Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/14455 E. 2009/17484 K. 24.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14455
KARAR NO : 2009/17484
KARAR TARİHİ : 24.11.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro komisyon kararına ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi, Hazine, … mirasçıları, …., … … Tereke Temsilcisi, …., …. …, … (…), … … vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1962 yılında … Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 ila 223 sayılı toplam 223 adet parselin bir kısmı fundalık meşelik niteliği ile Hazine, bir kısmı da vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak kişiler adlarına tespit edilmiş, bu parsellerden bir kısmına … … mirasçıları … … ve arkadaşları, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1200, bir kısmına … … ve arkadaşları, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1144, bir kısmına Orman Yönetimi, Kartal Tapulama Mahkemesinin 1976/1123, bir kısım kişiler de Kartal Tapulama Mahkemesinin 1979/49, 50 ve 52 sayılı dosyalarında dava açmışlar ve dava dosyalarının bir kısmı Pendik Kadastro Mahkemesinin 1979/49 sayılı dosyası ile birleştirildikten sonra, Hazine adına tespit tutanağı düzenlenen tüm parsellerin orman ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Kartal ilçesinde Tapulama Mahkemesi kapatılınca bu dosyalar Tapulama Mahkemesi davalarına da bakmakla görevlendiren Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesine devir edilmiş ve bu mahkemenin 1981/674 ve 675 sayılarına kayıt edilmiş, Pendik İlçesinde adli teşkilat kurulunca da dosyalar yetkisizlikle Pendik Kadastro Mahkemesine gönderilerek bu mahkemenin 1993/37 – 41 esas numaralarını almıştır. Tüm çekişmeli taşınmazların keşifleri bu iki dosyada yapılmış, bilirkişilerden raporlar alınmış, parsellerin tamamı hakkındaki davalar bu iki dosya üzerinden yürütülmekte iken, davaların daha sağlıklı görülebilmesi amacıyla ayrılmış ve her bir parsel hakkında Pendik Kadastro Mahkemesinin 2003/4 ila 2003/226 sayılarına kayıt edilen dava dosyaları oluşturulmuş, bilirkişilerin rapor örnekleri yeniden oluşturulan bu dosyalara konulmuş, Pendik Kadastro Mahkemesinin 1993/37 ve 41 (Dairenin 2007/3530-2007/3329) sayılı [bu dava dosyaları hakkında davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar hakkındaki müdahil Hazinenin temyiz itirazları, dairede aynı gün bu dosyalar içindeki deliller de değerlendirilerek incelenmiş ve 1993/37 ve 41 (Dairenin 2007/3530 ve 2007/3529) sayılı dosyaların 133 ila 138,
140, 151 ila 183 sayılı parsellere ait mahkemenin 2003/57 (Dairenin 2008/14459) sayılı dosyası ile birleştirilip delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekçesiyle mahkeme kararları bozulmuştur] dosyalarında dava konusu edilen hiç bir parsel kalmamıştır. Pendik Tapulama Mahkemesinde 2003/4 ila 2003/226 sayılı dosyalarda toplam 223 adet dava ayrı ayrı görülmekte iken, … … ve arkadaşlarına; tutundukları tapu kayıtlarının hangilerinin hangi parsele ait olduğunu bildirmeleri konusunda mahkemece kesin süre verilmesi üzerine aynı kayıt kapsamında kaldığı iddia edilen 3 ila 8 sayılı parseller hakkındaki davalar Pendik Kadastro Mahkemesinin 2003/9 (Dairenin 2008/14451), 44 ila 51 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/6 (Dairenin 2008/14449), 40 ila 43, 52 ila 57, 72 ve 73 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/7 (Dairenin 2008/14458), 74 ila 92 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/84 (Dairenin 2008/14461), 58, 59, 62, 63, 64, 66 ila 71, 93 ila 99 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/13 (Dairenin 2008/14450), 184, 189, 195 ve 196 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/74 (Dairenin 2008/14455), 22 ila 29 ve 39 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/25 (Dairenin 2008/14456), 100 ila 122, 126, 131, 132 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/26 (Dairenin 2008/14457), 133 ila 140, 151, 153 ila 170, 172, 174 ila 180, 182 ve 183 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/57 (Dairenin 2008/14459), 200 ila 221 sayılı parseller hakkındaki davalar Mahkemenin 2003/62 (Dairenin 2008/14634) sayılı dosyalarında birleştirilmiştir. Birleştirilme kararından önce ayrı ayrı görülen 1, 2, 11 ila 14, 16 ila 21, 30 ila 38, 123 ila 129, 141 ila 145, 147 ila 150, 179, 181, 185 ila 188, 190 ila 194, 197 ila 199 sayılı parsellerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline ilişkin kararlar Dairece onanmıştır.
