YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4106
KARAR NO : 2006/10465
KARAR TARİHİ : 09.11.2006
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, otomobil kiralama işiyle iştigal eden müvvekkilinin davalıdan (19) adet aracın taksitle alımına ilişkin 1.12.2001 tarihli sözleşme imzaladığını, borcun ayda 17.700 USD olmak üzere 24 eşit taksitte veya ödeme günündeki TCMB döviz satış kuru üzerinden ödeneceğinin hükme bağlandığını, ödemeler 1.2.2001’de başlayıp, 1.2.2003 tarihinde sona ereceğini sözleşme bedeli USD olarak kararlaştırıldığı halde, faturanın TL üzerinden düzenlenmesi gerektiğinden TL. olarak fatura düzenlendiğini ödeme süresince USD kuru sabit kalmayıp arttığından davalı faturada esas alınan kuru aşan kısım için davacıya 31.7-31.10-28.12.2001, 29.4-28.6.2002 tarihli kur farkı bedeli faturaları ile 31.12.2002 tarihli kur farkı bedeli faturası tanzim ettiğini, faturaların KDV içerdiğini, sözleşme süresince düzenlenen ilk beş adet fatura için davalının KDV talebi olmadığı gibi faturalarda yer alan KDV’nin sorumlusunun davalı olduğunu ancak davalının son olarak düzenlediği 31.12.2002 kur farkı faturasında yer alan 28.213.094.418 TL. tutarlı KDV’yi talep ettiğini, bu istemin haksız olduğu bildirildiği halde, davalının yedindeki teminat mektubunu nakde tahvil edeceğini beyanı üzerine bunun önlenmesi için talep olunan tutarın ödendiğini, sonrasında ise ödenen tutarın davacıdan istenmesinden sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya dair hak saklı kalmak üzere 28.213.094.418 TL’nin 21.2.2003 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kur farkı faturasının KDV’sinden davacının sorumlu olduğunu, davacıdan tahsil edilen KDV ile ilgili tutarın vergi dairesine yatırıldığını, davalı şirtekin muhasebe ofisinin sehven yaptığı işlemle önceki kur farkı faturalarına ait KDV borcunun davacıdan tahsil edilmemesinin davacıya KDV borcunu ödememe imkanı sağlamayacağını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen 7.9.2005 günlü bilirkişi heyeti raporuna göre, sözleşme gereği düzenlenen kur farkı faturalarına ilişkin KDV’den alıcı durumundaki davacının sorumlu olmadığı gerekçesiyle, davacının … olduğu 28.213.094.418 TL. KDV bedelinin davalının temerrüde düşürüldüğü 20.2.2003 tarihihden itibaren %60 ve değişen oranlardaki reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 9.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.