YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/407
KARAR NO : 2023/5837
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/4 Esas, 2014/179 Karar
SUÇLAR : Edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜMLER : Beraat (sanık … hakkında), mahkûmiyet (sanıklar …, …, … ve … hakkında)
Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2012/4 Esas, 2014/179 sayılı Kararının, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığı adına Hazine vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığına izafeten Hazine vekilinin, yokluğunda verilip 07.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen sanıklardan … hakkında kurulan beraat hükmüne karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 20.11.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği resen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.12.2011 tarihli ve 2011/4413 Soruşturma, 2011/2505 Esas, 2011/942 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 37 nci maddesi uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2012/4 Esas, 2014/179 sayılı Kararı ile sanıklar …, …, … ve … hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, sanık … hakkında ise aynı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu, belediyeye çimentoları peyderpey teslim ettiği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı sebepleriyle hükmü temyiz etmiştir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu, çimentoların mevsim koşulları ve belediyenin yeterli saklama alanının bulunmaması nedeniyle firmanın deposunda bekletilip ihtiyaç dahilinde peyderpey firmadan teslim alındığı, kamu zararının bulunmadığı, doğrudan temin yönteminin bir ihale olmaması sebebiyle buna bağlı olarak edimin ifasına fesat karıştırma suçunun da yasal unsurlarının oluşmadığı, yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm kurulduğu ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.
C. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu, sanığın kast veya kusurunun bulunmadığı ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükmü temyiz etmişlerdir.
D. Sanık … ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu, sanığın kast veya kusurunun bulunmadığı ve Yargıtayca resen gözetilecek sebeplerle hükmü temyiz etmişlerdir.
E. Suçtan Zarar Gören İçişleri Bakanlığına İzafeten Hazine Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davaya katılma talebinin yanı sıra sanıklardan … hakkında kurulan beraat hükmünün bozularak adı geçen sanığın cezalandırılması istemiyle hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde sanıklardan …’ın Belediye Başkanı, …’in Belediye Mali Hizmetler Müdür vekili, …’in ise Belediye muhasebe yetkilisi olduğu, Belediye Başkanlığı tarafından Setenönü Deresi ıslah çalışmaları için 2000 torba çimento alımına karar verildiği, buna ilişkin olarak doğrudan temin yoluyla söz konusu çimentoların 11.999,00 Türk lirası bedel karşılığında sanıklar … ve …’ın yetkilisi olduğu … Şirketinden (Firma) alınmasına karar verildiği ancak Firmanın ihale konusu çimentoları Belediyeye teslim etmemesine rağmen ihale konusu edim yerine getirilmiş gibi 19.12.2008 tarihli ve 334154 numaralı faturanın düzenlendiği, buna ilişkin olarak da sanıklardan …’ın harcama yetkilisi, …’in muhasebe yetkilisi, …’in de gerçekleştirme görevlisi olarak muayene ve kabul tutanağı ile taşınır işlem fişi düzenlemeden 24.12.2008 tarihli ödeme belgesini düzenleyerek Firmaya ödeme yaptıkları, böylece sanıkların atılı suçu işledikleri iddiasıyla haklarında kamu davası açılmıştır.
Sanık …’ın Firmada herhangi bir yetki ve sorumluluğu bulunmadığından beraatine, diğer sanıkların ise atılı suçu işledikleri sabit olduğundan bahisle cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Belediye başkanı, mali hizmetler müdür vekili ve muhasebe yetkilisi olan sanıklar …, … ve …’in, belediyeye doğrudan temin yöntemiyle alımına karar verilen 2000 torba çimentoyu …’in yetkilisi olduğu Firmadan teslim almadan, teslim alınmış gibi Firmaya ödeme yaptıkları, …’in de malları teslim etmeden fatura düzenlediği kabulüyle adı geçen sanıkların atılı suçtan cezalandırılmalarına karar verilmişse de; sanık …’ın aşamalardaki savunmalarında mevsimsel koşullardan bahsederek, belediyenin çimentoları muhafaza etmeye elverişli deposunun bulunmadığını beyan ettiği, sanık …, sonraki belediye başkanı olan tanık … ve … şirketi yetkilisi arasında düzenlenen malzeme devir teslim tutanağında, 2000 torba çimentonun dere ıslah işi başlayıncaya kadar Firma deposunda kalacağı, belediyenin isteği doğrultusunda iki iş günü içinde malların teslim edileceğinin belirtildiği, sanık …’in işleri bozulunca belediye başkanına bilgi verip suça konu çimentoları …. isimli şirketin deposuna bıraktığını belirttiği, yine tanık … ile … Şirketi arasında düzenlenen 29.03.2012 tarihli protokolde aynı sebeplerle çimentoların bir kısmının adı geçen şirketin deposunda muhafaza edilmesinin kararlaştırıldığının belirtilmesi karşısında, tanık … ile … isimli şirket yetkilisinin tanık sıfatıyla dinlenilerek söz konusu protokolün kendilerince düzenlenip düzenlenmediği, sanık … tarafından suça konu çimentoların adı geçen şirketin deposuna bırakılıp bırakılmadığı, bırakıldıysa ne zaman ve ne amaçla bırakıldığının tespiti ve ilgili belediyeden adı geçen firma veya şirketten hangi tarihlerde suça konu çimentoların tesliminin talep edildiğinin ve teslimin gerçekleşip gerçekleşmediğinin sorularak varsa bu hususa ilişkin belgelerin de temininden sonra, dosya kapsamı, iddia ve savunmalar, tanık anlatımları ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek suç vasfının ve sanıklar …, …, … ve …’ün hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul olunan sanıklar …, … ve … hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmaması,
Kamu görevlisi olmayan sanık … hakkında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 27 nci maddesi gereği yasaklama kararına hükmedilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle suçtan zarar gören İçişleri Bakanlığına izafeten Hazine vekilinin sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, ek Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2012/4 Esas, 2014/179 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafii, sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.05.2023 tarihinde karar verildi.