Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/7959 E. 2023/16533 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7959
KARAR NO : 2023/16533
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanığın hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Tebliğname hükmün onanması yönünde görüş bildirmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sözlerin hakaret niteliğinde olmadığı ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru olarak çalıştığı, suç tarihinden önce 26.06.2015 günü saat: 17.10 sıralarında sanığın aracıyla hatalı ve tehlikeli şekilde şerit değiştirmesi üzerine durması yönünde katılan tarafından ikazda bulunulduğu, sanığın durmaması nedeniyle aracın tescil plakasına 378 TL idari para cezası yaptırımı uygulandığı kararın tebliği üzerine sanığın 13.07.2015 tarihinde katılanın üye olduğu “yol ve radar durumu paylaşımları” adlı … grubunda idari yaptırım tutanağının bir fotoğrafını paylaşarak “Bu makbuz kıçı kırık kendini nimet sanan onun bunun çocuğu bir polis memurunun eseridir. 26.06.2015 tarihinde babamı ulucami kavşağında indirirken park etmediğimiz halde ve trafiği tehlikeye, aksatmaya yol açacak bir durum olmadığı halde 15 saniye geçmeden …. sicil nolu … eliyle hareretli bir şekilde kollarını efevari açıp ve köpek kovalar gibi” şeklinde mesaj yazdığı, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, olayın oluş şekli, katılanın samimi anlatımı karşısında sanığın savunmasının eylemini mazur göstermeye ve haksız tahrik indiriminden faydalanmaya yönelik çabalar olduğu değerlendirilerek haksız tahrik indirimi uygulanmayacağı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak katılan anlatımı, sanığın ikrarı, suça konu sözlerin katılanın onur şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında suçun sübutuna ilişkin,
2. Şartları oluşmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin,
Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
a. … grubunda yapılan suça konu paylaşımların herkes tarafından görülebilir olup olmadığı araştırılarak, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekliliği,
b. (a) bendindeki bozma sebebine uyulması ve suçun alenen işlenmediğinin kabul edilmesi halinde ise;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.