Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/15978 E. 2023/2176 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15978
KARAR NO : 2023/2176
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/50 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.07.2021 tarihli ve 2021/4718 Esas, 2021/8453 Karar sayılı kararı ile;
1. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanabilmesi için 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen seçimlik hareketlerden birinin üç veya daha fazla kişi tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak iradesi ile birlikte gerçekleştirilmesi gerektiği, sanıklar hakkında üç veya daha fazla kişi ile birlikte işlendiği kabul edilen 02.12.2014 tarihli somut olayda; sanıklar … ve … yönünden yapılan bozma sebebine göre sanık …’ın cezasında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince artırım yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
2. Suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinden sonra, aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım eden sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/298 Esas, 2021/411 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın çalıştığı işyerinde yapılan aramada ele geçirilen esrarı satmak için bulundurduğu yönündeki ikrar içeren savunması, uyuşturucu maddenin ele geçirilme biçimi ve madde miktarı, suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesinden sonra, aleyhinde yeterli delil bulunmadığı aşamada sanığın ikrarı ile kendi suçunun ortaya çıkmasına yardım ettiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın atılı suçu, 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikten sonra işlediği ve anılan fıkrada temel hapis cezasının 10 yıl olduğu gözetilmeden, cezanın 5 yıl hapis olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2021/298 Esas, 2021/411 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.