Bu davanın konusu olan;
184 parsel sayılı 11.440 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tesbit edilmiştir. Orman Yönetimi, … … ve arkadaşları ile … … ve arkadaşlarının itirazları Kadastro Komisyonunca reddedilmiş, …’un itirazının kabulüne, taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek … adına tesbitine karar verilmiştir.
189 parsel sayılı 9.200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 73 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile İsa Koca adına tesbit edilmiş, Orman Yönetimi, … … ve arkadaşları ile … … ve arkadaşlarının itirazları Kadastro Komisyonunca reddedilmiştir.
195 parsel sayılı 5.740 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 75 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile Fethiye Turuca ve ortakları adlarına tesbit edilmiş, Orman Yönetimi, … … ve arkadaşları ile … … ve arkadaşlarının itirazları Kadastro Komisyonunca reddedilmiştir.
196 parsel sayılı 22.460 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 78 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile Mehmet Ballı adına tesbit edilmiştir. Orman Yönetimi, … … ve arkadaşları ile … … ve arkadaşlarının itirazları Kadastro Komisyonunca reddedilmiş, …’nin itirazının kabulüne, taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek Osman oğlu İsmail Karateke adına tesbitine karar verilmiştir.
… … ve arkadaşları, bu köyde 1962 yılında yapılan kadastro sırasında; köy, cins, sınır ve miktar olarak sözü edilen sicil kayıtlarına uyabilecek taşınmaz bulunmaması nedeniyle uygulanmayan kayıtlar listesine alınan Kasım 1932 tarih 13 ila 32 numaralı; … … ve arkadaşları Ağustos 1313 tarih 7 ila 29 ve Kasım 1961 tarih 1 ila 23 numaralı sicilden gelen ve yine aynı şekilde 766 Sayılı Yasanın 81. maddesi hükmü gereğince “köyde yapılan tapulama sırasında işbu kayıtların yerlerini …-… köy hudutları içinde bulunamadığını kayden mevcut olan bu gayrimenkullerin mahallen mevcut olmadığını ve alıcılar işbu hususu bilerek kabul etmek suretiyle satışından tescil edildiği” şerhi yazılarak … 8/180 payının satışı suretiyle … …, …, … … adlarına 8/180 pay olarak tescil edilen Mart 1966 tarih 1 ila 23 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak tüm parsellere yönelik itirazları Kadastro Komisyonunca reddedilmiştir.
Orman Yönetiminin çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla, … … ve arkadaşlarının Ağustos 1313 tarih 7 ila 29 numaralardan gelen Mart 1966 tarih 1 ila 23 numaralı tapu kayıtlarına dayanarak taşınmazların adlarına tapuya tescili istemiyle açtıkları davaya Hazine; taşınmazların orman yada devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla, … … ve arkadaşları; Kasım 1932 tarih 13 ila 32 numaralı tapu kayıtlarına tutunarak taşınmazların adlarına tapuya tescili istemiyle, … 196 parseli, Seyfi Cebioğlu 195 parseli tesbit tarihinden sonra satış senedi ile satın aldıkları, … ve arkadaşları ile … … ise; … … ve arkadaşlarının dayandığı tapu kayıtlarının diğer payı olan ve resmi senede ve iktisap hanesine 766 Sayılı Yasanın 81. Maddesi hükmüne göre ” Kasım 1961 tarih 3 ila 31 numaralarda 2/180 pay … namına kayıtlı olup tapulamaca … … Çiftliği hudutları içinde kaldığı ve uygulanamayan kayıtlar listesine alınmış olduğu, yani Tapulama Müdürlüğü köyde yaptığı tapulama sırasında işbu kayıtların yerlerini …-… Köyü hudutları içerisinde bulunamadığını, kayden mevcut olan bu gayrimenkullerin mahallen mevcut olmadığını ve alıcılar işbu hususu bilerek kabul etmek suretiyle satışında tescil edildi ” şeklinde yazılarak miras bırakanları … ve … adlarına 2/180 pay olarak Ocak 1969 tarih 11 ila 33 sıra numarada tescil edilen tapu kayıtlarına dayanarak davaya katılmışlardır. Daha sonra davacılar A…. ve arkadaşları ile katılanlardan … … ile … mirasçıları mahkemece verilen kesin süre içinde düzenledikleri 10.12.2007 havale tarihli dilekçede çekişmeli taşınmazlar için tapu kaydına tutunmamışlardır.
