Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/15295 E. 2009/17844 K. 03.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15295
KARAR NO : 2009/17844
KARAR TARİHİ : 03.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Aşağıyakacık Köyü, Franşa Mevkii 207 ada 41 parsel sayılı 8877,52m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden orman niteliğiyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazın zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin krokide (A) ile işaretli 3545,58 m² kısmının davacı adına tapuya tesciline, (B) ile işaretli 5331,94 m² bölümünün ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1968 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Uzman orman bilirkişinin çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün 1968 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları dışında olduğunu bildirdiği raporu tahdit tutanaklarının tamamı getirtilmediği için denetlenemediği, taşınmazın yeri memleket haritasında elle işaretleme şeklinde gösterildiği, geniş çevresiyle birlikte aplike edilmediği gibi, ziraatçi bilirkişi de (A) ile gösterilen bölümünün eğiminin % 60-90 olduğunu, üzerinde 30-50 yaşlarında kestane ağaçları bulunduğunu açıkladığı halde kestanelerin aşılı mı aşısız mı olduğu, doğal yollarla mı yetiştiği araştırılmamış, eski ve … … fotoğrafları ile bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları ile topoğrafik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro paftası örneği getirtilerek uygulanıp taşınmazın niteliği ile konumu ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı saptanmamış,ormanların mülkiyeti Hazineye, kullanım … Orman Yönetimine ait olduğundan Orman Yönetimi davaya dahil edilmemiştir. Eksik araştırma ve incelemeye, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle Orman Yönetimi davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı,1968 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 2007 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlandırma ve askı ilan tutanakları ile tahdit haritaları, eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan elde edilmiş memleket haritaları, topoğrafik fotogometri yöntemiyle düzenlenmiş kadastro paftası örneği ile tüm komşu parsel tutanak ve dayanakları ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir ziraat mühendisii ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak
uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan … fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, 1968 yılında kesinleşen orman tahdidinin seri bazda yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, seri bazda yapıldığının ve taşınmazın seri bazda yapılan orman tahdidinin dışında kaldığının anlaşılması halinde, seri dışında kalan taşınmazlar yönünden orman kadastro komisyonunca her hangi bir inceleme yapılmadığından, kesinleşen bir orman kadastrosundan söz edilemeyeceği gözetilmeli, eski tarihli memleket haritası ile … fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl öncesine ait … fotoğrafları ile fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları, fotogrometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp taşınmazın bu belgelerde niteliğinin ne şekilde görüldüğü, imar, ihya ve zilyetilğinin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı, zilyetlik ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı taşınmazın bitki örtüsü … yapısı ve eğimi belirlenmeli orijinal renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde bir biri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, taşınmazın üzerindeki kestane ağaçlarının aşılı mı, ya da aşısız mı olduğu, doğal yollarla mı yetiştiği, kapalılık oluşturup oluşturmadığı belirlenmeli, 4785 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince “sahipli fıstık çamı, palamut meşesi ve aşısız kestane ormanlarının” devletleştirme kapsamı dışında bulunduğu, buna göre sahipsiz aşısız kestanelikler ile tapusu olsa bile aşılı kestane ormanlarının devletleştirme kapsamında olduğu, “sahipli”den, taşınmazın tapulu olması kastedildiği ve davalının dayandığı tapu kaydı bulunmadığı gözetilmeli; orman içi açıklığı konumunda bulunup bulunmadığı ve orman içi açıklıklarının zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmeli, yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar ihya yapılmış ise hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü sorulmalı, taşınmazın konumu, eğimi ve bitki örtüsü dikkate alındığında, sürdürülen zilyetliğin ekonomik amacına uygun, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, önceki ziraatçi ve ormancı bilirkişiler raporlarındaki bulgularda değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03.12.2009 günü oybirliği ile karar verildi.