YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3782
KARAR NO : 2008/6893
KARAR TARİHİ : 05.05.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 126 ada 241 parsel sayılı 1635,42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle tarla niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, ırsen intikal ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Çekişmeli taşınmaz, yörede 2006 yılında 3402 Sayılı Yasaya göre yapılan genel arazi kadastrosunda, ekonomik yarar sağlanması mümkün bulunan ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve hiç kimsenin tasarrufunda bulunmayan yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tesbiti yapılmıştır. Çekişmeli taşınmazın sınırında 126 ada 261 numaralı geniş Devlet Ormanı bulunmaktadır. Taşınmaz, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan orman sınırlamasında orman kadastrosu dışında bırakılmışsa da, taşınmazın tutanağının edinme sütununda sözü edilen hiç kimsenin zilyetlik ve tasarrufu altında bulunmayan ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunun tesbit edilmiş olması durumunda, davacının zilyetlik ve … yapıldığı savı karşısında taşınmazın resmi belgelerde orman sayılan yerlerden olup olmadığının ve dava tarihinden geriye doğru yirmi yılı aşkın süreyle bağlı ziraate elverişli yerlerden olup olmadığının yöntemince araştırılması gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; böylesine yapılacak inceleme ve araştırmada taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde, 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri zilyetliğe dayalı olarak kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının ve kısıtlamalarının davacı yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve imar-ihyanın başlangıç tarihinin, zilyetliğin sürdürülüş biçiminin ve zilyetlik süresinin yerel bilirkişi ve tanıklardan somut olaylara dayalı olarak sorulup araştırılması gerekir.
Bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 05/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.