Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2023/342 E. 2023/2205 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/342
KARAR NO : 2023/2205
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 02.06.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası

ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2015 tarihli kararı sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.04.2021 tarih ve 2019/11031 Esas, 2021/7004 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hükmün;
”….Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin ‘…01.01.2020 tarihi itibariyle hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda basit yargılama usulü uygulanmaz…’bölümündeki hükme bağlanmış ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek basit yargılama usulü yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu….”nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine sanık hakkında Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2021 tarih ve 2021/240 Esas, 2021/211 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak basit yargılama usulünün uygulanması ile 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir ve sanık bu karara karşı itiraz yoluna başvurmuştur.
5. İtiraz üzerine Yargıtay’a gönderilen dosyada Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.02.2022 tarih ve 2021/16411 E. ve 2022/1940 K. sayılı kararı ile;
“..5271 sayılı Kanun’un basit yargılama usulü başlıklı 251. maddesinde;
‘(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir…
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir…’
Aynı Kanun’un basit yargılama usulünde itiraz başlıklı 252. maddesinde ise;
‘(1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.
(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur…’ şeklindeki hükmü dikkate alınarak basit yargılama usulüne göre verilen kararlara itiraz üzerine duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesi gerektiği halde, kararın temyiz yolu açık olduğunun belirtilerek Yargıtay’a gönderilmesi yasaya aykırı olduğundan, sanığın dilekçesinin CMK’nin 252/1-2 maddeleri uyarınca değerlendirilmesi gerektiği…” gerekçesiyle dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmiştir.
6. Dosyanın yerel mahkemeye iadesi üzerine Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2022/122 Esasına kaydedilen ve duruşma açılarak görülen davada mahkemece 07.11.2022 tarihli ve 2022/557 K. sayılı karar ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 292 nci maddesinin beşinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca ve sanığın kazanılmış hakkı ve aleyhe bozma yasağı dikkate alınarak sanığın neticeten 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, teşdiden ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, subjektif değerlendirmeyle karar verildiğine, re’sen tespit edilecek nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın Ağrı M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na götürüldüğü sırada gözetimi altındaki görevlilerin elinden kaçarak hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 06.05.2014 tarihli olay tutanağında; Doğubayazıt İlamat ve İnfaz Bürosunun 2014/299 ilamat no.su ile hakkındaki yakalama emrine istinaden yakalanan sanık … hakkında Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığında işlemlerin akabinde cezanın infazı için tutuklanan sanığın Ağrı M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna teslim edilmek üzere ekip otosuna götürüldüğü, araçla seyir halindeyken sanığın kalbinin sıkıştığını, iyi hissetmediğini, hava alması gerektiğini söylemesi üzerine araçtan indirildiği, ani bir hareketle sanığın kaçmaya başladığı ve ara sokaklarda gözden kaybedildiği belirtilmiştir.
2. Kolluk görevlilerince hazırlanan 07.05.2014 tarihli tutanakta; Doğubayazıt İlamat ve İnfaz Bürosunun 2014/299 ilamat no.lu ile hakkında kesinleşmiş ceza kararı bulunan sanık …’nun gerekli tutuklama işlemlerinin akabinde Ağrı M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna götürüldüğü esnada kaçması olayı ile ilgili sanığı yakalama, arama, tespit çalışmaları yapıldığı esnada sanığın Ağrı Adliyesinde görüldüğü yönünde bilgiler edinilmesi üzerine belirtilen yere gidildiğinde, sanığın adliye binası girişinde görülerek yakalama işleminin yapıldığı ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan işlemlerin başlatıldığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 252 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki, “Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251 inci madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılan indirim korunur.” şeklindeki düzenlemeye rağmen, basit yargılama sonucu verilen karara sanığın itiraz ettiği gözetilmeden ve usul ve yasaya aykırı gerekçe ile kazanılmış hak nedeniyle sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Dosya kapsamına göre; hakkında kesinleşmiş ceza kararı bulunan ve Cumhuriyet Başsavcılığında işlemleri tamamlanan sanığın Ağrı M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna götürüldüğü sırada kalbinden fenalaştığını söyleyerek araçtan indirilmesini sağladığı ve araçtan indikten sonra ani bir hareketle gözetimi altında olduğu görevlilerin yanından kaçmak suretiyle atılı suçu işlediğine yönelik mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığından sanık müdafiinin eksik inceleme ve araştırmayla ve subjektif değerlendirmeyle karar verildiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik temyiz isteği; tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında, geçmişteki hükümlü kişiliği gözönüne alınarak 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi ve aynı Kanun’un 51 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiğinden lehe hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ağrı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.11.2022 tarih ve 2022/122 Esas, 2022/557 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.