YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7748
KARAR NO : 2023/335
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki takibin ve icra emrinin iptaline yönelik şikayet dolaysıyla yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlular şikayet dilekçesinde; İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2018/4378 E sayılı dosyasında düzenlenen tebliğlerin usulsüz olduğunu, icra emri, kıymet takdiri raporu ve satış ilanının borçlulara ve alacaklılara usulüne uygun tebliğe çıkarılmadığını, ipoteğe konu kredinin konut kredisi olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, konut kredisi borcundan kaynaklı başlatılan takiplerde icra emri gönderilemeyeceğini, hesap kat ihtarnamelerine yasal sürede itiraz edildiğini, alacaklının alacağını İİK’nın 68/b maddesi gereği ispat etmesi gerektiğini, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğini, uyuşmazlık konusunun kamu düzenine aykırılık nedeniyle süresiz şikayete tabi olduğunu belirterek icra emri ile icra takibinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; borçlular hakkında İstanbul 3.İcra Müdürlüğünün 2018/27223 E dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, dosyadan haczedilen taşınmazların satışı işlemleri için dosyanın tefrik edilerek İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2018/4378 E sayılı dosyasına kaydedildiğini dolaysıyla şikayete konu takibin ayrı bir takip olmadığını, takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip olmadığını, kambiyo takibi olduğunu bu nedenle şikayetlerin dinlenmeyeceğini, ihaleye ilişkin ileri sürülen husuların borçlular tarafından ayrıca açılan fesih davasında ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsusu haciz yolu ile takip başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine taşınmazların satışı için dosyanın tefrik edilerek İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2018/4378 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği, iş bu dosyadan satış yapıldığı, şikayetçiler tarafından yapılan ihaleye ilişkin İstanbul 3.İcra Hukuk Mahkemesinde ihalenin feshi davası açıldığı, şikayetçilerin ileri sürdükleri hususların açılmış olan fesih davasında tartışılabileceği, ilamlı ipotek takibine ve konut kredisine ilişkin şikayetlerin ise takibin şekli itibariyle değerlendirilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlular ihalenin feshine ilişkin açılan davanın temyiz incelemesinde olduğunu, huzurda açılan bu dava ile fesih davasının açılmasında zorunluluk olduğunu, şikayet konusu edilen takibin ihalenin dayanağı olduğunu ve takip iptal edildiğinde ihalenin de konusuz kalacağını, satış ilanının tüm ilgililere tebliğ edilmediğini, icra emri ve kıymet takdiri raporunun borçlulara ve alacaklılara usulüne uygun tebliğe çıkarılmadığını, ipoteğe konu kredinin konut kredisi olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini, konut kredisi kapsamında ipotek takiplerinde icra emri gönderilemeyeceğini, hesap kat ihtarnamelerine yasal sürede itiraz edildiğin, kesinleşmiş bir borcun bulunmadığını, alacaklının alacağını İİK’nın 68/b maddesi gereği ispat etmesi gerektiğini, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğini, uyuşmazlık konusunun kamu düzenine aykırılık nedeniyle süresiz şikayete tabi olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde ileri sürülen hesap kat ihtarnamesine itiraz edildiği, icra emri gönderilemeyeceği gibi hususların icra dosyası ve başlatılan kambiyo senetlerine mahsus takip ile örtüşmediği, satış işlemlerine ilişkin ileri sürülen hususların ise ihalenin feshi davasının konusu olduğu, şikayetçiler tarafından İstanbul 3.İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/458 E dosyası ile ihalenin feshi davası açıldığı bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerine olduğu, kararda kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlular şikayet ve istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra emri, kıymet takdiri raporu ve satış ilanının borçlulara ve alacaklılara usulüne tebliğe çıkarılmadığı, ipoteğe konu kredinin konut kredisi olduğu bu nedenle icra emri gönderilemeyeceği, hesap kat ihtarnamesine yasal sürede itiraz edildiğinden kesinleşmiş bir borcun bulunmadığından bahisle takibin ve icra emrinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 16 ve devamı madde hükümleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.