YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14754
KARAR NO : 2023/2398
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin,15.01.2021 tarihli ve 2020/120 Esas, 2021/20 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2021/814 Esas, 2021/662 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığının evinin adresi verilerek yapılan ihbar üzerine usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden; sanığın ikematgahına gidildiği, polis görevlilerinin kendilerini kargo görevlisi olarak tanıttıkları ancak kapının açılmadığı ve sanık …’in ikematgahından kapıya polis geldi evde dolu mal var sözlerini söylediği ve apartman boşluğuna bir paketin atılma sesinin duyulduğu, ve sanığa ait ikametgaha girildiğinde mutfak kısmında hakkında beraat kararı kesinleşen diğer sanık …’un olduğu, mutfakta apartman boşluğuna bakan pencerenin açık olduğunun görüldüğü, pencere boşluğundan
bakıldığında zeminde bir adet siyah poşet görüldüğü, daha sonra binanın diğer dairelerinin apartman boşluğuna bakan cam kısmının ızgaralı olduğunu tespit edildiği ve poşet alındığında poşetin içerisinden 2 adet hassas terazinin ve uyuşturucu maddelerin çıktığına dair olayla ilgili tutanağın içeriğinin doğruluğunu teyit eden tutanak mümzi tanıkların yeminli beyanları, uyuşturucu maddelerin çeşitliliği ve ele geçirilen maddenin kullanım sınırının üstünde olduğu göz önüne alındığında sanığın uyuşturucu maddeyi satış için bulundurduğunun kabulünün gerektiği, gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümdeki “Adli emanete kayıtlı uyuşturucu maddeler, karton kutular, hassas teraziler, koli bandı, elektrik bantları ve ambalajlar ile …. Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünde bulunan şahit numunenin müsaderesine karar verilirken sevk maddesi olarak 5237sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarının gösterilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi olarak gösterilmiş olduğundan hükmün (C) bendinin (a) fıkrasında yer alan “… 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları …” ibaresi çıkartılarak yerine, “… 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları …” ibaresinin eklenerek hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, arama kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tutanak tanıklarının duruşmada dinlendiği ve olay tutanağını doğruladıkları anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.03.2021 tarihli ve 2021/814 Esas, 2021/662 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci
maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.