Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/673 E. 2023/3561 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/673
KARAR NO : 2023/3561
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI :

Taraflar arasındaki isteğe bağlı bağkur sigorta başlangıcı tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 23.03.1998 tarihinde isteğe bağlı … tescil kaydı yaptırdığını, ilk dönem karşılığında 10.000,00 TL giriş keseneği ve aylık prim ödemesine mahsuben ödeme yaptığını, Kurum tarafından … ödemesinin ilk ayı karşılamaması gerekçe gösterilerek davacının emeklilik tahsis talebinin reddedildiğini, davacının 23.03.1998 tarihinde isteğe bağlı tescil kaydını yaptırdığının açıkça görüldüğünü, Kurumun red kararının yerinde olmadığını belirterek davacının sigortalılık başlangıcının 23.03.1998 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış ancak davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 23.03.1998 tarihinde tescilini yaptırdığının Kurum kayıtlarından açıkça göründüğünü, davacıya tebliğ edilen 20.02.2019 tarihli red kararının hukuka aykırı olduğunu, dava açmakta hukuki yarar bulunduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Davacının 04.02.2019 tarihli dilekçesiyle 30.09.1998 tarihinde 10.000,000 TL olarak yatırmış olduğu paranın isteğe bağlı … primlerine sayılmasını talep ettiği, Kurumun 20.02.2019 tarihli yazısında kayıtların tetkikinde 23.03.1998 tarihli isteğe bağlı …… tescil kaydına bağlı olarak ilk dönem karşılığında 7.711,500,00 TL giriş keseneği ödemesi ve 9.870,720,00 TL aylık prim ödemesi toplamda ortaya çıkan 17.582,220,00 TL … prim borcunuza karşılık yapmış olduğunuz 10.000,000 TL … ödemesinin ilk ayını karşılamadığından hizmet verilemediği gerekçesiyle reddedildiği,davacı vekili 06.10.2020 tarihli duruşmadaki beyanında taleplerinin sigorta başlangıç tarihinin 23.03.1998 olduğunun tespiti talebi olduğu, dönemsel … sigortalısı sayılması yönünde talebi bulunmadığını beyan ettiği,davacının … başlangıç tarihinin tespitinde hukuki yararı bulunmadığından Mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 23.03.1998 tarihinde tescilini yaptırdığının Kurum kayıtlarından açıkça göründüğünü, davacıya tebliğ edilen 20.02.2019 tarihli red kararının hukuka aykırı olduğunu, dava açmakta hukuki yarar bulunduğunu belirterek kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, isteğe bağlı bağkur sigorta başlangıcı tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1479 sayılı Kanun sistematiğinde, 506 sayılı Kanundan farklı olarak, “sigortalılık başlangıç tarihi” kavramı yer almamakta, sigortalı hak ve yükümlülüklerinde (1479 sayılı Kanun 35 inci ve geçici 10 uncu maddesi, 29 uncu maddesi ile 21 inci maddesi) “primi ödenmiş gün sayısı” geçerli kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.