Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/4906 E. 2023/4454 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4906
KARAR NO : 2023/4454
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit zimmet
HÜKÜM : Nitelikli zimmet suçundan mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Tayin olunan cezanın miktarına göre sanık müdafiilerinden Av. …’ın yasal koşulları bulunmayan ayrıca süresinden sonra da vaki duruşmalı inceleme talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereği reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.04.2010 tarihli ve 2009/2466 Soruşturma, 2010/594 Esas, 2010/59 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2012 tarihli ve 2010/111 Esas, 2012/13 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, kararın daha sonra katılanlık sıfatı kaldırılan … ile katılan Hazine vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 24.09.2014 tarihli ve 2013/3750 Esas, 2014/8971 sayılı Kararı ile eksik soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde 26.05.2015 tarihli ve 2014/198 Esas, 2015/108 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, zimmet miktarına yönelik değer azlığı indirimi ve 62 nci maddeleri uyarınca 3 yıl 10 ay 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına karar verilmiş, bu kararın da … ile Hazine vekilleri ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 04.12.2019 tarihli ve 2015/8763 Esas, 2019/11507 sayılı Kararı ile Toygar köyünün mahalleye dönüştürülmesi ve Alaşehir Belediyesine bağlanması sonucu belediye vekili tarafından katılma talebinde bulunulup katılanlığına karar verilmesi sebebiyle … vekilinin temyiz isteğinin reddine, katılan Hazine vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz isteklerinin reddine, okul adına toplanan bağışlardan elde edilen 300 TL’nin sanığın görevinden kaynaklı zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü bulunduğu bir para olmadığı halde zimmet miktarına eklenmesi sonucu hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, uygulama sırasında nitelikli zimmet suçundan artırım yapılırken 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine üçüncü fıkrasına yer verilmesi, değer azlığından indirim yapılırken 249 uncu maddenin gösterilmemesi, 247, 249, 43 ve 62 nci maddelerin bu sıra dahilinde uygulanması gerekliliğine riayet edilmemesi, 53 üncü maddeye ilişkin hükümden sonra Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararıyla ilgili yeniden değerlendirme yapılma zorunluluğu ve ayrıca katılanlık sıfatı sona eren … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde temyize konu 07.07.2020 tarihli ve 2020/2 Esas, 2020/128 sayılı Kararı ile sanığın nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 249 ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi, sanık hakkında gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan, yasal indirim şartlarının oluşup oluşmadığı tespit edilmeden cezanın alt sınırdan tayini ile cezada indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ve temyiz aşamasından resen nazara alınacak diğer sebeplere,
2. Sanık müdafiilerinin temyiz istemleri ise, eksik araştırma ve özellikle tanık beyanlarındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasına, sanığın suç kastı bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde … köyü muhtarı olarak görev yapan sanığın, köy tüzel kişiliğine ait taşınmazın kiralanması sonucu elde edilen 3.000 TL parayı köy defterine gelir olarak kaydetmediği, bu durumun yapılan harici araştırma ve tanık beyanlarıyla ortaya çıkarıldığı, iddianamede yer alan okul adına toplanan bağışlardan elde edilen 300 TL’nin sanığın görevinden kaynaklı zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü bulunduğu bir para olmadığından zimmet miktarına dahil edilmediği, suç tarihi itibarıyla 3.000 TL’nin değer azlığı sınırında olduğu kabul edilerek sanığın nitelikli zimmet suçundan cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Köy tüzel kişiliğine ait taşınmazın kira bedelinin ödendiği tarihte sanığın muhtar olarak görev yaptığı, taşınmazı fiilen kullanan kişinin kira bedelini üçüncü kişiler vasıtasıyla sanığa gönderdiği, bunun alınan tanık beyanları ile sabit olduğu, kaldı ki sanık ve tanıklar tarafından düzenlenen …’ın taşınmaz kira bedeline ilişkin borcu kalmadığına dair tutanağın da iddiayı doğruladığı, bu haliyle ifadeler arasında çelişki bulunmadığı gibi dosya kapsamına göre başkaca araştırmayı gerektirir bir hususun kalmadığı, zimmet miktarının suç tarihi itibarıyla Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre değerinin az olduğuna dair mahkeme kabulünde ve buna dayanılarak temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ile cezada indirim yapılmasına dair uygulamada da bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 249 uncu maddesi uyarınca verilen 3 yıl 9 ay hapis cezasından 62 nci madde uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sırasında hesap hatası sonucu Dairemiz tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2020/2 Esas, 2020/128 sayılı Kararına yönelik katılan Hazine vekilinin ve sanık müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının dördüncü bendinde yer alan; “2 yıl 13 ay 15 gün” ibaresinin “3 yıl 1 ay 15 gün” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.04.2023 tarihinde karar verildi.