Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/7196 E. 2006/10416 K. 07.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7196
KARAR NO : 2006/10416
KARAR TARİHİ : 07.11.2006

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, satıştan kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili, icra takibinin dayanağı faturalardan bir kısmının müvekkiline teslim edilmediğini çeklerle ve icra dosyasına yapılan ödemelerle borcun sona erdiğini, takipten önce temerrüdün gerçekleşmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, davalının 815.000.000.TL. ana paraya ve faize ilişkin kısmi itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiş, noksan yatırılan peşin harcın davacıya tamamlattırılması gerekçesi ile Dairemizce hüküm bozulmuş, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda harç tamamlattırılmış ve davanın kabulüne ilişkin tesis edilen önceki hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı 27.3.2001 ve 10.2.2001 tarihli faturalara konu malları teslim almadığını savunmuştur. Bu durumda davacının belirtilen bu faturalarda yazılı malları davalıya teslim ettiğini usulen kanıtlaması gerekir. Mahkemece bu yönün gözetilmemiş olması isabetsizdir.
Öte yandan BK.’nun 101.maddesi uyarınca taraflarca müdtefikan bir ödeme günü kararlaştırılmamışsa muaccel bir borcun borçlusu alacaklısının ihtarı ile mütemerrit olur. Somut olayda takipten önce çekilmiş bir temerrüt ihtarı bulunmadığından temerrüdün takiple gerçekleştiğinin kabulü gerekirken bu yönün gözden kaçırılması ve takipten sonrası için talep edilen faiz oranı yönünden herhangi bir araştırma, inceleme yapılmaksızın takip talebinde belirtilen faiz oranı üzerinden hüküm oluşturulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte belirtilen nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.