Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7753 E. 2023/337 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7753
KARAR NO : 2023/337
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki icra memur muamelesini şikayet dolaysıyla yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi alacaklı şikayet dilekçesinde; genel haciz yolu ile ilamsız icra takibinde takibin durdurulmasını sağlayan geçerli bir borca itiraz bulunmadığını, vekil olarak icra müdürlüğüne itiraz dilekçesi sunan …’in 2018 yılından itibaren adına itiraz ettiği şirketin müdürü olarak görev yaptığını, şirket müdürlüğü görevinin avukatlık mesleği ile bağdaşmadığını bu nedenle vekil olarak yaptığı itirazın geçerli olmadığı gibi şirket adına yetkili sıfatıyla ayrı bir itiraz dilekçesi sunulmadığını ileri sürerek müdürlüğün takibin durdurulması dair kararının kaldırılarak takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen borçlu cevap dilekçesinde; borçlu şirket adına düzenlenen usulüne uygun vekaletname ibraz edilerek yasal sürede İcra Müdürlüğüne itiraz dilekçesi sunduğunu, vekalet ilişkisinin devam ettiğini, vekil olarak yapılan itirazın usulüne uygun olduğunu ileri sürerek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisinde mevcut 28.01.2015 tarihli 2961 yevmiye numaralı vekaletnamede …’in borçlu şirkete vekil olarak tayin edildiği, vekil sıfatıyla yasal sürede borca itirazda bulunduğu, borçlu şirket vekilinin yaptığı itirazın ve 09.04.2021 tarihli İcra Müdürlüğü kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı şikayet dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek, mahkemece gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ödeme emrinin borçluya 06.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği, 09.04.2021 tarihinde Avukat … tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesi ekinde bulunan Bakırköy 29. Noterliğince düzenlenen 28.01.2015 tarih ve 2961 yevmiye numaralı vekaletname ile adı geçen avukatın borçlu şirkete temsile yetkisinin bulunduğu, Avukat …’in vekillik görevinin sona erdiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, adı geçen avukatın borçlu şirket temsilcisi olduğunun kabulü halinde de icra dairesine sunulan dilekçe ile açıkça borca itiraz iradesi ortaya konulduğu gerekçesiyle şikayetçinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayet ve istinaf dilekçesindeki husular tekrar edilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra müdürlüğüne yapılan borca itirazın geçerli olmadığından bahisle müdürlükçe verilen icra takibin durdurulması kararının kaldırılması istemine ilişindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 16, 62, 66. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.