Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/13119 E. 2008/2184 K. 13.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13119
KARAR NO : 2008/2184
KARAR TARİHİ : 13.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE-ORMAN YÖNETİMİ-…

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile taşşınmazın tappu kütüğünün beyanlar hanesindeki orman şerhinin silinmesi davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 161 parsel sayılı 114.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1955 tarih 68 sıra numaralı 4753 ve 5618 sayılı yasalar uyarınca oluşan tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … adına 1968 yılında tespit edilmiş, daha sonra satış yoluyla davacı ve davalı …’a geçmiştir. Çekişmeli taşınmazın tapu kaydına “ormanla ilişkisi vardır” şerhi konulmuştur. Davacı …; 161 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine konulan orman şerhinin iptaline karar verilmesi, davacı …; çekişmeli taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığı, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalı kişinin el atmasının önlenmesi istemiyle ayrı ayrı dava açmışlar, mahkemece dava dosyaları birleştirildikten sonra kişinin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulüne yönelik verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.04.2005 gün 2005/1208-5174 sayılı bozma kararında özetle “Kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik olduğu, bu durumun mutlak bozma sebebi olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak kişinin davasının reddine, orman yönetimi tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm … tarafından temyiz edilmiştir. Orman Yönetiminin, gerekçeli kararda tescil ve el atmanın önlenmesi hakkında hüküm kurulmadığı, bu durumun tavzih yoluyla giderilmesi yönündeki istemi üzerine mahkemece 17.7.2007 tarihinde hüküm fıkrasına, “dava konusu 161 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, …’ın el atmasının önlenmesine” ibareleri yazılarak hüküm tavzih edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil ile taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesindeki orman şerhinin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 28.6.1940 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 sayılı yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1968 yılında genel arazi kadastrosu, 15.6.1988 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldığı, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrıldığı, … tevzi komisyonunca … adına dağıtım ve tescilinin yapıldığı, taşınmazın tamamının tevzi tapusu kapsamında kaldığı, % 15-20 eğimli olduğu, üzerinde guruplar yada kümeler halinde funda, laden, kocayemiş ve pırnal meşesi gibi ağaçların bulunduğu, orman ve …

-2-
2007/13119-2008/2184

muhafaza karakteri taşıdığı anlaşıldığına, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine ve her ne kadar taşınmaz makiye ayırmadan sonra 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümleri uyarınca tevzi edilmiş ise de, 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/02/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.