YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2406
KARAR NO : 2023/2347
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Esastan ret
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2022 tarihli ve 2022/254 Esas, 2022/420 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2022/2112 Esas, 2022/1913 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanığın kullanıcı olduğuna,
2. Kesin delil bulunmadığına,
3. 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna,
4. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Edinilen istihbari bilgi üzerine kolluk görevlilerince başlatılan çalışmada, istihbari bilgideki eşkale uygun sanığın, bisiklet ile seyir halindeyken görüldüğü, hızlı bir şekilde seyir halinde olan sanığın ekip aracı ile takibe alındığı, yaklaşık 500 metre izlendikten sonra takip edildiğini anlayan sanığın bisikletten inerken düştüğü ve kalkıp kaçmaya çalışırken üzerinde bulunan, metamfetamin, kokain, eroin ve thc kalıntılı hassas teraziyi yere attığı, kaba üst aramasında da fişekler halinde metamfetamin içeren madde ele geçirildiği; ihbar içeriği, uzmanlık raporları, ikrara yönelik sanık savunması, olay tutanağı ve bilirkişi raporu nazara alınarak sanığın suça konu uyuşturucu maddeyi satış amaçlı naklettiği ve yakalandığı umuma açık yerin camiye iki yüz metreden daha yakın mesafede olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi de uygulanarak mahkûmiyetine,
Sanık hakkındaki ihbar, üzerinde hassas terazi ele geçmesi ve bu terazide kullanım raporları ile çelişir şekilde dört farklı uyuşturucu kalıntısına rastlanması ve uyuşturucu maddeyi temin ettiğini beyan ettiği “kırmızı Vedat” isimli şahsa ilişkin yeterli bilgi vermemesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına,
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanabilmesi için aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki fillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi gerektiği, üzerindeki uyuşturucu madde ile seyir halinde olan sanığın
kolluk görevlileri tarafından iradesi dışında durdurulduğu, dolayısıyla oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşturucu madde ticaretinin hangi noktada gerçekleştiği kesin olarak belirlenemeyeceğinden koşulları oluşmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 28.12.2022 tarihli ve 2022/2112 Esas, 2022/1913 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.