Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/173 E. 2023/2201 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/173
KARAR NO : 2023/2201
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme suçlarından cezalandırılması için kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Turgutlu 1.Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 01.03.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.

3. Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ nin 01.03.2013 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (14). Ceza Dairesinin 14.12.2017 tarih ve 2015/164 Esas, 2017/6448 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan kurulan hükmün kesin olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün onanmasına ve sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün ise;
“…Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın, mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemini cebir kullanmak suretiyle gerçekleştirmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3-f, 43/2. maddelerinin tatbiki gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 109/1, 109/3-f, 43/2. maddeleri ile hüküm kurulması neticesinde eksik ceza tayini,
5271 sayılı CMK’nın 226/2. maddesine aykırı olarak, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması,
Hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,…” nedeniyle ve 1412 sayılı Kanunun 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutularak bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası Turgutlu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2018/47 Esas, 2018/211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak kuralı nazara alınarak neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Turgutlu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2019/7804 Esas, 2021/1856 Karar sayılı kararı ile “… Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141/3, CMK.nın 34. ve 230. maddeleri ve Ceza Genel Kurulu’nun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 Esas ve 2014/502 Kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak hüküm kurulması,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma sonrası Turgutlu 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2021/192 Esas, 2022/679 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak kuralı nazara alınarak neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; dosyanın yeniden incelenerek beraat kararı verilmesi gerektiğine, saptanacak sair sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, katılan …’ ın rızası hilafına evine girerek katılana cebir uyguladığı ve katılanı, oğlu … ile birlikte bulundukları odaya kilitleyerek hürriyetlerini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılanlar … ve … hakkında düzenlenen Turgutlu Devlet Hastanesi’ nin 16.04.2011 tarihli adli raporları dosyada mevcuttur.
3. Kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 16.04.2011 tarihli tutanak dosyada mevcuttur.
4. Kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 16.04.2011 tarihli olay yeri basit krokisinde; müştekinin ikametinin giriş kapısının kilit kısmının ve yatak odasının camlarının kırık olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamına göre, katılan … ile sanık …’ in arasında olay öncesinde arkadaşlık ilişkisi olup olay tarihinde ayrı oldukları, sanığın, katılan …’ ın rızası olmaksızın evine girdiği, katılan …’ ı darp ettiği ve katılan … ve oğlu olan katılan …’ ı bulundukları odaya kilitlediği ve sonrasında oda kapısının camını kırdığı olayda sanığın savunmaları, katılanların birbirini destekleyen anlatımları, 16.04.2011 tarihli tutanak, olay yeri basit krokisi, katılanların sağlık raporu, Yargıtay bozma ilamları ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın katılanlara yönelik zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu cebir kullanmak suretiyle işlediğine yönelik mahkeme kabulünde isabetsizlik olmadığından sanığın dosyanın yeniden incelenerek beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2021/192 Esas, 2022/679 Karar sayılı kararında, infaz olunacak ceza miktarının 2 yıl 6 ay hapis cezası yerine kazanılmış hak kavramına yanlış anlam verilmek suretiyle sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden cezalandırılmasına karar verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak kazanılmış hakka konu olan ceza üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç ceza üzerinden cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de, bu hususun 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 3 numaralı bentte açıklanan nedenle Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.11.2022 tarihli ve 2021/192 Esas, 2022/679 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 6 ncı bendindeki “sanık …’ ın neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,” ibaresinin çıkartılarak yerine “sanığın cezasının 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden İNFAZINA” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.