Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/6773 E. 2022/10273 K. 14.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6773
KARAR NO : 2022/10273
KARAR TARİHİ : 14.09.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 29.11.2018 tarih 2016/567 E, 2018/11529 K sayılı ilâmı şöyledir: Dava trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur Borçlar Kanunu’nun 44. maddesinde (6098 sayılı TBK md. 52) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde BK’nın 44. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda davacının motosiklette sürücü olup, kaza tutanağı bulunmadığından murisin kask takıp takmadığı belirsiz olmakla birlikte,kaza sonrasındaki ifadesinden ve Hastane tedavi evrakı ve Adli Tıp Kurumu raporlarından baş bölgesinden yaralandığı ve beyin cerrahi servisinde tedavi gördüğü anlaşılmaktadır. Davalı vekili, davacının motosiklete binerken güvenlik önlemi almadığı iddiasıyla müterafık kusur indirimi yapılması gerektiği savunmasında bulunmuştur. Bu itibarla, davalının savunması üzerinde durularak mahkemece zarar görenin müterafik kusurun varlığı ve indirim yapılması gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, müterafik kusur oluşturduğunun kabul edilmesi halinde tazminattan %20 oranında indirim yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen … Yönetmeliği’nin 15. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte Güvence Hesabının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı …’nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte …’na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır.
Somut olayda; dosya içerisinde davalı … Hesabına başvuru yapıldığına ilişkin belge bulunmamasına göre, davalının dava tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Mahkemece; davalı yönünden hükmedilen tazminatın tamamına dava tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yazılı ve çelişki oluşturacak şekilde “dava olay” tarihinden faiz yürütülmesi doğru görülmemiştir.”
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine, 67.733,60 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 18.05.2012’den işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Bozma ilamında dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği ve bozma ilamına uyulduğu halde, mahkemece gerekçe kısmında davalı …’nın dava tarihinde temerrüde düştüğünün belirtilmesi ancak hüküm kısmında olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendindeki ”olay tarihi olan 18.05.2012” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “dava tarihi olan 23.07.2012” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya geri verilmesine 14.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.