Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/12617 E. 2023/2209 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12617
KARAR NO : 2023/2209
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : İftira, hakaret
HÜKÜMLER : Beraat

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Pazar (Rize) Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.10.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca sanıklar hakkında iftira ve hakaret suçlarından dava açılmıştır.
2. Pazar (Rize) 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2017 tarihli kararı ile sanıklar hakkında iftira ve hakaret suçlarından 5187 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın ayrı ayrı düşürülmesine karar verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.05.2018 tarihli ve 2018/1755 Esas, 2018/1267 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında iftira ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düşme kararının kaldırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili temyiz isteği; sanıkların asılsız iddialarda bulunarak onur, şeref ve saygınlığını, itibarını zedeleyici isnatlarda bulundukları, hakaret suçunun maddi unsuruna ilişkin inceleme yaparken “sövme” eylemini oluşmadığı nedeniyle hakaret suçunun mevcut olmadığına karar verildiği, basın hürriyetinin sınırsız olmadığı, kamu yararı ölçütünün sağlanmadığı, eksik inceleme yapıldığı, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, … gazatesi yazı işleri müdürü sanık … ve haberi yazan muhabir sanık … hakkında 02.03.2016 tarihinde “Kardeşine kaçırdığı kız PKK’lı diye şikayet etti” başlığı ile katılan … ile ilgili olarak yayınlanan haber içeriğinin gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle katılan vekilinin müracaatçı olduğu, sanıkların haberi internet sitelerinde yayınlayarak iftira ve hakaret suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Katılan vekili 10.03.2016 tarihli dilekçe ile karadenizde … isimli internet sitesinin sorumlu yazı işleri müdürü, editörü, imtiyaz sahibi hakkında, 02.03.2016 tarihinde yayınlanan ”Kardeşine kaçırdığı kız PKK’lı diye şikayet etti ” başlıklı haber ile kötüniyetli, katılanı karalayıcı, gerçeklikle ilgisi olmayan ve katılana ailesine hakaret ve iftiralarla dolu haber yapıldığı, kız kaçırma ifadesi ile suç olarak tanımlanan eylemin katılana isnat edilmesi ile hakaret ve iftira suçunun işlendiği, haberin kaldırılması yönünde Pazar Sulh Ceza Hakimliği’nden alınan karar ilgili haber sitesine bildirildiği halde haberi kaldırmakta direnç gösterdikleri, erişim sağlayıcıları birliğine yazılan müzekkere neticesinde ilgili haberin kaldırıldığı, şeref saygınlığa saldırı kastı ile hareket ettiklerinden bahisle Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etmiş, … isimli internet sitesinde yayınlanan haber ekran görüntüsü ile aynı haber kaynak gösterilerek yayınlanan diğer internet sitelerine ait haber ekran görüntüleri dilekçe evrakına eklenmiştir.
3 .02.03.2016 tarihinde “…” adlı internet sitesinde “Kardeşine kaçırdığı kız PKK’lı diye şikayet etti” başlığı ile katılan … ile ilgili olarak haber yayınlandığı görülmüştür.
4. Katılan … başvurusu üzerine Pazar (Rize) Sulh Ceza Hakimliğinin 02.03.2016 tarihli kararı ile … adlı internet sitesi ve haberin yayınlandığı diğer internet sitelerindeki ilgili habere ilişkin erişimin engellenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
5. Sanıklar, haberin gazetecilik basın ve yayın ilkeleri içerisinde yayınlandığı, ifade özgürlüğü kapsamında halkı bilgilendirmek amacıyla haber yapıldığı, iftira, hakaret unsurları içermediği, basın özgürlüğü kapsamındada değerlendirilmesi gerektiği beyanında bulunmuşlardır.

IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için ise yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Ceza Genel Kurulu’nun 2016/64 Esas 2018/63 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, bir eylemin hukuk düzeni tarafından cezalandırılması ancak onu hukuka uygun kılan, diğer bir anlatımla hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir nedenin bulunmamasına bağlıdır. Bu kapsamda, basın yoluyla işlenen suçlarda hukuka uygunluk nedeni oluşturan haber verme ve eleştiri hakkı üzerinde de durulmasında yarar bulunmaktadır. Temelini Anayasa’nın 28 ve devamı maddelerinden alan haber verme ve eleştirme hakkının kabulü için, açıklama veya eleştiriye konu olan haberin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamu ilgisinin ve yararının bulunması, açıklanış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması gerekir. Düşünce özgürlüğü ve dolayısıyla eleştiri, demokratik toplumlarda vazgeçilmez bir haktır. Toplumun ilerlemesi ve yararı için zorunludur. Bu, demokratik toplum düzeninin ve çoğulculuğun gereğidir. Eleştiri de kaynağını bu özgürlükten alır, eleştirinin doğasından kaynaklanan sertlik suç oluşturmaz. Eleştiri övgü olmadığına göre sert, kırıcı ve incitici olması da doğaldır. Somut olayda, katılan hakkında yayınlanan haber içeriklerine göre iftira ve hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, aksi düşüncenin, ifade özgürlüğü ile ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olan basın özgürlüğünü ön plana çıkaran evrensel hukuk düşüncesiyle bağdaşmayan bir yorum anlamına gelebileceği anlaşıldığından mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.05.2018 tarihli ve 2018/1755 Esas, 2018/1267 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Pazar (Rize) 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.