Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/3883 E. 2006/10697 K. 14.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3883
KARAR NO : 2006/10697
KARAR TARİHİ : 14.11.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen genel haciz yolu ile takibe yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davalılar vekili, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişildiğini, davaya konu takibin mükerrer olduğunu, borca bir itirazlarının bulunmadığını, İİK’nın 45.maddesi gereğince davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar kredi sözleşmesinde kefil durumunda bulunduğu için tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilamsız icra takibinin yapılabileceği, İİK.’nun 45. maddesinin sadece asıl borçlu için konulmuş bir hüküm olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olmasına rağmen itirazın borcun esasına ilişkin olmayıp takibin şekline ilişkin olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm tazminat talebinin reddinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davalılardan … asıl borçlu diğer davalılar ise müteselsil kefil durumundadırlar. Yerel mahkemenin kefillerle ilgili olarak BK.’nun 487 maddesine dayanarak oluşturduğu gerekçede isabetsizlik bulunmamakta ise de, davalı …’ın asıl borçlu olduğu gözetilmeden İİK.’nin 45.mad. aykırı şekilde bu davalı yönünden hüküm kurulması doğru değilse de, davalı tarafın temyizi bulunmadığından bu yanlışlığa değinilmekle yetinilmiş ve bu itibarla davalı … ile ilgili olarak tazminat talebinin reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Ancak kefil olan diğer davalılar yönünden BK.’nun 487 maddesi uyarınca takip yapılabileceğinden ve itiraz dilekçeleri içeriğinden de anlaşılacağı üzere anılan davalılar sadece takibin şekline değil, borca da itiraz etmiş olduklarından kredi sözleşmesinden doğan alacağın likit (bilinebilir, belirlenebilir) olduğu da gözetilerek bu davalılar bakımından davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekirken yanılgılı gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … ile ilgili temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 14.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.