Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9230 E. 2023/2073 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9230
KARAR NO : 2023/2073
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki icra müdürlüğü işlemini şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü ile 06.01.2021 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararın şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Şikayetçi üçüncü kişi, davalı alacaklı tarafından diğer davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinde murislerinden intikal eden taşınmazlara borçlunun hissesi oranında haciz uygulandığını ancak borçlunun mirası reddettiğinden taşınmazlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasının talep edilmesine karşın taleplerinin reddedildiğini belirterek davanın kabulü ile icra müdürlük kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; bankanın … Şubesi ile davalı asıl borçlu … Mühendislik Mimarlık İnş. Taah. ve Tic. Ltd. Şti. firması arasında Kredi Genel Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye istinaden davalı firmaya krediler tesis edilmediğini, diğer davalı …’ın ise asıl borçlu firmanın yönetici ortağı olup, davalı asıl borçlu firmaya kullandırılan kredilere müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla kefaletini verdiğini ve kefil olduğunu, davalının firma borcunun tamamından sorumlu olduğunu, davalı firmaya kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine davalı firma, diğer davalı kefil ve ilgililere T.C. … 20. Noterliği’nin 04.06.2014 tarih ve 08916 Yevmiye Numaralı İhtarnamesi keşide edilerek hesap kat edildiğini, ihtarnameye rağmen söz konusu borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu davalı firma ve diğer davalı müteselsil kefil … hakkında 09.07.2014 tarihinde T.C. … … 16. İcra Müdürlüğü’nün 2014/13816 Esas sayılı dosyasına (Yeni Esas No: 2018/29285) kayden ilamsız icra takibi başlatıldığını, … … 16. İcra Müdürlüğü’nün 2018/29285 E. sayılı icra dosyası içerisinde yer alan evrak ve işlemlerden de görüleceği üzere; … hakkında yapılan 11.11.2016 tarihli TAKBİS tapu sorgulamasında, dava konusu taşınmazların … üzerine kayıtlı olarak göründüğünü, taşınmazlara haciz şerhi işletildiğini, borçlunun mirası reddetmesi sebebiyle hacizli taşınmazların borçlu mülkiyetinden alınarak başkasına intikal ettirilmesinin banka haczinin hükmüne halel getirmeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin takipten sonra vefat ettiğini, mirasçı …’nun süresi içerisinde müracaatı üzerine … … 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/818 Esas ve 2016/739 Karar sayılı kararı ile mirası reddetmiş olduğu ve kararın kesinleşmiş olduğu sabit olduğundan mirasçı … aleyhinde takibe devam edilmesinin, mal ve haklarına haciz konulmasının mümkün olmadığını (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 18.01.2018 tarih, 2016/26368 Esas ve 2018/310 Karar sayılı ilamı ve 09.10.2017 tarih, 2016/20527 Esas ve 2017/12067 Karar sayılı ilamı) gerekçe göstererek şikayetin kabulü ile 06.01.2021 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayet edilen alacaklı istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararında, mirasçı … aleyhinde takibe devam edilmesi ile mal ve haklarına haciz konulmasının mümkün olmadığının belirtildiğini fakat söz konusu hacizler işlendiği tarihte taşınmazların şikayetçi adına değil davalı borçlu … adına kayıtlı olduğunu, haciz tarihine bakıldığında, mal ve haklarına haciz konulan tarafın şikayetçi taraf değil, davalı … olduğunu, davacı tarafa bahsi geçen mahcuz taşınmazların, takip açılıp kesinleştikten ve haciz konulduktan sonra intikal ettiğini, hacizlerin ise taşınmazların intikali öncesine dayandığından hacizlerin baki olduğunu, icra dairesi kararının yerinde ve hukuka uygun olduğunu, hacizlerinin fek edilemeyeceğini, mahkemenin aksi yöndeki kararının hatalı ve dayanaksız olduğunu, mirasın reddi sebebiyle mahcuz taşınmazların borçlunun aktifinden alınarak başka bir mirasçıya intikal ettirilmesine bağlı olarak taşınmaz üzerindeki hacizlerin taşınmazın başka kişiye intikali sebebiyle geçerliliğini yitireceğinin iddia edilmesinin tamamen kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … … 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.11.2016 tarih ve 2016/818 Esas 2016/739 Karar sayılı ilamı ile mirasın kayıtsız reddedildiğinin tespit ve tesciline karar verildiğini, taşınmazın tapu kayıtlarına göre muristen intikalinin 20.10.2016 tarihinde yapıldığını, 18.11.2016 tarihinde mirasın reddedildiğini, hacizlerin mirasın reddi kararından sonra, 25.11.2016 tarihinde konulduğunu, 19.01.2017 tarihinde ise mirasın reddi kararının kesinleştiğini, mirasın reddine karar verilmiş olmakla, takip borçlusunun mirasçılık sıfatı olmaması sebebi ile borçlunun taşınmaz üzerinde hacze konu olabilecek herhangi bir hakkı kalmadığından, taşınmazlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılması yönündeki, diğer mirasçı-malik olması sebebi ile hacizlerin kaldırılmasında hukuki yararı olan şikayetçinin talebinin haklı olduğu gözetilmek sureti ile şikayetin kabulüne (Yargıtay 12 HD 2016/22753 Esas 2017/14052 Karar, Yargıtay 12 HD 2021/625 Esas 2021/5152 Karar) karar verilmesi gerekirken, takibin murisin borcundan dolayı yapılmadığı, şikayetçinin takibin tarafı olmadığı gözden kaçırılarak, şikayet ve dosya kapsamı ile uyumlu olmayacak şekilde “Pervin… aleyhinde takibe devam edilmesi, mal ve haklarına haciz konulması mümkün değildir” şeklindeki gerekçe ile şikayetin kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını gerekçe göstererek bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bahisle istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenin sıfatına göre yapılan değerlendirme neticesinde, davalı …A.O.’nın istinaf başvurusunun reddine, HMK’nın 355. maddesi gereğince resen yapılan inceleme sonucunda, HMK’nın 353/1-b.2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekçesiyle şikayetin kabulü ile … … 16. İcra Müdürlüğü’nün 2018/29285 E. sayılı (eski 2014/13816) icra dosyasında 06.01.2021 tarihli icra müdürlük kararının kaldırılmasına, muris Seyit Bekar’dan borçluya intikal eden ve davacı adına tescil edilen taşınmazlarda borçlu …’ın borcu nedeniyle konulan hacizlerin fekkine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet edilen alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayet edilen alacaklı istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şikayetçi üçüncü kişi tarafından borçlunun mirası reddettiğinden bahisle murislerinden intikal eden taşınmazlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md. 16, 53

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.