde çalışmaya başladığını, … sözleşmesinin sona erdiği tarihe kadar tüm ücret ve haklarını aldığını, taraflar arasındaki … sözleşmesine göre Umman Sultanlığı mahkemelerinin yetkili olduğunu, … mahkemelerinin yetkili kabul edilmesi hâlinde dahi Umman hukukunun uygulanması gerektiğini, aylık temel ücretinin 3.054,00 USD olduğunu, sabit fazla çalışma ücreti tutarı olan 1.196,00 USD ile 4.250,00 USD olduğunu, … sözleşmesinin yapılmakta olan işin tamamlanması sebebiyle 04.12.2018 tarihinde davacıya bildirim yapılarak feshedildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin belirli süreli … sözleşmesi tanımına uygun olmayıp belirsiz süreli olarak imzalandığını, davacı belirli süreli … sözleşmesi ile çalıştığı iddiasında ise 1.649.000 OMR tutarındaki ihbar tazminatı ödemesinin neden alındığını açıklaması gerektiğini, sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun bu ödemeden dahi anlaşılacağını, manevi tazminata gerekçe gösterdiği iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı işyerinde 10.07.2018 – 05.12.2018 tarihleri arasında inşaat mühendisi olarak çalıştığı, en son aylık brüt 4.271,86 USD ücret aldığı, taraflar arasında imzalanan yurt dışı … sözleşmesinde doğacak ihtilaflarda çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağının belirtildiği, tarafların hukuk seçimi anlaşması yaptığı, uyuşmazlığa Umman hukukunun uygulanması gerektiği, dosyadaki bilgi ve belgeler itibarıyla Umman hukukunun aynı zamanda mutad işyeri hukuku olduğunun kabulü ile Umman hukukuna ilişkin mevzuat göz önüne alınarak bilirkişiden alınan raporda yapılan tespit ve hesaplamalara itibar edilerek 6098 sayılı … Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 438 inci maddesinde yer alan bakiye süreye dair ücret alacağına ilişkin düzenlemenin Umman … Kanunu’nda bulunmadığı, bu nedenle bakiye süreden kaynaklı tazminat alacağına ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın; kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu, psikolojik taciz (mobbing) uygulandığı, psikolojisinin bozulduğu iddiasını ispat edememesi nedeniyle manevi tazminat talebinin de reddine karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; uyuşmazlığa işveren Şirketin merkezinin …’de olması, … Ticaret Sicili’ne kayıtlı bir ticaret şirketi olması ve davacının … vatandaşı olması hususları dikkate alınarak … … hukukunun işçiye sağladığı asgari koruma yabancı ülkede de devam edeceğinden uyuşmazlığa … hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın reddedilmesi nedeniyle dava değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, reddedilen maddi tazminat yönünden de ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin reddi nedeniyle de Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü bentlerine göre ayrıca hesaplanacak 5.100,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken kararda buna yer verilmemiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen 11.07.2018 tarihli … sözleşmesinde, uyuşmazlık hâlinde Umman Sultanlığı hukukunun uygulanacağı dair düzenleme uyarınca davacı vekili tarafından dosyaya sunulan “Umman … Kanununun Düzenlenmesine dair Kararname”nin incelenmesinde; 6098 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinde düzenlenen belirli süreli … sözleşmesinin süresinden önce feshi hâlinde bakiye süre alacağına hak kazanmasına ilişkin bir düzenleme yer almadığı, çalışılan yer hukuk mevzuatının uygulanacağına dair kabul gereğince yasal düzenlemeye kavuşmamış bir konuda kabul hükmü kurulamayacağı, taraflar arasında düzenlenen 11.07.2018 tarihli … sözleşmesinin düzenlendiği tarihte, … Ticaret Sicili’ne kayıtlı şirketlerin yurt dışı ticari faaliyetlerinde çıkan uyuşmazlıklarında … hukukunun uygulandığına dair Yargıtay kararları sonrası, yargılama aşamasında … sözleşmesinde açık düzenleme bulunması hâlinde hukuk seçimi anlaşması yapıldığı kabul edilerek çalışılan ülke hukuk mevzuatının uygulanması gerektiğine dair uygulamaya geçilmiş olup davanın açılış tarihi, yargılama safahatı ve hakkaniyet kuralları gereğince, reddedilen dava değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı düşeceği, Mahkemece maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve katılma yoluyla davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
2.Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; … sözleşmesine hangi ülke hukukunun uygulanacağı ve davalı lehine hükmedilecek vekâlet ücreti noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (5718 sayılı Kanun) 2, 5, 27, 40 ve 44 üncü maddeleri.
2. 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ilgili hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.