Mahkemece davacılar ile katılanlardan … ve arkadaşları ile … …’in tapu kaydına tutunmadıkları, 184 parselin orman tahdit haritası dışında kaldığı , tarım arazisi niteliğinde olduğu, tespit malikleri yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, diğer taşınmazların kesinleşen orman tahdit haritası içinde iken 195 ve 196 parsellerin tamamının, 189 parselin ise kısmen Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldıkları gerekçesi ile davacılar ile katılanlardan … ve arkadaşları ile … …’in davalarının reddine, diğer katılan davacıların kadastro tespit tarihinden sonraki sebeplere tutunarak dava açtıklarından davalarının görev yönünden reddine, orman yönetimi ve Hazinenin davasının kısmen kabulüne, 184 parselin payları oranında … mirasçıları adlarına, 195 ve 196 parsellerin tamamının, 189 parselin orman bilirkişi Prof. … tarafından düzenlenen krokili raporda (B) ile işaretlenen 4.155 m2 yüzölçümlü bölümünün 2/B niteliği ile, (A) ile işaretlenen 5.045 m2 yüzölçümlü kesiminin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine, … mirasçıları, …., … … Tereke Temsilcisi, …., … …, … (…), … … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro komisyon kararına ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile davanın devamı sırasında 1976 yılında yapılarak 25.06.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 15.08.1985 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 14.11.1990 tarihinde ilan edilen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) Hazinenin 189 parselin orman bilirkişi Prof. … tarafından düzenlenen krokili raporda A ile işaretlenen 5.045m2 yüzölçümlü kesiminin 2/B alanında kaldığı yönündeki temyiz itirazları yönünden; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada temyize konu taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığından bu yere yönelik temyiz itirazının REDDİNE,
2) Hazinenin 184 parsele, Orman Yönetiminin 184, 195 ve 196 parsellerin tamamına 189 parselin (B) ile işaretlenen bölümüne, davacılar …., … … Tereke Temsilcisi, …., …. …, … (…), ve katılanlardan … … ve … mirasçıları vekillerinin tüm çekişmeli taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a) Çekişmeli 189, 195, 196 parsellerin 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bulundukları, 25.06.1981 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında halen orman niteliğinde olmaları nedeniyle 2. madde işlemine konu edilmedikleri, 15.08.1985 tarihinde ilan edilen 2896 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile XIII nolu 2/B madde parseli olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmışsa da, bu işlemin Orman Yönetiminin açtığı dava sonucu Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/1271 sayılı kararıyla iptal edilerek, dava konusu parseller ile XIII nolu 2/B madde poligonu içinde bulunan diğer parsellerin tekrar orman sınırları içinde bırakıldıkları, 14.11.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen 2/B madde uygulamasına konu edildikleri, kaldı ki; 195 ve 196 sayılı parseller ile komşularının dört tarafı 382 sayılı Devlet Ormanı ile çevrili olduğu, taşınmazların orman bütünlüğü içinde bulundukları anlaşılmaktadır. Diğer taraftan raporları hükme dayanak yapılan orman ve ziraat bilirkişileri; çekişmeli taşınmazlar üzerinde 25-30 yaşlarında meşe ağaçları bulunduğunu belirtmişlerdir. Bilimsel görüşlerde meşe tohumlarının, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı, tohum kanatlarının olmaması nedeniyle rüzgar vs. gibi doğal etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesinin mümkün olmadığı açıklanmıştır. Dolayısıyla taşınmaz üzerindeki meşelerin kadastro tespit tarihinden önceki yıllarda tahrip edildiği toprak altında kalan ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden sonraki yıllarda çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bu gün üzerinde görülen meşelerin meydana geldiği, taşınmazların öncesinde ve halen eylemli orman niteliğinde oldukları anlaşılmaktadır. Çekişmeli taşınmazlar 25.06.1981 tarihinde ilan edilen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında halen orman niteliğinde olmaları nedeniyle 2. madde işlemine konu edilmeyip, tahdit içinde bırakıldıklarından ve 1987 yılında Kartal 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/1271 sayılı kararıyla nitelikleri belirlenen, halende üzerinde meşe cinsinde orman ağaçları bulunan taşınmazların 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiklerinden söz edilemez. Bu sebeple, taşınmazların kadastro tespit tarihindeki niteliklerine göre karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle 189, 195 ve 196 parsel taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmeleri gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
