YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/226
KARAR NO : 2023/2207
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında yağma suçundan ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan iki kez cezalandırılması için kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında yağma suçundan ayrı ayrı beraat kararları, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve (f) bendi, 43 maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 14 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 25.01.2022 tarihli ve 2019/6080 Esas, 2022/1323 Karar sayılı kararı ile “…Sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde sanığın akıl hastalığının bulunduğunu belirtmesi ve dilekçe ekinde fotokopisini sunduğu Manavgat İlçe Devlet Hastanesi Baştabipliğince düzenlenen 17.06.2013 sevk tarihli sağlık raporunda sanığın “tanımlanmamış şizofreni” olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın TCK.nın 32. maddesi gereğince suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini ortadan kaldıran veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmasına yol açan bir akıl hastalığı ve yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan ya da Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastaneleri’nden kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kurul raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/52 Esas, 2022/338 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun’ un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve (f) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 54 inci maddesi uyarınca 4 yıl 14 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.,
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına, sanıkta suç işleme kastı olmadığına, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, sonuç cezanın doğru hesaplanmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanık …’ in, katılan … (1959 doğumlu) ile … İlçesi … kavşağında buluşmaya karar verdikleri, katılan …’ in yanında torunu katılan … (2004 doğumlu) ile buluşma yerine araçla geldikleri, sanığın araca bindiği ve bir süre araç seyir halindeyken konuştukları, sanığın araçtan ineceği mevkide araçtan inmeyerek üzerindeki bıçağı çıkartarak katılan …’ in (2004 doğumlu) boğazına dayayarak kendisini … Köyüne götürmesini istemek suretiyle her iki katılanın hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.
2. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ nin 27.06.2012 tarihli raporunda; sanığın 08.11.2015 tarihinde işlediği iddia olunan suça ilişkin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilir ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak veya kaldıracak düzeyde bir akıl hastalığının bulunmadığı ve ceza sorumluluğunun tam olduğu belirtilmiştir.
3. Kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 08.11.2015 tarihli muhafaza altına alma tutanağında; suçta kullanıldığı iddia edilen bıçağı sanığın kendi rızası ile teslim ettiği belirtilmiştir.
4. Kolluk görevlileri tarafından hazırlanan 08.11.2015 tarihli teşhis tutanağı ve aynı tarihli yakalama ve üst arama tutanağı dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun’ un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle birinci fıkrası uyarınca belirlenen 5 yıl 15 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığı sırada, hesap hatası sonucu sonuç cezanın “5 yıl 2 ay 15 gün ” yerine “4 yıl 14 ay 15 gün” olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Dosya kapsamına göre, sanık …’ in eski eşinin kendisine müşterek çocuklarını göstermemesi nedeniyle bu evliliğe aracılık eden katılan … (1959 doğumlu) ile buluşmak istediği, bu talebi kabul eden katılan …’ in buluşma yerine torunu olan katılan … (2004 doğumlu) ile birlikte araçla geldikleri, sanığın aracın arka koltuğuna bindikten sonra bir süre araçta konuştukları, katılanın, sanığı araçta indireceği sırada sanığın araçtan inmeyerek üzerindeki bıçağı aracın ön yolcu koltuğunda oturan katılan …’ e (2004 doğumlu) dayayarak aracı süren katılandan kendisini … Köyüne götürmesini istediği, katılanın belirtilen istikamete aracı sürdüğü sırada benzinin bittiğini söyleyerek petrol istasyonunda durdukları, sanığın katılan …’ in araçtan inmesine izin vermediği ve katılanların telefonla arama yaparak yardım istemelerine engel olmak için telefonlarını aldığı ve … Köyüne geldiklerinde sanığın araçtan inip 2004 doğumlu katılan …’ in kapısını açtığı sırada aracı süren katılan …’ in hızla aracı hareket ettirerek uzaklaştığı olayda sanığın ikrarı, birbirini destekleyen katılanların anlatımları, tutanaklar, tanık beyanı, HTS kayıtları, Yargıtay bozma ilamı, sanığın sağlık raporu ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın tek hareketle birden fazla kişinin hürriyetini kısıtladığına ilişkin mahkeme kabulünde isabetsizlik olmadığından sanık müdafiinin, sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına, sanıkta suç işleme kastı olmadığına, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanık müdafiinin lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz isteği yönünden ise ; sanığa verilen hapis cezasının süresi gözetilerek, seçenek tedbirlere çevirme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık müdafiinin teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden ise; bıçakla tehdit sonucu katılanların gitmek istediği yer dışında başka bir yere gitmek zorunda kalmasına göre suçun tamamlandığı anlaşılmakla mahkeme kararında bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2022 tarihli ve 2022/52 Esas, 2022/338 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve
dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.