b) 184 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; Hükme dayanak yapılan Orman Yüksek Mühendisleri Prof. Dr. …, Prof. Dr. …, Yrd. Doç Dr. …, Harita Kadastro Yüksek Mühendisi … ve Ziraat Yüksek Mühendisi … tarafından düzenlenen 09.11.2004 tarihli bilirkişi kurulu raporunda temyize konu taşınmazın bir bölümünün 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası içinde iken 2896 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, bir kesiminin de orman sınırlama haritası dışında olduğu açıklanmış ise de uygulamada sadece aplikasyon haritası esas alınmış olup, 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp 1942 yılında kesinleşen orman sınırlama haritası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek hat uygulaması yapılmamıştır. Kural olarak; bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenmesi gerekir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan bu yasanın yürürlük tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış olduğundan, sadece 1942 yılı orman harita ve tutanaklarının uygulanması taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının tespitinde yetersiz kalır. Diğer taraftan; davacı Hazine, taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile davaya katıldığına göre, taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması ya da orman sayılmaması o yerin kişiler adlarına tescili için yeterli olmayıp taşınmazın öncesinin de araştırılması, yöreye ai t en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 4785 Sayılı Yasa karşısındaki durumunun saptanması, zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gerekir. Anayasanın 169, 3402 Sayılı Yasanın 17/1 ve 18/2. maddeleri gereğince ormanlar zilyetlikle kazanılamaz.
Pendik Kadastro Mahkemesinin 2003/74-2008/44 (Dairenin 2008/14455) sayılı dosyasında bulunan en eski tarihli memleket haritası ve orto-foto haritasında 184 sayılı parsel yeşil renkli ormanlık alanda gözükmektedir. Diğer taraftan Orman yüksek mühendisi Prof. Dr…. tarafından düzenlenen 03.06.2008 tarihli raporda 184 parselin %18-20 eğimli olduğu, üzerinde 30 tane meşe ağacı bulunduğu belirtilmiştir. Bilimsel görüşlerde meşe tohumlarının, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı, tohum kanatlarının olmaması nedeniyle rüzgar v.s. gibi doğal etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesinin mümkün olmadığı açıklanmıştır.Dolayısıyla taşınmazların üzerindeki meşelerin kadastro tespit tarihinden önceki yıllarda tahrip edildiği toprak altında kalan ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden sonraki yıllarda çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bu gün üzerinde görülen meşelerin meydana geldiği, bu köyde 1945-1952 yıllar arasında bir çok orman yangını çıkartıldığı Dairede temyiz incelemesi yapılan bir çok dava dosyası (Örneğin Pendik Asliye (1) Hukuk Mahkemesinin 2000/730, Dairenin 2008/17387 sayılı) içindeki bilgi ve belgeler ile yangın tutanaklarından anlaşıldığından taşınmazların öncesinde ve halen eylemli orman niteliğinde oldukları anlaşılmaktadır. 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre “tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır”. Kaldı ki; zaman içinde taşınmazlar üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olması o yerlerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmez.Öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağı orman sayılan yerdir.
Davacılar … … ve arkadaşları ile katılanlar … mirasçıları ile … …’in mahkemece verilen kesin süre içinde düzenledikleri 10.12.2007 havale tarihli dilekçede çekişmeli taşınmazlar için tapu kaydına tutunmadıkları gibi bir an için tapu kayıtlarına tutundukları kabul edilse dahi öncesi orman olan taşınmazlar için oluşturulan tapu kayıtları 4785 sayılı yasa karşısında hukuken değer taşımaz. Tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olup, diğer fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamaz.
Açıklanan nedenlerle çekişmeli tüm taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazalı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin 189 parselin (A) ile işaretlenen bölümüne yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davacılar …, … … Tereke Temsilcisi, …, … …, … (…), ve katılanlardan … … ve … mirasçıları vekillerinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
3) Yukarıda 2. Bentte açıklanan nedenlerle davacı Orman Yönetimi ve katılan davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Orman Yönetiminden alınan peşin harcın istek halinde iadesine 24.11.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.